Ben daha olayı idrak edemeden Kürşat denen kişi Bruno'yu itip içeri girmişti. Yaşına rağmen dinç duruyordu ama elindeki, yere sert darbeler indiren bastonu onun için dezavantajdı sanırım. Eymen beni anında arkasına çekip şaşkın şaşkın dedesine bakıyordu. "Dede? Senin burada ne işin var?" Biz daha yeni İtalya'ya gelmiştik. Adam anında damlamıştı resmen. Otur evinde çayını iç niye boşuna gerilim yapıyorsun ki? Hayır yani bu yaşla- Bir saniye! Ay bu dede beni öldürecekti! Gözlerimi belerterek baktım Eymen'e. İtiraf etmeliyim ki korkmaya başlamıştım. Ama Eymen'in yanımda olduğunu bilmek güvende hissetmemi sağlıyordu. Kürşat denen bastonlu dede sinirden kudurmuş gibi duruyordu. Eymen'e en sert bakışlarını atıp bir kaç adım yaklaştı. Aralarında beş metre falan vardı. Gözlerimi Bruno'ya çe

