Yaslandığım kapıdan uzaklaşıp karşımdaki yatağa adımladım. Yorgundum ve elimi yüzümü yıkayacak hâlim bile yoktu. Yine de kendimi zorlayarak adımlarımı sola çevirdim. Oda da bulunan ikinci kapıyı açıp kendimi içeri attım. Elimi yüzümü yıkadıktan sonra çıkmıştım. Üstümü değiştirmek istiyordum ama bavulum kapının dışında kalmıştı. Eymen'e atar yapıp bavulu orada unutmuştum işte. Oflayarak yatağa oturdum. Acaba çoktan kendi odasına çekilmiş midir? Kapımın tıklanmasıyla düşüncelerimden sıyrılıp 'gel' diye seslendim. Kapı ağır ağır açıldığında sırıtan bir Eymen ile karşılaştım. Zaten başka kim olabilirdi ki? Bruno uyuyordu. Ve evde başka kimse yoktu. "Bavulunu unutmuşsun güzelim." Elindeki bavulumu dolabın yanına koyduğunda gözlerimi kısarak ona baktım. Ben ona bu kadar kötü davranıyorken

