Evran'ın kalbine yuvarlanıyor aşkına düşüyordum ve elimden hiçbir şey gelmiyordu. Rüzgarına çok fena kapılmıştım. Aklım başımdan tamamen gitmişti. Özellikle beni böyle sarıp sarmalarken... Elini çeneme yerleştirip gözlerini gözlerime kenetledi. "Benimle açık konuşmanı istiyorum. Buna ihtiyacım var." Dokunuşu öyle güzel öyle özeldi ki... İçimde ağlama isteği doğuruyordu. Birine bu şekilde kapılmak tehlikeliydi. Ama kalbim laftan anlamayacak kadar aptallaşmış bir vaziyetteydi. Kuruyan boğazımı ıslatmak için yutkundum. "Ben sadece," deyip derin bir nefes aldım. "Kendimi de seni de bir tehlikeye atmak istemiyorum. Belki de bir heves uğruna kariyerin tehlikeye girecek." Evran'ın gür kaşları çatıldı. "Heves mi?" dediğinde ses tonu, kullandığım kelimeyi beğenmediğini belli ediyordu. B

