Duyduğum sesle etrafıma bakındım ama kimse yoktu . “ Şist buradayım .” Ormana bakan yolun üstündeki ağaçların arkasında bir şeyin kıpırdadığını gördüm . Yavaşça bana yaklaşan silüeti izledim . “ Sahra benim Esra .” Diye fısıldadı ses , “ Esra ?” Dedim sesizce .
-“Buraya nasıl geldin ? ”
-“ Seni yalnız bırakmazdım . Hadi gel beni takip et .” Kafamı sallayarak ormanın içinde ilerlemeye başladık hava o kadar soğuktu ki dudaklarımı aralayıp tek bir söz söyleyemedim nereye gittiğimizi bilmiyordum . Tek yaptığım şey Esra’yı takip etmekti .
Sonunda yola çıkmıştık . İleride duran bir araba gördüm ona doğru ilerledik . “ Araba senin mi ?” Diye sordum .Arabanın yanına gelmemizle cebinden çıkardığı anahtarla arabayı açtı .
-“Tabi kızım yoksa bu dağın başında yürüyerek ne kadar yol alabilirdik . Hadi atla biraz ısınırsın .” Arabaya binip kendime gelmeye çalıştım . Vücud ısımın kendine gelmesiyle Esra’ya dönüp “ teşekkür ederim Esra sen olmasan asla yapamazdım .” Gülümseyerek bana döndü .
-“ Teşekküre gerek bile yok bak her şey daha güzel olucak saat 4 de uçak biletimiz var her şeyi ayarladım . ” Derin bir nefes alıp akan yolu izledim karanlığın altında .
Geçen birkaç saatın ardından Esra’nın kaldığı eve geldik . Eve girmemle Elif’i görüp sımsıkı sarıldım .
-“Abla gelemeyeceksin diye çok korktum .”
-“Korkma bak buradayım .” Diyerek sarılmaya devam ettim .
Esra odaya girip elinde bavullarla kapıyı açtı . “ Hadi bakalım daha yolumuz uzun uçağı kaçırmak istemezsiniz dimi .” Demesiyle bavulları arabaya taşıdık ben kıyafet almamıştım Elif ’ inde pek bir şeyi yoktu . Geri kalanlar işe Esra’nın dı . Oda buradan kurtulup kendine yeni bir hayat kurmak istiyordu .
Havalimanına gelmiştik . Herşeyimiz tamdı valizlerimiz kontrolden geçmiş her şey tamamdı uçakta yerlerimize oturup kalkışı beklerken , bir hostes yanıma gelip kontrol sırasında bir sıkıntı çıktığını söyledi . Bu da nereden çıkmıştı . Yerimden kalktığım sırada “ seninle gelmemi ister misin ?” Dedi Esra , “ gerek yok gelirim hemen .” Diyerek , hostesi takip ettim . Uçaktan inip beni bir yere götürdü . “ Siz burada bekleyin ben hemen geleceğim .” Diyerek gitti .
Aradan beş dakika geçti gelen giden yoktu . Biraz daha bekledim neredeyse on dakika olmuştu ardından çıkıp uçağa doğru gideceğim sırada uçağın çoktan harekete geçtiğini görmemle kalkan uçağa bakakaldım .
-“Ne kadar acı bir sahne öyle değil mi ?” Arkamdan duyduğum tanıdık sesle başımın dönmesiyle midemin bulanması bir oldu . Korkudan arkamı bile dönememiştim . Dönmeme bile gerek kalmayarak zaten o çoktan görüş alanıma girmişti . “ Doğrusu Sahra , buraya kadar bile gelebileceğini düşünmüyorum . ” Dedi . Gözleri bu sefer farklı bakıyordu . Sinirli gibi değildi daha durgun du bakışları . Sadece tek bir söz döküldü dudaklarımdan “ nasıl anladın ? ” dudakları kıvrıldı . Bir adım yaklaşıp tepeden tırnağa son bir kere baktı . “ İznim olmadan kuş uçmaz Sahra .” …
***
Arabanın canımdan dışarı bakıyor düğün yerine gidiyordum . Bu kadardı , sanki hiçbir şey olmamış , yaşanmamış gibi birkaç saat sonra evlenecektim . Artık tamamen bittiğini hissediyordum artık hiçbir zaman özgür olamayacaktım .
