Dengesini kaybeden Ahmet, büyük bir hızla yere doğru düşüyordu. Vücudu kontrolsüz bir şekilde savrulmuş, dengesiz adımları onu uçurum gibi görünen bir boşluğa sürüklemişti. Tam yere çakılacakken, Selim gözünü bile kırpmadan atıldı. Kendi canını hiçe sayarak Ahmet’i yakalamaya çalıştı. Parmak uçları Ahmet’in koluna değdiği anda tüm ağırlık Selim’in üzerine binmişti. O anda Selim, kollarına yüklenen ağır yükle birlikte sert bir darbe aldı ve hızla yere düştü. Ahmet, Selim’in müdahalesi sayesinde büyük bir felaketten kurtulmuştu ama Selim için durum pek de iç açıcı değildi. Yerde hareketsiz yatıyordu. Acı, vücudunun her bir noktasına yayılıyordu. Kaburgalarında ve kolunda dayanılmaz bir sızı vardı. Nefes alırken bile göğsü alev gibi yanıyordu. Ahmet ise bileğinden hafif bir yara almıştı. Ye

