12.PSİKOPAT

1210 Kelimeler
İlk günkü halimden eser yoktu. Her gün daha da dibe batıyordum. Kendimi böyle görmeye alışık değildim. Aynaya her baktığımda sanki artık bana ait olmayan bedenimi, ruhumu görüyordum. Gözlerimin içindeki azda olsa o tanıdık parıltı kaybolmuştu. Yerine, derin bir boşluk yerleşmişti; ne tam olarak acıydı ne de huzur… Sanki hiçbir şey hissetmemek için var olan bir sessizlikti. Ellerimi yüzüme götürdüğümde bile dokunduğum kişi ben değilmişim gibi geliyordu. Yabancıydım kendime. Günler birbirine karışıyordu. Sabahlar anlamsız, geceler ise sonsuz geliyordu. Zaman akıyor muydu, yoksa ben mi bir yerde takılıp kalmıştım, emin olamıyordum.Kendimi ne zaman bıraktım, ne zaman vazgeçtim… bilmiyordum. Ama içimde bir yerlerde, çok derinlerde, hala küçücük bir şey kıpırdıyordu. Sanki “Bu sen değilsin” diyen bir ses… Çok kısık, çok zayıf… ama hala oradaydı. Ve belki de, henüz tamamen kaybolmamıştım… Bütün gün aynı şeyleri yapmaktan canım bir hayli sıkılıyordu . Televizyonun karşına geçmiş kapalı olan ekranı seyrediyordum . Karnımın ağrısı azalmıştı . Oturduğum yerden kalkıp , Çeliker’in çalışma odasına gittim . Kapıyı çalıp içeri girdim . Gelmemi beklemiyordu anlaşılan , “ bir şey mi oldu ?” Dedi . Kafamı sallayarak , “ hayır , canım sıkıldı sadece .” Etrafa göz gezdirdim . Koyu renkler odaya hakimdi . Burada çalışsam baygınlık geçirirdim . -“ Sıkıldım yani , öyle mi ?” Diye sordu . -“ Evet . Bu evde yapacak hiçbir şey yok .” Masanın üzerinde bir sürü kağıt vardı . Yaklaşıp göz ucuyla kâğıtlara baktım . Yarım kalmış bir kahve ve sönmüş bir sigara , yorgun gibi duruyordu . “ Yoğun musun ?” Yanına gelip kendi mi masaya yasladım . Kafasını hafifçe geriye yasladı, gözlerini bir an kapatıp derin bir nefes aldı. Yorgundu , yaslandığım yerden doğrulup arkasına geçtim . Omuzlarına masaj yapmaya başladım . İlk başta beklemediğinden kendini kassa da , ondan sonra gevşedi . İkimizde konuşmadık böylece dakikalar geçti . Ardından ellerimi omuzlarından çektim. “ Kollarım yoruldu .” Dedim , gülümseyerek yana kaydım . -“Karnının ağrısı devam ediyor mu ? ” - “ İlk güne oranla epey azaltı .” Karşısına geçip koltuğa attım kendimi , “ yarında evden mi çalışacaksın ?” Ortamın o soğuk ve kasvetli havasını almaya çalışıyordum . Hareketlerimi garipsemiş olacak ki bakışları her zamankinden farklıydı . -“ Hayır , yarından itibaren evde çalışmayacağım . Tabi bu sadece bir süre için .” Oflayarak nefes verdim yüksek sesle “ daha çok canım sıkılacak .” -“ Beni bu kadar sevdiğini bilmiyordum , açıkçası. ” Dedi , sesindeki o iğneleyici tonu havada kaptım . “ Evde yalnız kalmaktansa seninle olmak iyi .” Bir şey demedi bende daha fazla konuşmadım . İşine dönüp önündeki kâğıtlara odaklandı . Bir süre onu izledim . Söyle bir bakınca ne kadar da insana benziyordu . Takii konuşana kadar . Kâğıtlara bakarken sağ elinde duran kalemi parmakları arasında dans ettiriyor , sol eliyle çenesini sıvazlıyor sanki karşısında düşmanı varmış gibi kaşlarını çatıyordu . İlk başta odaya girdiğimde başımı ağrıtan , sigara ve ağır kahve kokusuna alışmıştım . Soğumuş kahvesinden bir yudum aldı . Adem elmasının hareketlendiğini gördüm . Bakışlarımı ardından tekrar yüzüne çevirdim . Saatler geçti . Onu izlerken koltukta uyuya kalmıştım . Gözlerimi açtığımda başımın onun göğsünde olduğunu gördüm . Birlikte uyumuştuk . Ve üzerime örtü örtmüştü . Doğrulup üstümdeki örtünün yarısını ona örttüğüm sırada gözlerini açtı . “ Uyandırdım mı ? ” Kafasını sallayarak “ hayır ” dedi . Koltuktan kalktım . “ Nereye ?” Diye sordu . -“ Karnım açıktı .” Diyerek odadan çıktım . Mutfağa gidip dolaplara göz gezdirdim . “ Ne yemek istersin .” Geldiğini görmediğim