Çeliker benimle arabaya bindiğimizden beri konuşmadı . Daha doğrusu havalimanından buyana konuşmadı desek daha doğru olurdu …
Kalabalığa doğru ilerliyorduk Çeliker’in koluna girmiş yanında rol alıyordum . Bizi alkışlayan insanlar kahkahalar atanlar benden daha mutlu olan insanların yüzlerine baktım . Ne kadar mutluydular . Ben ise yüzüme zoraki bir gülümseme bile yerleştiremiyordum .
Konukların arasından masaya oturmamızla nikah memuru geldi . Kulaklarım buğulu gibiydi hiçbir şey duymuyordum yaşanan olayları sanki biri hızlandırmış gibiydi her şey o kadar hızlıydı ki nikah memurunun bana soru sorduğunu bile idrak edememiştim . Çeliker’in kolumu dürtmesiyle , “ Adar Çeliker’le evlenmeyi kabul ediyor musun kızım ?” Dediğini duydum . O kadar bitkindim ki adam akıllı yüzüme bakan herkes burada olmak istemediğimi anlardı .
Yüzüme boş boş bakan insanlara baktım . Ardından dizlerimin üzerinde duran elimin üzerinde oluşan acıyla Çeliker ‘e baktım , elimi sıkıyor sanki kemiklerimi kırmak istiyordu . “ E -evet .” Dedim . Ağzımdan çıkan boğuk sesle , sonrası klasikti zaten bütün gün ne denildiyse onu yaptım . Oturduğum yere sanki çivilenmiştim . Etrafta deli gibi gülüp eğlenen insanlara baktım baya kalabalık gösteriş içinde olan insanlarla doluydu burası …
Zamanın hızla geçmesiyle sonunda tekrar Çeliker ‘le yalnız kaldık . Bir eve gelmiştik ama bu daha önce kaldığımız yerden daha farklıydı . Daha çok evi andırıyordu diğeri boğuk ve kapalı tonlardayken bu ev sade ve ferahtı . Kapının önünde durmuş evi inceliyordum . Çeliker’in “ Beni takip et .” Demesiyle peşinden gittim bu evdede merdiven vardı . Yukarı çıkıp bir odaya girdik ışığı açtı oldukça geniş bir odaydı . Büyük çift kişilik bir yatak yanlarında komidinleri vardı . Beyaz renk ağırlıklı olan odada birde makyaj masası küçük bir koltuk , odanın içinde giyinme odası ,banyo ve küçük bir balkon vardı . “ Burası yatak odası burada kalacağız . İkimiz .” Son söylediği kelimeyi bastırarak söylemesi mideme ağrı girmesine neden olmuştu . “ Aşağıda mutfak var diğer odalarda da zamanla ne olduğunu öğrenirsin .” Diyerek üstündeki gömleğinin düğmelerini açmaya başladı .
Gömleği bir çırpıda çıkartıp odada duran koltuğun üzerine attı . Yavaşça yaklaşmaya başladı . Önümde durup “ dön arkanı .” Dedi . Bir şey demeden dediğini yaptım . Arkamdaki saçları omzuma atıp gelinliğin arkasını açtı . Üzerimden düşmesin diye sıkıca tuttum . Ondan uzaklaşıp . “ Banyo yapmam lazım .” Dedim.
-“Dolapta kıyafet var .” Demesiyle hızla odanın içinde olan başka bir odaya kıyafet odasına gidip giyebileceğim birkaç şeyi hızla alıp banyoya gittim . Kapıyı kapatıp arkasına yaşlandım . Hızla bir soluk alıp bir an önce gelinlikten kurtuldum . Sıcak suyun altına girip bekledim . Sanki şu banyodan çıktıktan sonra hayatım eski haline dönecekmiş gibi hissediyordum . Yarım saatin ardından yıkanıp çıktım . Banyoda duran siyah ve beyaz bornoza baktım . Üzerime beyazı giyip kurulandıktan sonra pijamaları giyip kulağımı kapıya dayadım içeriden ses gelmiyordu . Hiç istemesemde kapıyı açtım . Çeliker koktuğun üzerine oturmuş elinde duran sigarasını içiyordu . Açmış olduğu camdan odayı soğuk havanın gelmesiyle titredim . Odanın ortasında öylece durmuş bekliyordum , sigarasını bana bakarak içiyor gözlerini üzerimden çekmiyordu.
