Dylan'nın peşinden giderken bakışlarım etrafta geziniyordu. Kurdum ve ben bu korkuyu bir kere yaşamıştık, yani kaybetme korkusunu. Bunu tekrar yaşayabileceğimizi hiç zannetmiyordum. Dar koridorlardan geçip ortada büyük bir kafes olan alana geldik. Etrafta ki herkes adeta ben tehlikeyim diye bağırıyor gibiydi. Siz tehlikeyseniz ben tehlikenin ta kendisiyim. Sayıyla sandalye vardı ve tahmin ettiğim kadarıyla sadece patronlar oturuyordu, korumalar etraflarında gelebilecek en küçük tehlikeyi bile pertaraf etmek için hazırda bekliyordu. Dylan oturunca bende yan tarafına geçtim. Kötü hisleri, sinirle hızlanan kalpleri, sert solukları duyuyordum. Kimin daha tehlikeli olduğu belli olmayan bu yerde bir insan için hayatta kalmak gerçekten çok zordu. Bir tane adam kafese girip orada olanları selaml

