14.bölüm

1593 Kelimeler
Duyduğumuz ses ile kahkahalarımızın yerini sevinç çığlıkları aldı murat uyanmıştı saadet sevgilisinin uyandığını görünce hızlı bir şekilde koltuktan kalkarak yatağın yanında ki sandalyeye oturarak murat'ın elini tuttu gökhan arkadaşının uyandığını gördüğü an deli gibi oynamaya başlamış bir taraftan da "Ankara'nın bağlarıda büklüm büklüm yolları " diye şarkı söylüyordu ben ise sevinçle gülüp telefonu alarak eray' ı aradım "Alo güzelim " dedi sevdiğim güzelim kelimesi ağzına çok yakıştı be hep böyle mi seslen bana desem "Ezgi güzelim bir şey mi oldu?" Diye sordu dusuncelerime o kadar dalmıştım ki adamı endişelendirmiştim derin bir nefes vererek konuşmaya başladım "Murat uyandı sevgilim hemen gelin doktora da haber verin " dedim kahkaha atarak eray'dan cevap beklerken gözlerim murat ve saadetteydi. "Az önce ne dedin sen bakayım?" Diye sorunca şaşirsamda duymamış olacağını düşünerek tekrarladım "Murat uyandı " dedim "Ondan sonra ne dedin?" Diye sorunca niyetini anlasamda anlamamazlığa gelerek yanıtladım onu "Doktora haber et " dedim güldüğünü duyar gibi oldum ama hemen kendini toparlayıp yanıtladı beni "Ondan önce ne dedin?" Diye sordu ben tam cevap verecektim ki gökhan telefonu elimden alarak konuşmaya başladı. "Abi şurda cilveleşmeyi kesip doktor mu cagırsanız " diye söylenip eray'ın suratına kapattı telefonu ben ona kaşlarımi çatıp baksamda o beni hiç umursamadan telefonu elime tutuşturup yatağa yakın olan koltuğa oturdu. "Manyak mısın sen?" Dedim sinirle koltuğa otururken gökhan ise rahat bir şekilde bana bakarak "Ne be burada kardeşim uyanmış iki saat sizin cilvenizi mi çekeceğim " dedi allahım ya sabır " sus gökhan sus" dedim ve murat'a baktım bana ve gökhan'a gülümseyerek bakıyordu. "Nasılsın ağrın var mı eray şimdi doktorla gelir " dedim gülümseyerek saadet'in elini daha çok sıkıp yanıtladı beni "Biraz var ama dayanılmayacak kadar değil siz nasılsınız? benden başka vurulan varmı? Çocuklar kurtuldu mu? Ya o itler? " diye arka arkaya sorularını sıralayinca bir süre sessiz kalıp gulumsedim biz hep böyleydik murat veya başkası kim olursak olalım kendimizden önce düşüneceğimiz hep başkaları olurdu. "İlk önce biz iyiyiz senden başka vurulan yok çocuklar iyi kurtuldu ve ailelerine teslim edildi o itlere gelince biri yakalandı " dedim ve derin bir nefes verdim gökhan nefes almadan konuşmama gülsede onu takmadım "İyi allah'a şükür " dedi murat gülümseyerek saadet murat'ın elini kaldırarak küçük bir öpücük kondururken murat'ın bizde olan bakışları sevdiği kadin'a döndü ve en içten gülümsemesiyle gülümseyerek baktı kapı'nın açılmasıyla hepimizin bakışları o yöne döndü doktor ali bey hepimize gülümseyip murat'ın yanına geçerken arkasında abim eray ve tim vardı. "Kendinizi nasıl hissediyorsunuz murat bey " diye sordu doktor ali murat doktora bakıp kısa da olsa cevap verdi. "İyi " Doktor ali bey gülümseyip elinde ki dosyaya baktıktan sonra bakışlarını tekrar murat' a çevirerek "Zorlu bir ameliyat geçirdiniz murat bey amelitatta kalbiniz durdu kurtulmanız olanaksızdı ama bir mucize eseri hayattasiniz sizi bir süre misafirimiz yapacağız " dedi murat sessizce başını sallayınca gülümseyerek arkasını dönüp bana baktı "Siz kendinizi nasıl hissediyorsunuz ezgi hanım?" Diye sordu gülümseyerek cevap veriyordum ki eray benden önce davranarak kaşları çatık bir şekilde doktor ali bey'e bakıp yanıtladı sorusunu "Gayet iyi hissediyor" dedi sesinde ki hoşnutsuzluk bile belliydi doktor ali bey bende ki bakışlarını eray'a çevirip "Ezgi hanımla muhattap olsam daha iyi en iyi o bilir nasıl hissettiğini " diyerek tekrar bana baktı abim ve gökhan bıyık altından gülerken diğerleri ciddi bir şekilde eray'a bakıyorlardı. "Onun her hissettiğini her