Sanki ölecektim de tüm bu boktan yaşantım gözlerimin önünden bir film şeridi gibi geçip gidiyordu . Gözlerimi inatla açık tutuyor, karşımda gördüğüm kişinin gerçek mi yoksa bir hayal ürünümü olduğunu anlamaya çalışıyordum .
Vücuduma bir titreme geldi . Ardından belimde hissettiğim elle kendime geldim .
-“ Hayatım sürprizimi beğendin mi ?” Çeliker’in iğrenç sesi kulaklarımda yankılandı . Ona dönüp bakmamla yüzüne yayılan o gülümseme midemi bulandırdı. “ Bu ne şimdi ?” Diyebildim titrek ve kısık çıkan sesimle yüzündeki gülümsemeyi silip “ beğenmedi mi babanı özlemişsindir diye düşünmüştüm ,oysa ?” Dedi .
Karşımda ,yıllardır görmediğim öldü diye bildiğim babam ,kanlı canlı karşıma duruyordu . Beni izliyordu . Yanımıza yaklaştı . Bir süre bana baktı, ardından bakışlarını Çeliker’e çevirdi .
-“ Aklınca oyun mu oynuyorsun sen ?” Demesiyle onunda beni görmeyi beklemediğini anladım .
-“Hayır beni yanlış anladınız Utku bey . Sadece ortaklığımızı kutlarken sizi eşimle tanıştırmak istedim . Ama ne öğrendim dersiniz ? Siz zaten tanışıyormuş sunuz .” Gülümsüyordu . Bu durumdan açıkça zevk alıyordu .
-“Bunca zamandır neredeydin ?” Diye sordum boğazımı temizleyerek .
-“ Bunları şimdi konuşmayalım Sahra .”
-“Şimdi konuşmayacaksak ne zaman konuşacağız . Nerede ne halt yiyordun ? Bu halin ne ? Kim oldun sen ?”
O kadar sinirliydim ki içimde ağlayan o çoçuğu bile bastırabiliyordum .
-“Dilerseniz bunları yemek yerken konuşalım ne dersiniz .” Çeliker’in yanından geçip “ burada daha fazla kalmayacağım . Siz ne yapıyorsanız yapın .” Hızla merdivenleri inmeye başladım . Çeliker’in arkamdan geldiğini biliyordum . Ama durmadım , durmak istemiyordum .
En sonundan kolumdan tutarak beni durdurdu . “ Nereye gidebileceğini düşünüyorsun ?”
-“ Bu neydi şimdi ? Yukarda çok eğleniyordun .”
-“ Güzel bir iş birliği . Hepsi bu .” Diyip kestirip attı .
-“Tabii ya… Tesadüfe bak . Bu oyunda kazanan taraf sen misin ?”
-“ Daha fazla misafiri bekletmeyelim . Yürü .”
-“Hiç bir yere gelmiyorum sen ne yapıyorsan ediyorsan .”
Gelmeyeceğimi anlayınca kolumdan sertçe tutup beni arabaya bindirdi . Kapıları kilitledi ve gitti . Birkaç dakika sonra geri gelip arabayı çalıştırdı .
Kulübeden uzaklaşırken dışarı çıkmış, bizi izleyen o adamı gördüm . Babam … Belkide onu bir daha göremeyecektim . Ne hayattayken sarıla bildim nede yaşadığını öğrendiğim an … İçimde öyle büyük bir boşluk vardı ki her nefes aldığım günü lanet ediyordum . .
-“ Annem de yaşıyor mu ?” Sesim neden kadar bitkindi ? “Hayır ” dedi .
Gözümden bir damla yaş süzüldü . Başımı cama çevirdim ve karanlığı izlemeye başladım .
Eve gelince kendimi direkt banyoya kilitledim . Üzerimdekileri çıkartıp suyun altına girdim. Sanki yıkanınca her şeyi unutacak, her şey normale dönecekti .
Ağlamaktan gözlerimin kızardığını hissedebiliyordum . Başım zonkluyordu . Duştan çıkıp bornozumu giyindim . Kapıyı açıp dışarı çıktım . Odada yoktu . Üstüme bir şeyler geçirip ışıkları kapatıp yatağa uzandım .
Başım o kadar çok ağrıyordu ki uyuyamıyordum ama gözlerimde kapanmak istiyordu .
Uykuya dalarken en son duyduğum ses kapının açılma sesiydi sonrasını hatırlamıyorum .
