Sabah geçip oturdum Ramazan Maden'in yanına, Mehmet'in tam da karşısına. Bir an göz göze geldiysek de onunla, uzatmadık, ilgisiz davrandık. Küçük Ramazan'ın kahvaltısı ile İlgileniyordu zaten Mehmet. Bu adam hapse girince çocuklara ne olacak diye düşündüm. Ramazan'a bakardı Mahmut da, ya Fadik? Kahvaltı sofrasına bile oturamayan zavallı çocuk. "Ee," dedim Ramazan Maden'e dönüp. "Görüşmeyeli nasılsınız Ramazan Bey?" Mehmet son derece ilgisiz görünüyordu. "Biz iyiyiz, siz nasılsınız Öğretmen Hanım?" "Alışmaya çalışıyorum." "Neye?" "Oğlunuza, evinize, düzeninize..." "Alışırsın." Gevşek bir tutumla iyice alakadar oldu benimle yüzüme dikti o karanlık bakışlarını. "Nasipte bu eve gelin olman da varmış." Başımı sallarken maalesef demek ister gibi bir ifade takındım. "Rahmetli Mahmut'un inad

