Fadik, Ramazan, Güneş hep birlikte çıkıp gittiler Mehmet'le. Biraz dolaşacaklar, Güneş yanında sevdikleri ile babasıyla daha da yakın olacak diye düşünerek hadi dedik, biraz hava alın. Ben de hep birlikte yiyelim diye akşam yemeği hazırlığına girmeden önce saçlarımdaki yapış yapış spreyden arınmak adına bir duşa girip çıktım. Bir yandan ablam aramış, annemler Güneş ne yaptı diye sormuş, iyice yormuşlardı beni. Derken mutfakta döne döne elinde telefonla Onur'u arıyordu Mahmut. "Meraklandım, çok meraklandım," diyerek. Mahmut için sahici birisidir, kolay kolay kimseyi atamayan yürekli arkadaşım Onur'u hepimizden çok merak ediyordu, benden bile. "Sen arasan açar, biliyor musun? Benimle boş konuşmak istemiyor, bir ara ha İpek, hadi." Mahmut’u bir büyüğüm olarak çoğunlukla dinlerdim. Ben aradı

