Ev bazen iyileştirir. Duvarların rengi değişmez, koltuklar aynı yerde durur, mutfakta aynı çay demlenir ama içerideki hava hafifler. Sanki ev de sizinle birlikte nefes alır. Reyhan telefonu kapattığında yüzü ciddi ama sakindi. “On gün sonra...” dedi. “Kardiyovasküler ekip hazır. Risk var ama planlı ameliyat. Bu iyi.” Ameliyat tarihi netleştiğinde ilk hissettiğim şey korku olmadı. Tarih oldu. Somut bir gün. On gün sonra. Takvimde işaretlenebilir bir gün. Belirsizlikten daha iyi bir şeydir tarih. Çünkü insan neye karşı duracağını bilir. Annem sandalyeye çöktü. “On gün…” diye mırıldandı. Sanki o on günü şimdiden saymaya başlamıştı. Babam başını salladı, “On gün, hazırlanmak için yeter.” Ben koltuğun kenarında oturuyordum. Emre yanımdaydı. Elimi bırakmıyordu ama sıkmıyordu da. Dengeli

