"Ben Demirkan 'ların tek varisi olarak,
"öyle sanıyordum? " Amcam evlenmiş çocukları olmamış, karısını çok sevdiği için kurmaya gerek duymamış, ki öyle eski insanların kafasından da asla gitmez. Sosyal bir adamdır kendisi.
Gel gelelim ben sevdiğim kızı içime gömecekken kaderim oldu. Daha doğrusu ben yaptım. İsmini şanını bile bilmiyordum. Çünkü gerek duymamıştım. Aşk, sevgili ve evlilik hayatı bana göre değildi! uyuyamıyorum, gözüme uyku girmiyor, delirmek üzereydim. Ama inadımdan ve kibrimden yinede araştırıp bakmadım. Taki Ökkeş itinin ihanetinden iki hafta öncesine kadar.
Gidip gördüğüm, üniversite de bizim ortak okullardan biriydi. Gittik okula bir kaç evraklar vardı? hallettikten sonra tam çıkacakken okuldan aklıma geldi şu Ökkeş 'in söylediği kızı görecektik.
Ökkeş 'in iyiliğini çok gördüm.
Nereden bileceksin ki arkandan vuracak it. Kıza yardım edecek gözüm, kulağım üzerinde olacaktı. Tam dışarı çıkacaktım ki biriyle çarpıştım. İncecik narin mi narin bir kız, ben öylece kala kaldım resmen. "Bu o" diye fısıldadım kendi kendime.
"Lütfen biraz daha dikkatli davranın!" resmen kızın sesi büyüledi beni.
Ben kızın sesiyle irkilip kendime gelince,
"Sennn" tanıdım Çünkü.
"Anlamadım" dedi kız, kızın"Anlamadım" kelimesiyle ben yine irkilip, eğilip
yerdeki kağıtları ve kitapları toplamasına yardım ettim.
" Pardon" sadece bu kadar konuşabildim dahada bir şey diyemdim. Çünkü bu kızı bu okula yeni başlarken görmüştüm.
Kız arkasını dönüp kapıdan çıkana kadar baktım. Uzun kumral rengi saçı ,ela yeşile kaçan gözleri ve incecik beliyle yine Benim aklımı başımdan almıştı.
derin düşüncelere girerken,
birden omuzuma bir el yerleşti .
Mahmut
."Oho sağdıç biz koşturalım sen burda kaytar" Diyip sinirlerimle oynarken ben dişlerimi sıkarak konuştum.
"Saçma sapan konuşup sıkma canımı, sen naptın buldun mu evi? git bir bak eksik gedik varsa gider, benim işlerim var. Sende şu adı Berfan mıdır ne midir bul telefon numarası falan ayarla her ay düzenli bir şekilde yardımda bulun uğraştırma beni."kestirip atmıştım öylece nereden bilebilirdim ki!
"Lan senin aklın ne çeşit çalışıyor sağdıç, Sen şimdi o kızı görmedin mi?"Alaycı bir ses tonuyla konuşurken benim daha çok damarıma basmıştı.
"Ne saçmalıyorsun lan sen?" dediğimde Mahmut şuhh, bir şekilde kahkaha attı.
"Oğlum az önce hayvan gibi çarptığın kız hatta ve hatta içine düştüğün o kız Berfan."
Ben her iki kaşını birden havaya kaldırdım "Ney? nasıl!"dedim şaşırmıştım. Donup kalmıştım. Daha sonra bir kapıya bir Mahmut,a baktım. "Lan o adamdan böyle bir kız nasıl çıkar? ayrıca bu kız nasıl o adamın kızı olur?" kaşlarımı olabildiğince çatık bir şekilde sordum.
"lan 2 sene oldu buda neyin nesi " diye düşünürken
Mahmut dudağını içten ısırıp gülmemek için kendini zor tutuyordu ve ekledi
Mahmut," Oğlum halvet gecesi melekler anasına üflemiştir yada annesi hocaya gitmiştir, yoksa öyle bir adamdan böyle bir kız imkansız oğlum." Dediğinde ben bile gülmemek için kendimi zor tuttum.
Bana gülme isteği gelsede gülümedim, ciddiyetimi korudum çünkü fazlaysa aklım karışmıştı.
" tamam hade bırak zevzekliği işimiz çok."telefonum çaldı baktığımda babamdı "Efendim baba"
"Oğlum orda bir ortak fabrikada az ufak sorun çıkmış, git bir bak bakalım karın ağrıları neymiş?" Ben istemese de kabul ettim. " Tamam baba gidip bakacam"
dedim ve telefonları karşılıklı kapattık.
"Gel gelelim ben bu kızın görüntüsünü ve ses dalgasını aklımdan ve kulaklarımdan, çıkaramıyorum"
"Sağdıç ne yapçaz? kızın evine gidecek mıyız? yoksa fabrikaya mi geçecez? "
"Dur önce kız ne iş yaptığını, nelerle uğraştığını bir öğrenelim." Çünkü dahada bırakmam. Bir kere ipin ucunu tuttum.
"Abi kız bu okulda okuyor hemşire stajyerlik yapıyor."
Ben kaşlarımı çatık bir şekilde sordum"Sen nereden biliyorsun?"
"Sağdıç, sen demedin mi? araştır diye, e bende baktım zaten bu okulda okuyor atanmasına 2 sene var."
Okonuyu üstü kapalı bir şekilde bırakıp fabrika ile ilgilenmeye gittik'
Bir kaç makina ve portif parça işlerini halledip otele döndük.
Benim aklından çıkmıyor, sesi kulaklarımdan çıkmıyordu. Telefonu aldım baktım saat haliyle biraz geçti Mahmut 'u aradım
" Alo sağdıç"
"Alo kardeşim yattın mı sen?
"Sağdıç saat gecenin 3,30 sen neyin kafasını yaşıyorsun, bir sorun mu var ?"
Ben sinirli, soğuk bir sesle "yok bir sorun sen o kızın evine bir şeyler gönderdin mi?ya da başka bir şey _"Mahmut lafımı kesiti.
"heee senin karın ağrın, şimdi belli oldu."
" Kes lan zevzekliği, yarın sabah halledelim bu işi."
"Allah'ım benim suçum günahım neydi ki , böyle ipi kaçık hayvanlara uğraşıyorum ,?" Diye iç geçirdiğinin farkındaydım.
"Tamam sağdıç tamam Allah aşkına yat zıbar yarın konuşuruz. Daha Urfa'dayız kimse bir yere kaçmıyor."
"Ökkeş şerefsizi başıma getirdiği iş hem ,ayağına hem ayağıma sıktı ben ona Berfan da bana! piç sen kimsin ki Demir Demirkan 'ın işine çomak sokuyorsun?"
Sevkiyat öncesi kontrol, denetim ve vergi uygulamaları olacaktı. Tır şoförlüğünü Ökkeş yapıyordu. Çok güvenilir bir adamdı "hain piç kurusu"bizim malları sınır kapısından içeriye doğru götürdü, ama geçemedi şerefsiz kaçak u...tucu ve silah taşıyormuş bizim sevkiyat arasında sınırda yakalandı.
Direk beni aradılar bense en önemli toplantıdayım. Neyse ki toplantının bitmesine çok az kalmıştı telefon geldi en yakın arkadaşım can dostum Mahmut açtım telefonu "Alo Mahmut? "
Mahmut Benim kuzenim dayımın oğlu, kumral teni, hafif Sarı renge kaçan saçları, yapılı vücudu, kehribar rengi gözleri ile tam göz dolduran bir idol piç.
"Alo sağdıç nerdesin?" sesi endişeli ve sinirli çıkıyordu!
"Şirketteyim noldu bir sıkıntı mı var ?"
"Ökkeş ne yapmış? haberin Yok galiba? "sesi sert çıkıyordu. Ki düşündüğüm şeyin olmadığını umuyordum.
"Lan lafı geveleme söyle noldu?"