yaptığını gözlerinden anladığım için size yanıt veriyorum doktor bey " dedi kaşları dahada çatılırken doktor ali bey gülümseyerek karşılık verdi eray'a "Öyle mi abilik böyle olsa gerek kardeşinize böyle düşkün olduğunuzu bilmek güzel bir şey bir sorununuz olursa yatağın sağ tarafındaki düğmeye basabilirsiniz" diyerek odadan çıktı eray sinirle yumruklarını sıkarken abim kahkaha atıp koltuğa oturdu. "Ezgi eray abin ne kadarda sana düşkün değil mi?" Dedi abim eray sinirle abime dönerken abim kahkaha atmaya devam ediyordu. "Abii" dedim uyarır bir tonda ama abim bu uyarımı dikkate almıyor hala sırıtarak eray'a bakıyordu. Abime göz devirip eray'a baktım sinirliydi ama bana belli etmemeye çalışıyordu. "Canım sakin" dedim benim sesimle abimde ki bakışları bana dönünce gülümsedim. "Şu dünyada ne o ne de bir başkasını görür bu gözler ne o ne de bir başkası attırabilir bu kalbi şu anda attığı gibi bu kalp birtek sana böyle atar be sevdiğim " diyerek başımı yana yatırdım. Kurduğum cümle ile eray'ın siniri geçmiş yüzünde aynı benimki gibi bir gülümseme oluşmuştu beni kendine çekip sarılırken gökhan'ın söylediği ile biz kahkaha atarken diğerleri alkışlıyordu. " Helal olsun sana Ezgi kanka Ezgi kanka oooo" Gülerek erayla ayrılıp yerimize oturunca diğerleri de kendilerine bir yer bulup oturdu murat hepimize gülümseyerek bakıyordu bakışlari tekrar gökhan'ı bulunca konuşmaya başladı. "Oğlum o nasıl bir çıkma teklifi lan kız kaçtı resmen ama iyi vurdu sana ha" dedi gülerek murat'ın sözüyle saadetle yine birbirimize bakıp kahkaha atınca diğerleri merakla bakıyordu. "Ne teklifi?" Diye sordu ömer "Nasıl etti?" Diye bir soruda leventten geldi. "Ve niye kaçtı ?" Diye bir soruda haluk sorunca gökhan iç çekerek arkasına yaslandi o anlar aklıma gelince yine güldüm komikti ama yaaa diğerleri sabırsız bir şekilde gökhan'a bakınca o saadet'e bakarak konuşmaya başladı "Sen anlat yenkankam " dedi ben daha fazla kahkaha atarken Saadet yüzünü buruşturmuştu. "Yenkankammı?" Dedim gülerek bana bakıp başını sallayarak yanıt verdi. "Şimdi muratla çıktığına göre Yengem oluyor ama sevdiğim kızında kankasi olunca otomatikken benimde kanıma oluyor onun için yenkankam oluyor " dedi ben cümlesi ile kıkırdarken diğerleri yüzünü buruşturmuştu bu adam nasıl asker olmuştu kafasına vuracak bir murat ta yoktu böyle saçma düşüncelerini soyleyebiliyordu . Yusuf gökhan'ın kafasına vurunca erken düşündüğümü anlayarak onlara baktım "Saçma saçma konuşma da kız bir anlatsın merak ettik burada" dedi gökhan başını tutup ona kötü kötü bakarken Saadet anlatmaya başladı... Saadet anlatmayı bitirince bizimgiler ilk başta birbirlerine bakıp ardından hep beraber kahkaha atmaya başladılar onlardan bu tepkiyi beklediğim için şaşırmadan onları izledim gökhan timinde güldüğünü görünce iyice bozulup koltukta daha dik oturmuştu hepsinin sustuğuna emin olunca bozulmuş suratıyla konuşmaya başladı "Çok biliyorsanız söyleyin nasıl bir teklif edeyim önerilere açığım "dedi onun bu cümlesiyle hepimiz ona baktık demek ki cidden seviyordu sevim'i "Ya benimsin ya kara toprağın de" dedi ömer hepimiz yüzümüzü buruşturup ona bakınca "Bir an mantıklı gelmişti boşverin " dedi hepimiz yine düşüncelere dalmıştık ki bu sefer öneri abimden geldi. "Bir Buket gül al git işte oğlum" dedi eray da onu onaylayinca bir çiçekle olacağını mı sanıyorlardı bunlar tam cevap verecektim ki Saadet benden önce davranarak "Bir çiçekle olmaz benim bir fikrim var " Neredeyse saat ondu Saadet bugün sevim'in nöbeti'nin olduğunu söylediğinde gülümsedik ve plan'ı uygulamaya başladık "Herşey hazır mı?" Dedim tim'e bakıp "Evet güzelim Saadet sevim'i dışarı getirecek yusuf ve levent gökhan teklifi yaptığı an bir anda çıkıp konfetileri patlatacaklar ben ve haluk