Dizlerinin üzerine çökmüş, keder ve pişmanlıkla dolu bakışlarla bacaklarıma sarılarak ağlayan Gamze'yi görmek, içimi derinden sarsıyordu. Ona olan kızgınlığım ve kırgınlığım bir yana, bu acı dolu manzara karşısında kalbim burkuluyordu. Onun yaptıkları, geri dönülemez hatalar zinciri olmuştu. Hiçbir telafisi olmayan bu durum karşısında, herkes gibi ben de derinlemesine yaralanmıştım; ama yine de onu böyle görmek, insanın içini acıtıyordu. Geri çekilmeye çalıştığım her an, o, kollarını bacaklarıma daha da sıkı dolamaktan çekinmiyordu. "Affet beni," diyerek fısıldadığı kelimeler, bu sessiz odada yankılanırken, ne diyeceğimi şaşırmıştım. Bana kurduğu tuzak, hayatımı alt üst edebilirdi. Affetmek, bu koşullar altında ne kadar mümkün olabilirdi? Eğer Devran olmasaydı, belki de şu an hayatta olma

