“Seni memnun edebildi mi?” diye sorduğumda, kıvrılan dudakları memnuniyetin simgesini ele veriyordu. “Fazlasıyla.” dedi, belimden tutup kendine çektiği anda. “Değişiksin Esved, değişik.” Kavradığı bedenimi ani bir refleksiyle kalçalarımı arabanın kapısına yasladığında, endişeyle bulunduğumuz otoparkın içerisinde etrafa bakındım. Deli miydi bu adam! “Ne yapıyorsun! Esved..” “Karımı öpmeyi düşünüyordum tam da.” “Delirmiş olabilir misin sen, biraz sanki?” “Beni delirten sensin güzelim.” “Çek o gözlerindeki ifadeyi! Otoparktayız..” diye söylendim. “Ne varmış gözlerimdeki ifadede?” “Rahatlama.” dediğimde dudakları kıvrıldı. Bu kıvrım, sabahkine nazaran çok daha samimiydi. Bedeninin bedenime verdiği baskı çoğalırken, yüzünü boynuma oradan doğru kulaklarıma yaklaştırdı. “Dün gece.” d