Huzursuzca gözlerim araladım . Etraf hala karanlıktı , Çeliker banyodan çıkmıştı . Kaç saat uyumuştum ben tekrar uyumaya çalışırken Çeliker’in “ saçların hala ıslak kurula öyle yat .” Sesiyle gözlerimi aralayıp “ gir başımdan ” dedim sitemle .
Işıkları açtı . Üzerimdeki örtüyü kaldırıp beni doğrulttu . “ Ne yapıyorsun ? bırak !”
-“ Kalk . Şu saçlarını kurula .”
-“Sana ne ya benim saçım ? Rahat bırak beni .”
-“Gözlerine ne oldu ? Neden kırmızı ?” Bu adam gerçekten tuhaftı . Sanki benim insan olduğumu unutuyordu .
-“ Bir şey olduğu yok .”
-“O piç …”
Dedi , sonra sustu . Sanki yanlış bir şey söylemiş gibi .Ardından devam etti . “ Baban yüzünden mi ağlıyorsun ?” Dedi .
Yataktan kalkıp karşısına geçtim .
-“Amacın bu değil miydi ne mutlusundur şimdi . Saçma planlarının gerçekleşmesi hoşuna gidiyor değil mi ? En başından beri bunu planlıyordun . Yıllarca beni gözetlemenin , fotoğraflarımı çekmenin sebebi babamdı . Beni evlenmeye zorlayarak onu alt edebileceğini düşündün . Amacın çoçuk sahibi olmak falan değil . Ben de değilim . Sıkıntı çıkartan o piç Salihte değildi . Tek amacın babamın karşısında güç göstermekti değil mi Çeliker ?” Sözlerim sanki ona hiç işlememiş gibiydi yüzünde tek bir mimik yoktu .
-“ Evet . Aynen böyle oldu . Amacım her zaman baban denen o piçin süründüğünü görmekti . Bunun için yıllarca bekledim . Senin varlığını öğrenince kaleyi içten fethetmek istedim . Seni karım yaptım , yanıma çektim ki ne yaparsa yapsın benden güçlü olamayacağını anlasın . Benden korksun diye güç gösterisi yaptım . Şimdi her şeyi öğrendin . Ne yapabilirsin ki ? Gidicek misin ? Boşanmak mı isteyeceksin ? Sence bunlara izin verir miyim ? ”
-“ O kadar aciz bir adamsın ki sana acıyorum bu oyunda kaybedenin sen olacağını başından beri biliyorsun . ” Yüzünde bir mimik canlandı . Öfkelendi . Bir adım daha yaklaştı .
-“ Seni öldürürüm .”
-“ Sen benim yaşadığımı mı sanıyorsun ?”
Bir şey demeden odadan çıktı . Bende yatağa yeri yattım uykuya dalmam biraz geç oldu ama sonunda gözlerim kapandı …
Yorgunlukla açılan gözlerim ile odadaki gün ışığını baktım . Bir insan , yeni uyanmasına rağmen nasıl yorgun olabilirdi ? Bir süre tavana bakakaldım, sonra yataktan kalktım . Karnımda şiddetli bir ağrı vardı . Regli olacaktım kesindi .
Banyoya gidip elimi yüzümü yıkadım ihtiyaçlarımı giderdim tahmin ettiğim gibi regli olmuştum . Ardından odaya geri dönüp yatağı topladım . Gözlerim hala acıyordu , ağlamaktan şişmişlerdi .
Dün gece Çeliker , odadan çıktıktan sonra bir daha gelmemişti .
Odadan çıkıp aşağı indim . Etraf her zaman ki gibi sessizdi . Çeliker evde yok gibiydi ya da her zaman ki gibi çalışma odasındaydı .
Mutfağa gidip bir bardak su içtim . İştahım yoktu . Karnım feci ağrıyordu . Kendime bir kahve yapıp koltuğa oturdum . Kahvemi yudumlarken gelen adım sesleriyle Çeliker’in evde olduğunu anladım .
-“Kahvaltı yaptın mı ?”
-“Hayır .”
-“ Güne kahvaltıyla başlamalısın , kahveyle değil .”
-“Onada mı karışacaksın .” Konuşurken yanıma kadar gelmişti . Önümde dikildi elimde duran kahveyi alıp bir yudum aldı . “ Ne yapıyorsun çok istiyorsan git yap kendine mutfak orada .”
