Berfan;
Annem küçük kardeşime hamileyken babam bizi bırakıp gitti. biz üç, kardeş annemle kala kaldık ortada.
Ben nerden bile bilirim ki babam Demir' in köpeği olmuş. Nerden bile bilim ki Demir' in kuyruğuna basmış .
"Neydi o hayat insanın yüzüne kaç kere vurur? ya da kaç kere çekip yerle bir eder ?
Ben hem çalıştım hemde okudum.
Çok zor şartlarla geldik buralara çok çalıştım. Çok çabaladım etimi dişime taktım anneme ve kardeşlerime güzel bir ev aldım annem rahat etsin diye .
Buse "Abla çok çalışıyorsun bir az bizimle vakit geçirmek istemez misin? " bu laf öyle bir yüreğime dokundu ki içim doldu resmen, paramparça oldum ve zoraki bir gülümseme ile " Buse'cim söz veriyorum yarın bütün vaktimi sizine geçireceğim.
" Buse dolu gözlerle sanki Benim başıma gelecek belayı sezmiş gibi ekledi " Ama abla ben seni çok özledim ve çok özlüyorum."
Tutamadım kendimi ağladım. Ve dediki
"Abla bu gün bir yere gitme bizimle kal zaten hep gidiyon okula, işe," Sahi ne olacaktı? Ben öylece dalmıştım duvara.
"Tamam ablacım ben gidip 3, 4 kitap biraz da A4 kağıdı alp gelecem olur mu?"kardeşimi biraz sakinleştirdim ve dedim ki, "Buse,cim ben bi yarım saate kadar gelirim tamam mı ablacım? gelirken sana ne alayım?"diye sordum
" Gelirken bana gofret ve meyve suyu al "dedi.
" Tamam canım benim sen yeter ki iste."Sonra kucakladım kardeşimi çıktım odadan, dış kapıya doğru yürüdüm" Anne ben çıktım gelirim yarım saate "diye seslendim anneme." Tamam kuzum dikkat et kendine görüşürüz annem "
" Tamam annecim " dedim ve çıktım evden. Tam yola koyuldum ki
Telefonum çaldı baktım arayan kim diye Aziz! gözleri ela rengi olsada bir o kadar da gözü kara yapılı mı yapılı kalıba sahip bir insan az kumral ve esmer karışık tene sahip. Benim gibi olmasa da o da zor şartlar altında çalışıp, çabalayıp buralara kadar gelmiş.
"Demir şimdi Azîz,in azizliğine ugramadı mi? "uğrasın piç
"Alo canım "
"Bebeğim nerdesin? "
"Evden çıktım okula doğru gidiyorum."
"Tamam bebeğim geliyorum bekle."
"Tamam ama bir kaç işim var? halledeyim okulda buluşuruz."
"Ne işin var? söyle geleyimi? bak hep böyle yapıyorsun sıkılmaya başladım bilmiş ol." sahi ne demek istedi Aziz tehdit mi etti beni? yahutta uyardımı? tabiki de hayır sevdiği kadına zarar gelmesini bırak saçının bir teline zarar gelse bütün yaşıyan varlıkları yok eder toz edip yutar, öyle bir güce sahip. Ama ben ondan yana zararı çok gördüm. Allah'tan başka kimseden korkmayan, babasına dahi eyvallahı olmayan gözü kara Bir adam.
Ben haftada bir tanıdığım arabulucu arkadaşım " Şeyma'ya gider babama ait ip uçları bulmak isterken her seferinde elim boş dönerdim. ki bu sefer de öyle oldu.
Azîz, benim hakkında her türlü bilgiye sahip .
Ama bir türlü babamın kime köpeklik yaptığını bulamamış ve gizli tutulmuştu.
Ben öyle sanıyordum bilseydim işin içine Azîz var hiç mesele bu raddeye gelmezdi.
****
YAZARDAN;
Aziz yarım saat sonra okulun önüne gelip bekledi ama ne gelen vardı ne giden. Çıkardı telefonunu aradı Berfan'ı ama ulaşılamıyor yine aradı sonuç aynı.
Okulun içine girdi sınıfa baktı sınıfta da yok diğer taraflara da baktı sonuç aynı
dışarı çıktı kaldırıma doğru yürüdü kafayı yemek üzereydi sağına, soluna bakıyordu tam karşıya bakarken ışıkların karşısında bir laptop çantası buldu ki bu çanta çok tanıdık bir çantaydı.
koştu aldı baktı içine doğru laptop Berfan'a aitti ve içine şarjı bitmiş telefonu aziz kafayı yemek üzereydi ki az kalmıştı yiyecekti " Allah'ım nerde bu kız ya nerde ?" diye bağırıyor, hemen ışıklara baktı kamera var mı? diye , ki aradığını bulmuş hemen telefonu çıkarıp en çok güvendiği adamını aradı
"Alo Azîz bey"
"Teyfik sana birazdan bir konum atacam buradaki bütün kamara kayıtlarını istiyorum bu güne dair hepsini,"Azîz delirmiş sesi baskınlaşmış zor çıkıyor
"Tamam Azîz bey bir azdan hepsini gönderirim "
"Birazdan değil hemen " dedi ve telefonu kapattı. Sesi o kadar kötü ki içi titriyordu aldı Berfan 'ın çantasını kitaplar da oradaydı kitap poşetini de alıp arabaya bindi bir süre bekledikten sonra Teyfik aradı Teyfik en güvendiği adamı sağ kolu"Alo Azîz bey görüntüleri atıyorum" Azîz hiç beklemeden açtı tableti,
'Bir tane lux minibus arkasında bir araba, minibüs ten inen 2 kişi Berfan 'ı tutup zorla minibüse koyarak uzaklaşıyorlar bu 2 kişi korumalara, benziyorlardı normal insanlara benzemiyorlardı'
Azîz: tableti öyle bir sıktı ki çatırtı sesi geldi "çatt" :bu insan değil resmen hayvan, manyak tableti kırdı:
Döndü şoföre" O arabanın plakalarını araştırıp kime ait olduğunu bulun hemen. Bu gün istiyorum. o plakaları onların götüne sokçam!" Diyip içinden kükreyince,
Rıza "Tamam efendim hemen"
görüntüler zor anlaşılsada Aziz 'ın gözünden kaçar mı? 20 dakika sonra şoför Rıza aradı direk telefonu açtı,"söyle" sert ve gözü dönmüş bir şekilde " Azîz bey plakalar Demirkan şirketine ait."
aziz bir süre dondu ve sonra"Nededin bir daha söyle?"
"Azîz bey plakalar Demirkan şirketine ait " dedi şoför Rıza, Aziz dağırarak
"Sikerim lan adamı! " Diyip telefonu alıp Teyfik adamını aradı
"Teyfik arabaları ve adamları hazırla gidiyoruz?"
Teyfik " Tamam ama beyim nereye gidiyoruz? "titrek bir sesle,
Aziz: Diyarbakır,a Demirkan,ların götüne o arabaların plakalarını sokmaya." Diyince Telefondaki Teyfik gülmüş olsa da belli etmemiş şaşkınlığını gizliyememişti. " yuh manyak insan götüne plaka mı sokulur? gerçeği Azîz hayvanı yapar." Desede hepsini içinden konuşmuştu." Tamam Azîz bey " Aziz bir süre düşünüp dişlerini sıkıp,
" Demirkan ne alaka lan? noluyor? her ne oluyorsa o Demirkan soysuzları bitirecem bittiniz lan!" Diyip Deli sikmiş gibiydi. Aziz Diyarbakır,a gidene kadar canından can gidecekti.
Berfan 'ın çantasına gözü takıldı, çantayı alıp açtı telefonu çıkarıp baktı. Şarjı yoktu hemen arabada şarja taktı.
Açtı baktı annesi 8 kez aramıştı. Aziz elini Alnı'nın üstüne koydu baş parmağıyla ovaladı.
"Ne olacak lan? bu kadına nasıl söyleyecem?" derken annesi aradı Azîz dondu kaldı. "Acaba telefonu açmasamıydım?" diye düşündü ama iş işten geçmişti annesi ısrarla arıyordu.
"Çünkü 2 saat oldu Berfan ortada yok"
Mecburen telefonu açtı " Alo kızım neden açmıyorsun sen? öldüm meraktan" Azîz tek Kelime konuşmadan, annesi konuşmuştu bile.
" Merhaba. Ben Azîz " sesi titriyordu ne yapacağını bilemez haldeydi.
"Ne yapacağını biliyordu aslında o Demirkan soysuzlarının soyunu kurutmak,"
"Aziz oğlum, Berfan nerde?"annesi korkmuş bir şekilde sordu.
"Berfan yok kaçırıldı...Züleyha anne "nasıl anlatacağını bilemiyor durdu biraz daha sonra dişlerini sıkıp ekledi" bakın Berfan 2 saattir yok, ulaşamıyorum kendisine."
Azîz gözleri dolmuş, nefesi daralıyor, kalbi sıkışıyordu.
"Ne dersin sen oğul?"kadın ağlıyor kendini perişan etti.
Azîz önce Berfan 'ın evine gidip Züleyha hanımı, teselli edip sakinleştirdikten 1 saat sonra yola koyuldu .
Azîz,in Demirkan konağını basmasıyla, hem kalpler kırılacak hem de konakta güzel bir kıyamet kopacaktı ama Azîz bir süre Diyarbakır 'da kalacak . Devamı gelecek.