Günler birbirini kovalarken bende pek bir değişiklik yoktu . Aynı şeylere devam ediyordum . Aynı döngüde ilerliyorduk .
Çeliker ofisten çalışmaya başladı . Ona rağmen her fırsat bulduğunda evi arıyor saat başı ne yaptığımı kontrol ediyordu . Evde olduğu zamanlar kapının önünde olmayan korumalar o evden çıktığı gibi evin etrafını çevreliyorlardı .
Gün içerisinde yaptığım şeyler değişmemişti . Dün can sıkıntısından kurabiye yapmıştım . Şuanda oturmuş kahveyle kurabiyelerimi yiyordum .
Akşam olduğunda Çeliker geldi . Yemek yiyip çalışma odasına gitti . Bu adam neydi böyle oturup bir film bile izlemeyede mi zamanı yoktu ? Yoksa hayatın sadece çalışmaktan ibaret olduğunu falan mı düşünüyordu ?
Saat gece yarısını geçince televizyonu kapatıp odaya çıktım . Banyoya girip kısa bir duş aldım .
Saçlarımı kurulayıp yatağa yattım . İki dakika bile olmadan odanın kapısı açıldı . Bu adam benim yatağa girmemi mi bekliyordu . Üstünü bile değiştirmeden yatağa atlayıp “ uyuma .” Demesiyle ona dönüp “ ne yapıyorsun , git üstünü değiştir .” Dedim.
-“ Birazdan çıkarıcam zaten .”
-“ Leş gibi sigara kokuyorsun , Çeliker .” Kollarından iteklemeye başladım . Yatakta doğrulup üstünü çıkarmaya başladı . Üstündeki gömleği tek bir hareketiyle çıkarıp , yataktan kalktı . Elleri kemerine gitti .Bana bakarak pantolonunu çıkardı , karşımda sadece boxerla kalmıştı . “ Üstünü banyoda da çıkarabilirsin .”
-“Banyoya girmeyeceğim yani şimdi , girmeyeceğim .” Üzerime eğilmeye başladı . Altından kurtulup kendimi yana attım . “ Uykum var git banyonu yap .” Üzerimde olan örtüyü çekip “ benim uykum yok .” Dedi . Üzerime dahada eğilerek . Elini belime koyup yatağa yatırdı . Üzerime çıkıp ellerini bacaklarımda gezindirmeye başladı . Vücutlarımızı birleştirip , dudaklarıma kapandı .
İlk yumuşak başlayan öpüşleri karşılık vermememle sertleşmişti . Bacağımdaki elini artık okşamıyor , sıkıyordu . Dudağımı ısırmasıyla elimle itip dudaklarımızı ayırdım . Gözlerinde şeytanı bir bakış vardı . Sonu ne olursa olsun benimle oynamak istiyordu . Ne derse desin beni istiyordu .
Elimi ensesine koyup kendime çektim . Bu sefer sıra bendeydi . Sanki susuz kalmış gibi karşılık veriyordu . Eli pijamama gitti . “ Korunmayı unutma .” Eli durdu . Kaşlarını çatıp yüzüme baktı bir süre “ Niye korunuyorum ?”
-“ Sence niye Çeliker ? Hamile kalmayayım diye tabiki . Öldürmek istediğin kadını hamile mi bırakmak istiyorsun , a doğru unutmuşum zaten benimle evlenme amacından biride buydu . ” Sanki gerçekleri daha yeni öğreniyormuş gibi buz kesti yüzü , sinirlenmişti . Sadece gözlerime bakıyordu . “ Noldu ? ” Diye sordum . Arsız gibi , “ şunu yapma !” Dedi .
-“Neyi yapmayayım ?”
-“ Ne yaptığını sen çok iyi biliyorsun , Sahra .”
-“ Böyle yapmamı sen istemedin mi ? Karın gibi davranmamı istedin bende öyle davranıyorum … Mecbur .” Anlında atan damarı bile görüyordum . Yüzüne yaklaşıp “ hadi devam et .” Diye fısıldadım .
Öyle dememle yataktan hızla kalkıp banyoya girdi . Kapıyı sertçe çarptı . Bende üstümü düzeltim . Yatağa yattım . Bu pislik uykumu kaçırmıştı .
Çok geçmedi , uykuya dalmadan banyodan çıktı . Üstünü giyer odadan çıkar diye bekledim. Ama yatağa yattı . Hiçbir şey olmamış gibi uyudu .
Bende aldırış etmeden uyudum .
Uykumdan uyanmama neden olan çalan telefon sesiydi , benim telefonum olmadığına göre çalan tabikide Çeliker’in telefonuydu . Beni uyandıran ses bir türlü onu uyandıramamıştı .
Kolumla dürtüp “ telefon çalıyor ,uyan ” dedim .
Telefon çala çala kapandı . Ardından yataktan doğrulup telefonu eline aldı . Birini aradığını duydum . Tabi bunlar olurken benimde uykum kaçmıştı .
-‘ Saatın kaç olduğundan haberin var mı ? ’ Siniri geçmemiş gibi duruyordu . Burnundan soluyarak konuşmaya devam etti .