Çeliker’e baktım . “ Bilmiyorum .” Kollarını sıvazlayıp “ fırında beşamel soslu makarnaya ne derdin ?” -“Cidden aklına bu mu geldi şimdi ?” -“Evet . Sevmez misin ?” -“Sen yapacaksan benim için okey .” Önüne önlüğü geçirip yemeği yapmaya başladı bende oturup onu izledim . Sofrayı hazırlayıp yemeğe başladık . Tahmin ettiğimden daha güzel yapmıştı . “ Beğendin mi ?” Diye sordu . “ İdare eder .” Diye cevap verdim . Yemekten sonra televizyon izledim . Oda çalışma odasına gitti . Saat gece yarısına gelmişti . Odaya çıkıp dişlerimi fırçaladım . Çeliker hala çalışma odasındaydı . Çalışma odasına gidip bu sefer kapıyı tıklamadan girdim . Masanın üzerinde yeni bir kupa ve parmakları arasında yarım bir sigara içeri girmemle sigarasını söndürdü . Yavaş adımlarla yanına gidip “ hala bitmedi mi ?” Dedim . -“ Az kaldı .” Demesiyle önünde duran kâğıda bakma için öne eğildim . Saçlarım omuzundan aşağı iniyor vücudum , vücuduna değiyordu . Yüzüne yaklaşıp “ uyuyalım .” Dedim , uzaklaşacakken elini belime koyarak beni engelledi . Dizini göstererek “ otur ,” Dedi . Dediğini yapıp oturdum . Madem böyle olmasını istiyordu bende öyle yaparım o zaman , eğlenmek benimde hakkım nede olsa , kafamı boynuna gömdüm . Bir süre böyle kaldım oda işlerine döndü . İşlerini halledip beni kucaklayıp odadan çıkardı . Yatak odasına gidip yatağa yavaşça yatırdı yüzme eğilip “ banyo yapıp gelicem sen uyu .” Bundan hoşlanıyordu . Her şey normalmiş gibi birbirimize aşık mısın gibi rol yapmaktan hoşlanıyordu . Gözlerimi kapatıp uykuya dalmaya çalıştım . Banyodan çıkan Çeliker üstünü giyip yatağa yattı . Yanıma yaklaşıp elini belime koyarak sıkıca arkadan sarıldı . Kafasını saçlarıma gömdü . Psikopatın ta kendisiydi … Sabah uyandığımda hareket edemediğimi fark ettim . Çeliker hala uyuyor ve sıkıca belime sarılıyordu . Yavaşça kollarını çekmeye çalışsamda nafileydi . Haraket etmesiyle uyandığını anladım . Tekrar doğrulmak için hareket ettiğimde , “ biraz daha uyu .” Dedi , -“Uykum yok . İzin verirsen kalkıcam .” Sabahları kalktığımda onu hiç odada görmezdim . Ya benden önce kalkar ya da odaya uğramazdı . Kollarını gevşetti . Hızla kalkıp banyoda gittim . Banyodan çıktığımda hala yatıyordu . Yatağın kenarına oturdum .“ Bugün işe gitmeyecek miydin ?” Dağınık saçları ve kısık gözleriyle bana baktı . “ Kaç gün kaldı ?” -“Neye ?” -“Reglinin bitmesine .” Bunu demesini beklemiyordum afalladım . Ardından “ dört gün .” Dedim , kafasını sallayıp yatmaya devam etti . Odadan çıkıp aşağı indim . Kendime bir kahve yapıp odaya geri çıkacağım sırada , çalışma odasının kapısını açık görmemle içeri girdim . Masa yine dağınıktı . Etrafta bir göz gezdirmek istedim , masaya yaklaşıp kâğıtlara detaylıca baktım hepsi işler ilgili şeylerdi . Çekmeceleri açıp baktım . İlk iki çekmecede pek bir şey yoktu . Üçüncü çekmeceyi açtığımda bir sürü anahtar gördüm . Hepsi tek bir yerde toplanmış farklı , farklı anahtarlar kim bilir hangi kapıya aitti . Daha fazla oyalanmadan odadan çıkıp yatak odasına geri döndüm . Çeliker çoktan kalkmış duş alıyordu . Üstümdeki pijamalardan kurtulup üzerime rahat günlük bir şeyler geçirdim . Makyaj masasına oturup hafif bir makyaj yaptım . -“ Kahvaltı yaptın mı ?” Duştan çıkan Çeliker’e döndüm . “ Hayır , yapmadım . Senin uyanıp kahvaltıyı hazırlamanı bekledim bu işlerde pek iyi değilim .” Tabi ki her işte iyiydim ama onun hizmetçiside değildim . Yanıma yaklaşık arkadan belime sarılıp boynuma öpücük kondurdu . Hareketlerim , onun bana olan yaklaşımını da değiştirmişti . Ben oyun oynuyordum peki o ? Benim hakkımda gerçekten ne düşünüyordu ? Bu pisliğin aklından ne geçiyordu böyle ?
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE