Ecrin Ergani Yağmurlu eğitim sahasına ayak basar basmaz bir tuhaflık sezmiştim. Ağaçların arasındaki bedeni şiddetli yağmura rağmen fark etmiş ve uzun süre bakmıştım. Her kimse o da kıpırdamadan beni izlemeye devam etti. Kim olduğunu çıkaramadım. Üzerindeki yeşil yağmurlukla belirli bir profil çizemedim. Ama her türlü askerdi. Sadece benimle ne derdi vardı merak etmiştim. Dayanamadım. On beş dakikanın sonunda beni kıpırdamadan izleyen adama doğru yürüdüm. Bir derdi varsa konuşarak çözecektik. Derdi yoksa bakışlarıyla bana dert olduğunu yüzüne söyleyecektim. Yaklaşmak belki o zaman iyi bir fikir gibi görünebilirdi fakat adam başını kaldırıp başındaki yağmurluğunu hafifçe geriye çektiğinde gördüğüm yüzle adımlarım zayıfladı ve şüphe her bir tarafımı sardı. Bu ba