gökhan teklifi yaparken yukardan sevim'in üstüne gül yaprakları döneceğiz abin müzik sistemini ayarlıyor ömer de murat'ın yanında pencereden izleyecekler tabi sende video cekeceksin" diye açıklama yapınca gülümsedim Saadet bunları bize anlatır anlatmaz hoşumuza gitmişti ama şarkı secimini bana bırakmıştı tabi bende bu seçimi Orhan ölmez'in Damla damla şarkısından yana kullanmıştım. Eray ve haluk içeri girince yusuf ve levent te yerini aldığında saadet'e mesaj yazdım sevim'i getirmesi için mesaj gittiği an ortama şöyle bir bakıp gülümseyerek kamera'yı açtım murat'ın kaldığı odanın biraz uzağına küçük mumlardan kalp çizdik hava soğuk olunca zor olsada bir şekilde başarmıştık gökhan kalbin içinde sevimi bekliyordu sevim'in duracağı yer pencerelere yakın olduğu için eraygil gül yapraklarını kolaylıkla sevim'in üstüne atacaklardi saadet ve seçim görüş acıma girince kamera'yı açtım ab ilde aynı anda müziği açınca sevim'in bakışlari bizi daha doğrusu gokhan' ı buldu o şaşkınca gökhan'a bakıp adım adım yaklaşırken gökhan şarkı ya eşlik ederek ona baktı. Damla damla aksam sana Doldurur musun kalbini benimle? Yoksa sende taşıyamazda Döker misin beni yerlere Sevim şaşkınlığını üstünden atıp gülümserken biraz daha yaklaştı gökhan'a gökhan onun gülümsemesiyle rahatlamış olacak ki rahat bir şekilde devam etti müziğe Yağmur olsam yağsam sana Islatır mısın kendini benimle? Yoksa sende dayanamazda kaçarmısın?en kuytu yerlere Sevim gözleri dolu dolu kalbin ici ne girdiği an eray ve haluk gülleri dökmeye başladılar Sevim gül yapraklarını görünce dolu gözleriyle içtenlikle gülümsedi Yada birgün düşsem kalsam Yaşamaktan bir an yorulsam En karmaşık hallerimde Kalırmısın benimle birlikte? Yoksa sende dayanamazda Kaçarmısın bambaşka ellere Sevim artık ağlıyordu bunların mutluluk göz yaşları olduğunu bildikçe gülümsemem artıyordu. İyi günümde kötü günümde Hayatımın her yerinde Aşk denilen bu resimde Durur musun benimle birlikte Yoksa sende dayanamazda gider misin bambaşka düşlere? Sevim olumsuz anlamda başını sağa sola salladı Seviyorum seni desem Sever misin sende bilmem Tutar mısın ellerimden Sana doğru düşersem Sevim başını aşağı yukarı sallayıp sessiz bir şekilde seni seviyorum dedi hepimiz gülümsedik Gözümün nurusun desem Sever misin sende bilmem Tutarmısın ellerimden Sana sonsuz güvensem Sevim bir iki adım atarak gökhan'a yaklaştı ikisinin gözlerinde de aynı duygu vardı aşk. Gökhan ellerini sevim'in yanaklarına koyarak "Benim herşeyim olur musun ?" Diye sordu hepimiz heyecan ve gülümseyerek sevim'in cevabını bekliyorduk "Evet olurum" diye cevaplayip gökhan'a sarılınca hep beraber alkışlamaya başladık yusuf ve levent konfetileri patlatınca hep beraber gülüp daha çok alkışladık... Yorucu bir gün daha bitip hepimiz evlere dağılmak için lojmanlara geldik abim bana kısa bir bakış atıp "Beş dakika içinde evde ol" dedi ve eve girdi eray onun arkasından göz devirip bana dönünce gülümsedim "Dışarı da gülme ve güzelim " dedi daha çok gülümseyip "Neden?" Diye sordum benim sorumla bana biraz yaklaşınca heyecanla nefesimi tutup ona bakmaya devam ettim yapma ve adam şöyle ani hareketler kalp var bende "Çünkü gülünce o kadar güzelsin ki seni kollarıma alıp saklayasım geliyor " dedi söylediği ile daha fazla gülümserken oda gülümsüyordu gülerken kendinin farkında mıydı bu adam acaba? Yavaş yavaş bana yaklaşırken gözlerimi yumdum derin bir nefes verdiğini duymuş ama yinede gözlerimi açmamiştim aramızda çok az bir mesafe kaldığını dudaklarıma vuran nedeniyle anlıyordum birimiz konuşsak dudaklarımız birbirine değecekti tam biraz daha yaklaşacaktı ki arkamızdan gelen sesle gözlerimi açıp ona baktım oda bana bakıyordu. "Abi?"
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE