51

1694 Kelimeler

İki saat sonra döndü Mehmet. Mahmut'a ben beklerim, sen yat demiştim ama ben de günün yorgunluğu ile sonunda oturduğum yerde uyuyakalmıştım. "İpek?" dediğinde uyandım. Uykudan uyanmış gibi değil de nefes nefese koşmuşum gibi yorgun uyandım. Sımsıkı sarıldım bir anda, kolları sardı beni, saçlarımın arasından boynumu öptü. Tanıdı tüm bedenim bu hali, özlemle sarsıldı. "Bırakma beni Mehmet," dedim. "Buradayım." "Özür dilerim. Sana ihanet ettim. Özür dilerim." "Buradayım İpek." "Affet beni." "Affedilecek bir şey yok. Yanındayım." *** Hayatın çözülemeyen bütün bilmecelerini bana sormuşlar gibi bir sabaha uyandım. Oturduğum yerde, Mehmet'in göğsünün üzerinde. Rüya değildi, palavra hiç değildi. Ben toparlanınca o da uyanarak toparlandı. "Günaydın," dedi. O kış sabahlarını hatırlattı ba

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE