Özde duyduklarının şokuyla afallamıştı.Öyle ki bu adamın kötü şeyler yapabilen birisi olduğunu biliyordu lakin asla bu kadarını tahmin edemezdi.
"Siz ne dediğinizin farkında mısınız arkadaşlar ne demek karısını öldürmüş."dediğinde kızlar bunu bilmemesine garipsemişti.
Bu gecenin herkes için çok yorucu olduğunu kabul ederek burada sonlandırmaya karar vermişlerdi.Özde bunu sevinmişti çünkü hem fiziksel olarak hemde ruhsal olarak son zamanlarda yaşadıkları onu gerçekten çok yorgundu
ANEMON SİTESİNDE
Lavin çıplak şekilde yatak da uyuyordu. Oktay sabah sabah çalan telefonunu eliyle uzandı. Sabahın bu saatinde arayan kesinlikle ölüm fermanını imzalamıştı.
Ve celladını arıyordu herkes bilirdi ki Oktay sabahın erken saatlerinde aramak ecele uçarak gitmek demekti.Oktay telefonu açtı ve Haydar'ın adını gördü.
"Ne var Haydar beni bu saatte ne rahatsız ediyorsun?"
dediğinde Haydar'dan hemen cevap geldi.
"Abi bu komiser varya bize bela olacak hakkımızda haber çıkmış muhtemelen bu komiserin ekibinden bilgi sızdırılmış diye duyduk."
Bunları duyan Oktay sinirden yatak da doğruldu.
"Oğlum bu saatte bu zırvalıklar için mi kaldırdın beni?" diye tısladı.
Hayatında en nefret ettiği şey saat on birden önce uyanmaktı Oktay'ın.Hayatının en önemli kurallarından biriydi.
"Tamam ben gelince bunu detaylıca araştır sonrada konuşuruz Samet'i naptın attın mı?" Haydar kaçamak cevap vererek telefonu kapattı.
Oktay yanında çıplak yatan Lavin'e baktı kıza şöyle bir baktığında midesinde bir bulantı hissetti.Bu hissi ne zaman sevmediği bir kadınla yatsa her zaman hissederdi. Bu tamamen hayatının kadınını kaybettiksen sonra ortaya çıkmıştı. Hemen kalkarak banyoya gitti.
Sarhoşken yaptığı bu hatalar yüzünden günlerce yemek yiyemiyordu. Lavin'e ise içten içe üzülüyordu. Oktay banyoda öğürürken Lavin uyanmıştı.
Hemen saate baktı saat sabah beşi gösteriyor ve rutin uyanmalarını yaşıyordu Oktay her seferinde banyoda kusuyor o ise öğürme seslerine uyanıyordu bu artık onun için alışılagelmiş bir durumdu.
Bir süre önce bu durumdan rahatsızdı. Çünkü bunun tek sebebinin o kadın olduğunu ve Oktay'ında hayatını mahvettiğini düşünerek bu hissiyattan kurtulmuştu.
Sonuçta her şeyi ölmüş birine yıkarak kurtulmak güzel bir fikirdi. Hayatının aşkını ne şekilde olursa olsun elde etmişti ve Lavin bunun gerisinin geleceğine de inanıyordu Oktay'da onu sevecek ve aşık olacaktı.
Evlenecekler İran'da tam kırk gün kırk gece düğünleri olacaktı.Şehrazat'ın masalları gibi bir hayatı olacaktı Lavin'in o buna inanıyordu.
Hatta ilk çocukları erkek olacak adını Barlas koyacaklardı. Ama babası Farzad koyması konusunda ısrar ediyordu bu konuda küçük bir kavga yaşayacaklar hatta dedeninde istediği olacak Barlas Farzad olacaktı. Lavin anne tarafı mardin babası ise İranlıydı.Bu yüzden gelenekleri çok bağlı bir ailesi vardı.
Sonunda Oktay banyodan çıkmış yüzünü siyah yüz havlusuna silmişti. Lavin'in hala yatak da yattığını görünce yüzünü ekşitti. Ters bir bakış atarak :
"Sen hala gitmedin mi?" dediğinde Lavin yine aynı soruyla karşılaşmanın hüsranıyla yatakdan kalkarak banyoya doğru yönelecekti ki Oktay bileğinden yakaladı.
"Ben sana bir soru sordum cevap ver şimdi" dedi en sert tonuyla. Lavin korkutmuştu korkudan yüreği çıkacak gibi çarpıyordu. Gözleri dolmuştu siyah saçlarını hemen yüzünden geriye doğru itti.
"Ben şey ben birlikte kahvaltı yaparız diye ben düşündüm." Her ne kadar sarhoş Oktay'ın karşısında cesur olsa ve onu ele geçirmiş olsa da halen yapamadığı şeyler vardı. Aklı başında olan Oktay'ı kendine aşık etmek bunu da bir türlü başaramıyordu.Çünkü Oktay fırsat vermiyordu hemen ilk fırsatta kapı dışarı ediyordu onu.
Bu şekilde davranılmak bir kadın için oldukça gurur kırıcıydı.
Lavin adamı daha fazla kızdırmamak için hemen giyindi ve çıktı.
ANTİKA KAFE
O sırada Özde bütün gece uyuyamadığından dolayı sabahın köründe gelmiş ve hemen kafesini açmıştı. Özde herşeyin kafasına takan bir tip olduğundan son bir gündür olanları sürekli olarak film şeridi gibi düşünmeden edemiyordu.
Hayatının her önemli gecesinde bu olanlar yüzünden kafası allak bullak olmuştu şimdi ne yapacaktı kendiside bilmiyordu.
Eski haberlerin olduğu bir siteye girdi.
"ÜNLÜ MAFYA AİELESİNDEN YENİ İNFAZ."
İztepe'de ve Türkiyenin her yerinde illegal işler ve çok fazla dosya ile adları anılan Elbayoğlu ailesinin en karanlık ismi olan Oktay Elbayoğlu'nun karısı Yasemin Elbayoğlu yatak odasının camından atlayarak hayatına son verdi. Polis ise yaptığı araştırmalara göre bu ölümün bir intihar süsü verilmiş cinayet olduğuna kanaat getirdi. Yasemin Elbayoğlu'nun vücudunda çok sayıda darp izi ve bıçak yarası bulunuyor. Bu olaydan mütevellit eşi Oktay Elbayoğlu karısını öldürmekle suçlanıyor."
Bir sürü sitede gezindi her yere baktı gözleri kan çanağına dönmüştü Özde'nin en son girdiği haber sitesinde Yasemin adındaki kadının resmine bakarken buldu kendini.
Beyaz bir elbise giymiş çimenlerin üzerine oturan hayat dolu neşeli bir kadının gülümsemesiydi bu. Kumral saçları elbisesinin omuzlarına dökülüyor.
Renkli bileklikleri adeta ela gözleriyle taçlanıyor.Bu fotoğrafa ilk kez bakan birini bile kendine çeken bir duru güzelliği vardı Yasemin'nin o kadar güzel gülmüşki. Gülüşünden hayat fışkırıyor adeta.
"Bu kadını öldürmüş olamazsın değil mi?" diye fısıldarken tam arkasından bir ses duydu.
"Evet öldürdüm" diye fısıldadı.