Berfan
Azîz benim olanı benden almak için ne yedin lan soysuz? Dedi Ben şaşırmış gözlerle baktım.
Demir "Kimsin lan sen ne demek senin olanı?" Diyip dönüp bana baktı. "Seni bu itemi kakaladı?" Diye Bağırdı.
Aziz yaklaştı Benim tam kolumu tutacakken Demir önüne geçti.
"O kadar uzun boylu değil." Dediği gibi kafayı gömdü yüzüne! Azîz yumruk salladı ama deymedi ve Demir bir tane daha vurdu ne yazık ki babası tuttu.
"Bu nedir nasıl bir saygısızlıktır, deyin hele bana?" Demir'in elini tutup sert bir şekilde konuştu.
Azîz "Eşref ağa, oğlunun yaptığı yanında mi kalacak?" Diyince sesi Sanki ölüm saçıyordu.
Eşref ağa"Ne etmiş benim oğlum de hele?" Diyip kendi tarafını tutunca kıyametin kopması an meselesiydi.
"Benim sevdiğim kadını kaçırmış."Diyince Ben başımı eydim, çünkü ben kimseyi sevmiyordum.
Demir bana bakarak sordu."Nerden senin sevdiğin kadın oluyormuş?"
"Lan soysuz biz evlenecektik o benim!" dedi sert ve delirmiş bir şekilde çıkıyordu sesi. Ben kimseyi istemezken ikisi geçmiş silahları kaldırıp Benim adıma karar alıyorlar.
Ben olan olayları kafama oldurmaya, düzenlemeye çalışırken Azîz baktı Bana elini uzattı "Çıkıp gidelim şu soysuzlarının kapısından?" Derken ömrümden ömür gidiyordu.
Demir "Bak buraya ölmeye gelmişsin belli ama belanı benden bulma. Sen kimsin ki benim himayem altındaki kadına hade gidelim diyorsun?" Diyince olaylar daha çok karışıyordu.
Azîz silahı çıkardı Demir'in başına dayadı ve çığlık sesi geldi! Annesi bağırdı "Al o sürdüğü git burdan, sen kimsin benim oğlumun başına silah dayarsın?" Annesi vicdanı olmayan köyü bir kadındı Alelen belli oluyordu.
"İnsan bir kere de dışarıdan gelen insanı dinler değil mi?"
Demir annesine ters bir şekilde baksada döndü Azîz'e ve dedi ki "Yoksa o it benden önce sanamı sattı bunu?"Diyince beynim dondu! Benim duyduklarım akıl alır gibi değildi.
"Eğer öyle bir şey varsa ilk ben aldım param karşılığında."
"Neydi hayat sahi? nasıl nankörlük yapılır insanın şahsına?"
Azîz "Ne diyorsun lan sen?" Dedi tam sıkacaktı ki aşiret büyüklerinden üç kişi Azîz'in ismini söyledi. "AZİZ"
O yaşlı ve heybetli olan " AZİZ bırak silahını?" Diye bağırınca o tarafa doğru baktık, Daha doğrusu baktım.
"Yiğit ağa, bırak gebertiyim bu soysuzu!" Dedi silahı Demir'e doğrultmuştu sıkmasına ramak kalmıştı.
"Dur hele konuşarak çözelim bu meseleyi?"
"İnsan gidip birinin sevdiğini koynundan alıp getiririmi? de bana ağa?" Diye bağırdı. Ben kimsenin bir şeyi değilim o da beni tehditile tutuyordu!
Yiğit ağa ve Eşref ağa bir birlerine baktılar. Eşref ağa konuştu." Bak oğul kızın babası bize ihanetlik etmiş_"Azîz lafını kesiti adamın.
"Sizde paramıza karşılık kızı alalım dediniz öylemi Eşref ağa?" O kadar sinirliydi ki bir an gözlerinden alev çıkacakmış gibi oldu. Umurunda bile değildi yeterki beni bıraksınlar!
Demir birden konuştu! "Sen bakire olmayan bir kızı alırmısın?" Ben Demir'in gözlerine baktım. Gözlerim dolmuş taşımaya hazırken birde üstüne iftiraya uğramıştım!
Azîz birden durdu ve bana baktı
"Berfan ne diyor bu şerefsiz konuşsana? " Diye bağırırken ben donmuş bir şekilde Demir'in gözlerine bakmaya devam ediyordum. Demir,in söylediği kelimeleri idrak etmeye çalışıyordum.
"Berfan söylesene ne diyor bu it?" Azîz bağırırken benim tanımadığım ama benim hakkımda iftira atan adama bakıyordum. Beni çirkin bir iftirayla suçluyordu!
Eşref ağa "Eğer oğlumun karısı olmuşsa onu kimse alamaz buradan" Diyince
Ben dolu gözlerle baktım o kadar tuttuğum göz yaşımı aktı gitti ve dayanamayıp konuştum.