"Bu Ökkeş şerefsizi bizim sevkiyata u...turucu ve silah yerleştirmiş. Haspam sınırda yakalanmış geri zekalı "
Ben şok, donuk bir şekilde sordum.
"Mallar sınır kapısında mı ?"
"Malları aldım ama gel bir bak, adam aylarca içimizden geçmiş. Her türlü işlerini bizim işler üzerine halletmiş."
"Ben geçecem onun içinden, nerde lan bu şerefsiz?"
"Kaçmış tırı öyle bırakıp kaçmış şerefsiz."
Ben Mahmut 'la konuşurken adamlar tutup o şerefsizli içeri getirdiler.
"Kaçamaz " Diyince sesim öfke dolu çıkıyordu. Ben başımı hafifçe sol tarafıma yatırıp, kapıdan giren 3 adama hafif kısık gözlerle baktım.
" yoksa ?"
"Sen gelecen mi? ben başlıyorum." ölümcül bir sesle konuştum.
"Çüşşş yavaş lan ne ara buldun? "
"Gelcen mi? laf kalabalığı yapmaya devam mi edeceksin?"
"Tamam tamam geliyorum. "
Mahmut telefonu kapatır kapatmaz 'lan bu adam ne çeşit çalışıyor vallahi korkuyorum bundan, ulan cin gibi adam nereden çıkacağı belli olmuyor. Ya hak,"diye gevelediğini tahmin Ediyordum.
Ben bir iki adım atıp durdum ve ekledim. "Sen ne yedin lan ?" Sinirden bedenimi sıkmıştım ki şu an şu dakika öldürmemek için kendimi zor tutuyordum.
Ökkeş titriyordu ve korkuyordu.
"Ulan insan korktuğu yada güvendiği kapıya ihanetlik edermi? kanı bozuk "
Ökkeş titriyordu cevap vermeye mecali bile yoktu. Zar zor cevap verdi "
Ağam affet ağam kulun köpeğin olayım affet"
Eyer inkâr etseydi belki dururdum ama direkt söyledi, itiraf etmişti.
Ben bir yumruk salladım ve tam tekme attım ki Mahmut geldi
"Oho sağdıç e sen başlamışsın" nefes nefese kalmıştı eyildi dizlerini tutu sefesinin düzelmesini bekledi, ve nefesi düzeldikten sonra Ökkeş,e bakarak
"bak ben kimse için yorulmam ama kıymetimizi bilmiyorsun be kalleş."
Dedikten sonra bir tanede Mahmut vurdu. Ben yakasından tutup kaldırıldım. silahı çıkarıp vuracaktım ki " beyim ben karşılığını ödeyemem ama benim bir kızım var onu vereyim ikinizden birine? " Diyince elim ayağım titredi. Ve bilinçsel duygumu kaybetmek üzereydim.
Beyninden vurulmuşa döndüm "silah olmadan insan nasıl vurulur, ya da nasıl ölür?" Ben ve Mahmut bir süre bir bir birlerimize baktık sonra Ben Ökkeş,e döndüp Sinir patlaması yaşarken.
" Lan soysuz sen neyin lafını yapıyorsun? ulan şerefsiz Berfan 'ın adını ağzına alırsan?"çat,çat , küt" aaaaaa"çat ,"aaaa " tak ' adamın bir kolu, bir , bacağını kırdım silahla,da Mahmut vurdu Ökkeş,i omuzundan vurmuş, iki adamım alıp o şerefsizi hastaneye götürdü Mahmut döndü ve ekledi.
"sağdıç nolcak? ne diyor bu it?"
Benim sinirden gözlerim kan çanağına dönmüş ölüp gitmeme ramak kalmıştı
"oğlum resmen kızı bize pazarladı lan nasıl bir şerefsizlik nasıl bir itlik lan bu ?,"
"Benim bu kızı bu itten almam farz oldu yoksa çalıştığı itlere_ " konuşamadım sesim kesildi, nefesim tıkandı.
Devamı gelecek