Dönüm noktam evliliğim olabilir miydi bilmiyorum ama hayatımın kaydığı dönem olmuştu ben Keje burnu havada kendine toz kondurmyan dili uzun zehirli cesur hırslı kızken şimdi bu paspal ezik halim bana ait değildi artık gerçek Kejeyi görme vakitleri gelmişti beni sesiz görebilirlerdi ama değildim ben hep konuşan asla susmayan biriydim artık toparlanma vakti gelmişti şimdi ilk önce bu kocam olacak adama gösterme vaktiyd di "Öyle mi"dedim hırsla bütün bunlar yarının yada diger günlerin habercisiydi haberin olsun der gibiydim "Sen öyle diyorsan öyledir Karıcığım"dedi üzerine basa basa ama bir gün bu söyleyecekleri den çok pişman olacaktı "Bu sözlerini unutma olur mu çünkü bunları sana tek tek hatırlatacağım" "Aa öyle mi nasıl" "Nasıl mı"diyip dibine kadar girdim dudaklarımı onun dudaklar