"Benim bir suçum yok ben bir şey yapmadım" Dedim Ağlayarak başımda ne annen var ne de o it babam. Zaten hepsi onun yüzünden olmadı mı? Şu an burda olup ne yapacaktı ki?
Azîz donmuş bir şekilde bana baktı Aziz ne kadar çabalasada babası ve diğer üç tane yaşlı adam sayesinde pek bir şey yapmamışt
Aziz Benim kolumu tutup,"Ne diyor lan bu? ne diyor Berfan? " Diye bağırdı gene ben sağdece ağlıyordum Azîz'le o yaşlı adam konuşurken Demir dönüp fotoğrafı göstermişi bana.
"Ben seni karım yaptım diyecem sende kabul edeceksin yoksa sahra ölür"diye tehdit etti.
Ben ağlıyordum gözlerimi sildikten sonra konuştum. "Benim bir suçum yok sadece bir anlık heves" Dediğim gibi Azîz bağırdı. "SUS LAN! SUS SUS SUS!" Demir'mi? Keyfi yerinde ikimizi izliyordu Azîz baktı benim gözlerime.
"Yalan, sen yalan söylüyorsun ben seni çok iyi tanırım sen YALAN SÖYLÜYORSUN!"Diye yine bağırdı sonra Demir geldi ve Azîz'in kolundan tuttu Azîz fırsat bulup birtane salladı ve çok kötü çarptı Demir burnunu tutunca Azîz alaycı bir sesle konuştu.
"Ay kıyamam uf mu oldu? benim itim " Sinirden ne denli konuştuğunun farkında bile değildi.
Daha sonra o yaşlı adam girdi araya. " Bu ne saygısızlıktır bizim yanımızda yapılacak işmidir?" Diye bağırdıktan sonra ayrıldılar. Demir yerde burnu kanıyor tam kalacaktı ki Bir tane yabancı adam geldi ben kaçma planları yaparken. "Oha tepmişler len birbirlerini yuh" Dedi kısık sesle.
Ben olayları daha idrak edemeden Demir beni tehdit ediyor ve etmeye de devam ediyordu. Kardeşimin fotoğrafını gösterdi.
"Sen insan olamazsın! Senin bu yaptığını Allah bile affetmez ."Dedim bana bakarak alaycı bir tavırla.
"Teşekkür ederim iltifatın için ama zaman daralıyor kararını ver."Dedi yüzsüz gibi. Önce durdum çünkü karnıma öyle bir ağrı girdi ki içimden, "Hayır nolur hayır şimdi değil "Desemde o sıcaklığı hissettim. Sıcacık sıvı bacak aramdan aktı korktuğum başıma gelmişti "Regl" olmuştum ve rengim gitmişti. Azîz beni tutup soru soruyor, ben ağlamaktan başka bir şey yapmıyorum çünkü suçsuzum hiç bir şeyle alakam yok ki. Neyi nerede ve nasıl düşüneceğimi şaşırdım. Bir obje gibi herkes istediği tarafta sürüklüyordu beni!
Tam bayıldım Demir kan akan burunu unuttup beni kucağına alarak arabaya doğru yürüdü. Gözüm kapalı ama kulaklarım az da olsa duyuyor. Demir "Açın lan arabayı? "Diye bağırdığını duydum.
Beni arabaya koyunca koluna baktı ıslanmıştı ki kendiside fark etmemişti. Burnu kanıyor üstüme damlıyordu. Arabaya bindi ben hala kucağındayım beni koltuğa bırakmadı ben kıvrandım.
Demir "Noldu neyin var niye bayıldın?" Diye sorunca ben karnımın ağrısı hafifliyene kadar sustum. Ve ağrım geçince cevap verdim.
"Karnım ağrıyor!" Dedim sesim kısık çıkıyordu.
Bana anlamamış gözlerle baktı
"Neden karnın ağırlıyor?"
"Bilgisiz cahil" Dedim içimden sonra ben cevap vermeden geldik hastaneye indik arabadan ki hayla beni kucağında taşıyor ben itiraz etsemde kabul etmedi.
Benimde inatlaşacak halim yoktu zaten beni acilden içeriye doğru götürdü doktor çağırdı doktor geldi
"Neyiniz var?"
dedi benim yerime Demir cevapları verdi "Karnı ağrıyor" Dedi .
Doktor Demir'i dışarı çıkardı"Siz dışarı çıkarsanız daha iyi bakarım." Dedi doktor ve hiç itiraz bile etmeden çıktı dışarı bir şeyi çok iyi anladım! Demir bu tür şeylere çok önem veriyor doktor bana döndü. "Ay başı"dedim doktor sormadan.
"İsminiz nedir" diye sordu? "Berfan Çalık" Dedim "Tamam Berfan hanım, bir serum takarım ağrınız var mı?" Fedi "Evet" Dedim.
