"Ağlama," dedim ondan büyükmüşüm de ablası gibi destek veriyormuşum gibi. "Bu evden gidişin kurtuluşun senin. Hayatına bakarsın, kendin için yaşarsın." "Sana demesi kolay," derken ağzından kanlı bir diş çıkardı. Dünyanın sahibiyim sanıyordu Ramazan Maden, bütün kadınları da kölesi. Dişinin parçasını avucunun içine hapsetti. "Benim gidecek yerim mi var?" "Ailen, abin, ablan, kardeşin." Başını iki yana salladı. "Kimsen mi yok?" "Kimsem olsa ne işim vardı burada? Bir nenem vardı onun yanından aldı getirdi beni. Nenem de öleli seneler olucu." Ağlayışı yaptığı tüm zalimliklere rağmen sızlattı içimi. Neredeydi nenesinin evi? Giderdi kalırdı orada. Parasız pulsuz ne edecekti orada ne yiyip içecekti ki? Bir baba maaşı da mı yoktu bu kızın? Sırtını sıvazladım. Fadik'e yaptığı onca kötülüğü unu