-‘ İşini bitirin .’ Dedi ve kapattı . Telefonu komidinin üzerine sertçe koydu . Kalkar gider diye düşünmüştüm ama yine yanıldım . Örtüyü kaldırıp altına girdi . Uykum kaçtığı ve aynı zamanda susadığım için yataktan kalktım . Çeliker ,“ nereye ?” Diye sordu .
-“ Susadım .” Dedim ve odadan çıktım . Mutfağa gidip bir bardak su doldurdum . Bardağı tezgahın üzerine bırakıp tam arkamı dönerken karanlıkta Çeliker’i arkamda görmemle ağzımdan tiz bir çığlık çıktı. “ Ödümü kopardın ! Ne işin var arkamda ?”
-“Susadım .” Demesiyle yana kayıp “ al iç suyunu .” Dedim ve mutfaktan çıkıp hızla odaya geri döndüm . Korkudan kalbim hala deli gibi atıyordu . Bilerek yaptığı barizdi . Yatağa geri yattım .
Telefon tekrar çaldı . Çeliker hala odaya gelmemişti . Susmak bilmeyen telefon canımı sıkmıştı artık . Daha fazla dayanamadım telefonu sessize alacakken arama ekranında ‘ YAREN ’ ismini görmemle bir süre duraksadım . Bu kimdi ki şimdi gecenin bir saatinde arıyordu ? Elimde duran telefonun ekranına bakarken odaya Çeliker girdi . Telefon çoktan kapanmıştı . Bana bakıyor , elimde neden telefonunu tuttuğuma dair bir şey söylememi bekliyor gibiydi .
-“Telefonun çaldı uzun süre susmayınca bende sessize almak için elime aldım ama kapandı . ”
Bir şey demeden telefonu eline alıp yatağa oturdu . Bir süre telefona bakındıktan sonra telefonu bırakıp yatağa yattı . Bende yatakta oturmuş onu izliyordum . “ Yaren kim ? ” Sorduğum soruyla bana dönüp “ seni ilgilendirmeyen şeylere burnunu sokma .”
-“ Sevgilin mi yoksa ?” Dedim . Bütün uykum kaçmıştı .
-“ Olamaz mı ?”
-“ Olamaz tabikide Çeliker . Benimle evlisin daha doğrusu sen evlisin . Benimle evlenerek hayatımı mahvettin birde üstüne beni aldatıyor musun ? Hem ben sevgili yapsam sen bundan rahatsız olmaz mısın ? ” Diye çıkıştım . Nasıl bu kadar rahat olabiliyordu . Hızla yattığı yerden doğruldu .
-“ Sevgilim falan yok . Senide aldatmıyorum . Bir daha sakın başka bir erkek ihtimalinden bahsetme.”
-“ O kadın kim ?”
-“ Daha irdeleyecek misin bu konuyu ?”
-“ O kadın kimde seni bu saatte arıyor ? ” İstemiyerekte olsa onla evli kalmış olsamda böyle bir şeyi asla kabul edemem , asla sineye çekemezdim . Benim hayatımı mahvetmişken kendi hayatını yaşayamazdı .
-“ Kuzenim oldu mu ? Arayan kuzenim di genelde bu saatler uyanık olduğundan işle kaynaklanan bir sorun için aradı . Bende ona mesaj yazarak sorununu çözdüm . Oldu mu ? Şimdi uyuya bilir miyim ?”
-“ Umarım kuzenindir Çeliker , yoksa aksi halde sen benin öldürmeden ben seni öldürürüm .” Diyerek arkamı dönüp yattım . Oda bir şey demedi zaten .
Gözlerimdeki acı ve başımın ağrısıyla uyandım .
Dün adam akıllı uyuyamadığımdan hala kendimi yorgun hissediyordum . Yataktan kalkıp banyoya gittim .
Ardından odaya döndüğümde Çeliker yatağı topluyordu . “ Günaydın . Hadi gel kahvaltı hazır .”
Aşağı inip masaya oturdum . Karnım nedense feci derecede açtı . Çayları koyup oda oturdu . Yemeğe başladım .
-“Bugün ofise gidecek misin ?”
-“ Evet , yapılması gereken birkaç iş var .”
-“ Hm . Kuzenin aradı mı sonra ?” Elindeki çatalı masaya koyup bana döndü . “ Hayır aramadı .”
-“ İyi, işinin çözülmesine sevindim . Gelirken bana muzlu pasta alır mısın canım çekti ? ”
-“ Tamam , alırım .” Yemeğimi yiyip sofradan kalktım . Odaya çıkıp üstümü değiştirdim . Çeliker evden çıkmıştı . Odanın penceresinden dışarı baktım . Arabasına binip gitti . Hayat ona güzeldi beni bu zindana hapsedip kendisi istediği gibi yaşıyordu . İstediğini yapıyordu . Ben işe burada çürümemeye çalışıyordum . Bir yandan da Elif’i düşünmeden edemiyordum . Nasıl olduğunu , ne yaptığını şuan nerede olduğunu bilmemek beni deli ediyordu . Esra’nın gerçekten böyle bir şey yapıp yapmadığı aklımı kurcalayıp duruyor evde her yalnız kaldığımda içim içimi yiyordu …