"Tamam bir de ağrı kesici takarım rahatlarsınız" Dedi teşekkür ettim doktora. 'Allah'ım ben nasıl kaçarım burdan' Diye kara kara düşünürken serum bitmişi ve serum falan bitince çıktık Demir başımdan bile ayrılmadı. Bir süre kaybolup gelince yüzüne baktım. burnuna baktırmış? burnunda tamponlarla çok komik görünüyordu birden soru sorunca durdum.
"Demek regl oldun! Bukadar kötümü oluyor o ya?" Diye sordu sanki kendisi olmuş ve üstüne canı acımış gibi yüzünü buruşturdu"Ahh"Dedi tamponlar canını acıttı. Bende 'Ohh' Dedim içimden.
"Sanane ya sanane! Niye hem ilgili hemde alaycı gibi davranıyorsun
sen neyin peşindesin ben oyuncak değilim! Lalet gelsin ki bilmiyorum nerden buldun o adamı daha_"
Konuşmam yarıda kesildi ki iyiki de kesildi sağıma doğru bakım Azîz bağırdı "BERFAN" Durdum bakalım Azîz !
"Azîz,de babamın piyonuydu babam Azîz'in pis işlerini yapıyordu kaçakçılık ,u....urucu,silah, bu yüzden Azîz hayatımdaydı hoşlandım ondan alışmıştım ona ama o sonunu bile düşünmediği bir hayat istiyor sanki beni istemedi mi istedi kaç kere taciz etmeye bile kalkıştı hep engeledim zaten ne kadardır tanıyoruz ki bir birimizi 5 ay dır ama Azîz çok gözü kara bir adam da ne yazar ben her an diken üstündeyim, kim bilir daha kimin kuyruğuna basıp beni yada Buse , olmadı Sahra'yı, pazarlamaya çalışacak? Ama o adam yaşadığı sürece yapar. Ama ölürse yapmaz değilim mi? yapamaz bu gidişle ben bulur öldürürüm çok yaşamaz.
Canımdan bezmiş bir şekilde döndüm baktım."Noldu sen daha gitmedin mi?" Diye sorunca gözü dönmüş bir şekilde bağırdı.
"Nasıl ne diyorsun sen noluyor BERFAN"
"Git AZÎZ git!" Demir şaşırmış bir şekilde baktı Bakıyordu bana. "Noluyor lan"Diye geveledi.
Demir "Lan sen laftan anlamıyor musun? git diyor. " Dediğinde
Aziz"sen karışma lan puşt sana ne kalmış ki konuşuyorsun?" Diyerek dişlerini sıkarak cevap verdi. O yabancı arkadan geldi ve konuştu yine
"Dinime küfür eden de Müslüman olsa bari. " Demir başını sol omuzuna yatırarak baktı ve güldü.
"Benim olan bana kalmış sen kendine yan lavuk." Azîz idrak edemiyor Demir'in her sözü bir ok gibi Azîz'in yüreğine saplanıyordu sanki.
O yabancı kahkaha attı ve ekledi "Dağdıç bu kansızların kanında var " Dediğinde ' Demek ki sağdıçoymış' Dedim içimden.
Aziz etrafına Baktı "hastane"Dedi geveleyerek
Demir, Aziz'e baktı "hasta mısın lan sen? Ne diyorsun aaa bak eyer seni öldürmemden korkuyorsan korkma tek kurşun tek can." Dedi ama Azîz, Demir'i zerre duymamıştı. Azîz"Noldu yine mi nefesin mi kesildi?" Diye sorunca Demir"Sanane lan sana ne." Diye Çıkıştı.
"Bir şeyim yok. lütfen git burdan gidin hepiniz istemiyorum kimseyi YETER! " Diye bağırdım ve ağladım. Aziz bana doğru geldi geri adım attım durudu sonra Demir gelmeye çalıştı tekrar bir adım geri gittim elimi kaldırdım.
"Yaklaşmayın bana" Dedim ama Azîz geldi yaklaştı ve kolumu tuttu. "Yürü gidiyoruz." Dedi Demir tuttu Azîz'i geri itti ben de fırsat bilip Azîz'in belindeki silahı aldım. Ben silahı çekip emniyetini açtım Azîz ve Demir aynı anda bağırdı. "SAKIN!" Demir'in ses tonu titriyordu ve nefes alamıyordu. Sonra silahı onlara doğrultum.
Azîz sadist şiddeti çok seven biri, şiddet görmeyi de seven biri , iki parmağıyla işaret etti, dikkatimi dağıtacağını biliyordu ki dağıtıda! Ona baktım iki parmağıyla silahı bana doğrulut anlamına geliyordu. O öğretmişti bana bende bilinçsiz bir şekilde yaptım ama dikkatimi hemen dağıtım.
Silahı ondan çekip kendi başıma dayadığım anda Aziz gözlerini fal taşı gibi açtı "SAKIN SAKIN! " Demir'in kulağından telefonu indirdiğini gördüm. bana baktı "Özür dilerim" Dedi anlamadım. Silahını çıkardı Aziz'in ayağına sıktı.
Aziz,e sıktığı için değil benim gözümün önünde yaptığı için özür diledi.