-“ Orada öylece dikilecek misin ?” Sigarasından son dumanı içine çekip söndürdü . Oturduğu yerden kalktı . Elleri pantolonunun düğmesine gitmesiyle “ dur , yapma .” Kısık çıkan sesim odayı doldurmaya getmişti . Tek kaşını kaldırarak “ neden ?” Diye sordu .
-“ Regliyim .” Dedim anlık gelen fikirle , bir süre durdu . Derin bir nefesin ardından banyoya gitti . Gözlerimi kapatıp tuttuğum nefesi geri bıraktım .
Yatağa girip biran önce uyumaya çalıştım …
Yorgunlukla hemen uyumuştum dün akşam , kalkıp yatakta soluma baktım . Boştu sanki örtü hiç bozulmamış gibiydi . Yavaşça kalkıp etrafa , odanın içine baktım . Yalnızdım . Banyoya gidip elimi yüzümü yıkadıktan sonra aşağı indim etraf çok sessizdi kimse yoktu . Arkamdan gelen sesle olduğum yerde sıçradım . “ Sonunda uyandın hadi kahvaltıyı hazırla .” Çeliker’in söyledikleriyle çatık kaşlarla ona bakmaya başladım . “ Ben mi hazırlayacağım kahvaltıyı ?” Diye sordum .
-“ Sence ? Bir dahakine evde olduğum zamanlar kahvaltı bu kadar geçe kalmasın .” Dedi ve gitti .
Mutfağa girip etrafa baktım . Her şey yeni ve temizde bazı eşyaların ambalajı bile açılmamıştı . Bunları ne ara almıştı . Hiç iştahım yoktu . Çeliker’in bu halleri beni geriyordu . Her an patlaya bilir gibiydi doğrusu beni bulduğu an öldürür diye düşünmüştüm . Ama hiç bir şey olmamış gibi davranıyordu .
Umarım kardeşim ve Esra iyidir . Çeliker’in onların peşinide bırakacağını düşünmüyordum .
Bir şeyler hazırlayıp masayı kurdum . Çeliker’in masaya oturmasıyla tam gidecekken “ nereye ?” Demesiyle ona dönüp “ iştahım yok odaya çıkıcam .” Dedim .
-“Otur şuraya .” Sert çıkan sesine aldırış etmeden ona baktım oturduğu yerden , bakışları tekrar beni buldu . “ Sana dedim dimi .” Eninde sonunda hep onun dediği olacaktı nereye kadar karşı koyabilirdim ki . Masaya oturdum . “ Bügün halletmem gereken işler var akşama doğru eve gelirim bu süre zarfında kaçmaya çalışma sakın .” Dedi , iğneleyici ses tonuyla .
-“Aklında ne var Çeliker neden bir şey demiyorsun neden kızmıyor esip gürlemiyorsun , neden beni cezalandırmıyorsun ?” Bakışlarını kaldırıp bana baktı . “ O kadar basitsin ki kaçacağını zaten anlamıştım . Kim evinin ön tarafına koruma koyupta arka tarafta kapı olmasına rağmen kimseyi odaya koymaz ki ya da kim düğünden bir gün önce mutfak kapısının üzerinde anahtar bırakır ? Kim güvenmediği birine telefon alıp onun arkadaşıyla plan yapmasını izin verir ? Merak ettim nereye kadar gidebileceksin diye , ve bunuda ikimizde öğrenmiş olduk .”
-“ Her şeyi biliyordun .” Aklımca yaptığım planla kendimi kandırmıştım . Karşımdaki Çeliker’i hafife almıştım …