-“ Adam akıllı kahvaltı yap sonra vücudun bitkin düşünce beni suçlama .” Dedi , ayağa kalktım onu iterek odaya çıktım . Koskoca evde rahat edebileceğim tek bir yer bile yoktu . Yatağa geri uzandım . Üzerimde hala pijamalar vardı . Karnım o kadar ağrıyordu ki bacaklarımı kendime çektim . Gözlerimi kapattım uykum yoktu ama yorgundum .
Yarım saat geçmedim kapı açıldı . “ Yine mi uyuyorsun ? Kalk , kahvaltı hazırladım . Bir şeyler atıştır .” Ses çıkarmadım duymamazlıktan geldim belki gider diye ama pek gidecek gibi değildi .
Yatağın kenarına oturdu . “ Yemek ye , sonra tekrar uyursun .” Nerede huzur bulacaktım ben ? Neden bir saat bile yalnız kalamıyordum bu evde ? “ Git başımdan .” Demekle vücudumun yataktan yükseldiğini hissettim . Gözlerimi açtım . Kucağına almış , beni odadan çıkarıyordu . “ Ya sen ciddi misin ? İstemiyorum yemek falan . Rahat bırak beni ! ” Hiç bir şey demeden aşağı inip sofraya oturtturdu .
-“Ye hadi . Yoksa ben yedirim Benim yedirmemi istemezsin , değil mi ? ” Ona ters bir bakış atıp önüme döndüm . Sandviç hazırlamıştı . Birkaç kahvaltılık çıkarmıştı . Ama iştahım yoktu . Karnımın ağrısı o kadar fazlaydı ki oturmak bile canımı acıtıyordu .
-“Ağrı kesici var mı ?” Daha fazla dayanamadım.
- “ Ne yapıcaksın ağrı kesiciyi ? Bir yerin mi ağrıyor ?” Diye sordu . “ Ağrı kesiciyi başka ne için kullana bilirim sence ? ” Cevap vermeyip öylece bana bakınca pes edip cevap verdim . “ Regliyim . Karnım ağrıyor oldu mu ? Açıklama yeterli geldi mi ?” Kaşını kaldırıp , “ daha yeni olmamış mıydın ?” Dedi .
Yalan söylediğimin ortaya çıkmasına mı yanayım , yoksa şimdi onunla uğraşmak zorunda kalmama mı bilemedim.
-“Hayır . O zaman yalan söylemiştim . Şimdi bana ağrı kesici getir .” Bir şey demeden gitti . Bende önümde duran sandviçten birkaç ısırık aldım .
Masanın üzerine koyduğu ağrı kesiciyi alıp bir bardak suyla yuttum . Karşıma geçmiş koltukta oturmuş beni izliyordu . Masadan kalkıp yukarı çıkacağım sırada “ buraya gel konuşacaklarımız var .” Demesiyle durdum . Yine ne vardı ? Derin bir nefes alıp verdim . Adımlarımı onun oturduğu koltuğa yöneltip yanına gittim . “ Ne var ?” Gözleriyle koltuğu işaret etti . Oturup boş gözlerle ona baktım .
-“Baban seni ve kardeşini görmek istiyor .” Burukça bir gülümseyip “ Bizim babamız öldü .” Diyip kestirip attım şuan kimseyle bu konu hakkında konuşmak istemiyordum . “ Eğer benim dediğimi yapmazsa sizi asla göremez .”
-“ Ne yani senin dediğini yaparsa beni görebilir mi ? Benim hiç söz hakkım yok mu ? ” Burnumdan soluyordum . “ Benimle zıt düşmezsen , dediğimi yapar , lafımı ikiletmezsen bazı konularda konuşma hakkın olabilir , Sahra .”
Şaka yapıyor olmalıydı . Onun dediklerini yapmama gibi bir seçeneğim yoktu zaten “ daha ne istiyorsun seninle evlenmemi istedin evlendim , seninle yatmamı istedin , yattım . Daha ne halt bekliyorsun benden ne vermem gerekiyor sana !”
Sinirim tüm bedenime yayılmıştı . Ağrım bile geri planda kalmıştı .
-“Bazı şeyleri ben söylemeden yapman gerekiyor . Bunların ne olduğunu sen çok iyi biliyorsun , değil mi Sahra ? Ve seni son kez uyarıyorum … Bir daha bana yalan söylerden , ne yaparsan yap , acımam …