Çatık kaşlarının altından sert bakışlarını bana yaklaştıkça daha net görebiliyordum.Kesin sarılarak benden özür dileyecek.Evet,evet! sonuçta hatalı olan o ,kesinlikle benden özür dilemeli.Aklımdan bunlar geçerken gururla karşısında dikildim.Nede olsa "ne işin var burada" derse eğer bahanemde hazırdı.Ama o gurur abidesi sayın avukatımız ,yine o göt kalkıklığı ile yanımdan geçip gitmişti. Adam beni şeyine bile takmadan kapıya doğru giderek ayakkabılarını giyinmeye başladı.O sinirle bir parlamam vardı ki tam oscara aday gösterilirdim. "Hey! dur bakalım orada" ukala bir edayla yanına doğru giderek giymekte olduğu ayakkabılarından tekini ayağımla uzağa fırlattım.İki elimi belime koyarak "Fazla olmuyor musun sen? Hem suçlusun hem güçlü .Benden özür dilemen gerekmiyor mu?" "Neden senden özür

