"Dondun! Geç içeri." Kollarımı etrafıma sarıp Eymen'in açtığı kapıdan içeri girdim. İçerisi dışarıya nazaran sıcaktı. Soğuktan kurtulduğuma içimden binlerce kez teşekkür ederek kanepelerden birine kuruldum. Ama hâlâ üşüyordum. "Ben şimdi yakarım şömineyi." dedi ve elindeki battaniyeyi bana uzattı. "Bunu üzerine sar güzelim." Titreyen ellerimi battaniyeye uzattığımda benden önce davranmıştı. Battaniyeyi etrafıma sarıp beni adeta bir bebek gibi kundakladı. Madem kendin saracaksın bana niye söylüyorsun ki? Gözlerimi kapatıp derin bir nefes aldım. Dışarıda onu kar topuna boğduğumu hatırlayınca kıkırdamıştım. İstem dışı yaptığım şeyle Eymen'in bakışları beni bulmuştu. Kaşlarını çatarak üzerindeki montu çıkarıp astı. Sırtına atlayıp onu kara gömdüğüm manzara aklıma gelince kıkırtılarım yerin

