Gece yarısı Patrick'i omzumun altına alıp dikkatli bir şekilde yürüdük. Nihayet kendi şehrimize girebilmiştik. Peşimize kimsenin düşmemesi şaşırtıcıydı. "Beni Tom amcaya götür. Yarama o baksın." "Neden, pansuman yaparım ben. Çok kötü görünmüyor." "Sen dediğimi yap. Bu halde sana yardım edemem. Şifalı bitkilerinden sürsün. Daha hızlı iyileşir." Gözlerimi devirdim. "Artık yardım edilecek bir şey kalmadı. Gerisini ben hallederim." "Delirdin herhalde. O yaşlı adamı bile ikimiz anca hallettik. Tek başına ne yapacaksın?" "Ne yapılması gerekiyorsa onu." "Ben de seninle olacağım. İtiraz istemiyorum." Güldüm. "Öyle olsun bakalım. Yalnız seni bırakıp saraya dönerim. Nora ile konuşmam lazım." "Babasının da öldüğünü öğrenince kahrolacaktır." "Söylemeyi düşünmüyorum. Bilmese de olur

