Elimi kurtaramadım Mehmet'in elinden. Israrla sordu. "Çıkaracak mısın, ben mi yapayım?" "Zamanı mı Mehmet?" diye sordum şaşkına dönmüş halde. "Neyi bekleyeceksin?" Gözlerinden ateşler çıkıyordu. Önce Onur ile konuşmam gerektiğini söyledim. Bir söz vermiştim, nikah masasına oturmuş evet demiştim. Yüzüğünü de karşısına geçip verirdim. “İzin vermiyorum,” dedi ondan izin istemişim gibi. Onunla bu tarihten sonra ne konuşacaktım ne de görüşecektim. Elimi kurtarırım sandım elinden ama yüzüklerime asıldı resmen. "Ben alacağım bu yüzükleri ve gidip ben konuşacağım onunla." "Saçmalama Mehmet." Son çare Mahmut'tan medet umdum. "Bir şey söylesene, Mahmut." "Yapma Memet, bırak kızı,” diyebildi ancak garibanım. "Bu yüzükler buradan çıkacak,” diye yeniden emretti Mehmet. "Mehmet canımı acıtıyors

