3.Bölüm

1802 Kelimeler
PENTAGON REZİDANS Oktay hazırlanmış ve bir sonraki alacaklısına gitmek için hazırlanıyordu. “Haydar Samet nerede?” “AlisRouge gitti abi” Oktay sinirlenerek arkasını döndü. “Kime sordu lan gitmek için?” Haydar kafasını yere eğerek. “Özür dilerim abi engel olamadım bir kadınla görüşecekmiş gitti.” Oktay o kadar sinirlenmişti ki. Bu sırada içeriye kuzeni girdi. Mert Elbayoğlu kendisi yazılım mühendisi ve bilişim şirketi sahibi Oktay’ın bir numaralı rakibi . Oktay siyah ise Mert beyazdı. Onda herşey kusursuzdu bu ailenin kusurlu ve kirli olanı Oktay idi. “Ooo kuzen hayırdır hazırlanmışsın uygulamadan hatun mu düşürdün yoksa ?” Dediğinde Oktay anlamamış gibi sert bir ses tonuyla konuşurken yürümeye devam etti. “Ne uygulaması lan seninle geyik muhabbeti yapacak vaktim yok.” Mert elindeki telefonu kaldırıp göstererek. “Bakıyorum da inkar ediyorsun oğlum Yakbeni date uygulaması benim şirketimin çıkarttığı son trend sende kendine hesap açmışsın fark etmiyecek miyim sandın gerçekten.” Oktay arkasına dönerek bir iki adım attı. Ekran kendi resimlerinin olduğu bir profil gözüküyordu. “Oktay Elbayoğlu , 32 yaşında bekar Ceo .” “Eğer yangınıma su olmayacaksan çakmakla yaklaşma.” Gözlerini açtı sinirden elmacık kemiklerindeki damarlar çıkıklaştı şah damarının üstünde kemikte belirgin şekilde damarlar çıkıyordu. “BU ne lan kim benim adıma hesap açtı becerdiğimin uygulamasında!” Dediğinde Haydar kafasını kaldırdı ve artık abisinden bir şeyler saklamanın zmaanı olmadığını fark ettiği için konuşmaya başladı. “Abi Samet yaptı ama kötü amacı yoktu kız düşürmek için.” Oktay arkasını döndü Haydar’ın yakasına yapıştı. “Korum lan bana o iti nerede lan nerede!” diyerek Haydar’ı salladı. “AlisRouge da abi.” Arkasından telefonu eline aldı ve AlisRouge müdürüne mesaj attı. “HEMEN MEKANI BOŞALTIN… Sadece benim adamım ve misafiri kalsın diğerlerini atın ve çıkmalarına asla izin vermeyin.” Tek başına bindiği son model Regan Mega arabasına bindi. Sonunda klübe ulaşmıştı. “Kapıda kalabalık vardı herkes dışarı çıkarılıyordu. Oktay belinden silahını çıkarttı.Şarjörünü doldurdu. İçeriye girdi korku dolu gözlerle barda oturan Samet ve kırmızılı kadına bakıyordu. “Son duanı et Samet.” Samet korkudan elindeki bardağı yere düşürdü. Yere eğildi diz çöktü Oktay’ın dizine yapıştı. “Abi ben yaptım sen yapma abi ben bir hata yaptım sen affet abi ne olursun kurbanın olayım Allahın hatırı için köydeki anamın ölüsünü öpeyim bir daha olmaz abi.” Kapıdan Haydar gözüktü hemen Oktay’ın önüne silahın namlusunun önüne geçti. “Abi sana saygım sonsuzdur bilirsin sen ne karar verirsen bana uygulamak düşer ama bu salağı affet biliyorsun bu benim öz kardeşim gibi o çukurlardan aldım ben büyüttüm bunu ölen kardeşimin yerine koydum abi ben söz veriyorum bir daha böyle bir hatayı asla yapmayacak.” Özde kenarda olanları korku dolu bir ifadeyle izliyordu.İçinden şunları geçirdi. “Neyin içine düştüm ben Allah cezanı versin Müge senin ipinle kuyuya indiğim için salaklık bende Sevde haklıymış bir Mafyaya bulaşmadığım kalmıştı o da oldu ahir ömrümde .” diye düşündü. Müge ise dışarda arkadaşım diye bağırarak güvenliklikelrin üstüne atlıyordu. Sevde’yi çoktan aramış ve bayan mantık çoktan yola çıkmıştı. Oktay Haydar’ın gözlerinin içine baktı. “Haydar çekil önümden beni on beş senelik adamımı vurmak zorunda bırakma.” Haydar elli yaşlarında bir adamdı. Oktay on beş yaşından beri yanındaydı ve onu korumakla görevliydi. Özde korkudan titreyen sesiyle istemese de karışmak zorunda kaldı. “Afeder-sini-zz şe—yy Ok---tay bey sanırım.” Oktay arkasını döndüğünde karşısında duru güzellikte duran seksi mini elbisesiydi ve kısa boyuyla oyuncak bebeği andıran kıza alıcı bir gözle baktı. Oktay’ın kollarımda ne kadar küçücük kalır . Bir okşamamla parçalanır diye geçirdi içinden. “Sen ne diyeceksin çabuk konuş.” Özde yeniden cesaretini toplayarak bu sefer kekelememeye çalışarak söze girdi. “Siz gelmeden önce arkadaş bana gerçekleri anlattı yani benim için sorun değil bu olayı kimseye anlatmam lütfen kimseye zarar vermeyin ve lütfen benim gitmeme izin verin evde bekleyen yaşlı bir kedim var benim.” Oktay duyduğu elini beline koydu ve bir kahkaha attı. “Evde yaşlı bir kedin mi var ?” dedi. Özde başıyla onayladı. “Aman ne acıklı bir hikaye evde yaşlı kedisi var ama gecenin köründe herifin biriyle klüplerde eğleniyorsun yani öyle çok da acil bir durumun yok.” Dediğinde Özde bu işin artık hiçte kolay olmayacağını anlamıştı. “Oktay abi ne olur affet bizi izin ver bayan da gitsin onun bir suçu günahı yok abi .” “Yalnız bayan değil kadın.” Diye düzeltti Özde. “Bak sen bayan korkağın dili çözüldü demekki artık o kadar korkutucu gözükmüyorum öyle mi?” Özde başını önüne eğdi ve konuşmamanın daha iyi olacağına karar verdi. “Evet bakalım sizinle ne yapabilirim” “Haydar Samet’i al Grandfald’ın klübesine bağla.” Grandfald Oktay’ın şu hayatta en sevdiği varlık olabilirdi. Onu özel olarak Amerika’dan özel olarak getirtmişti. Yavruluğundan beri özel bir eğitmenle beraber yetiştirdiği için kısmen evcilleşmiş siyah bir panterdi. Siyah panter dünya üzerinde en tehlikeli ve saldırgan panter türüdür. Kendisine yanlış yapanları ise Grandfald’ın kafesine bağlaması yeterliydi. Samet’in korkudan gözleri açılmıştı. “Abi nolur yapma abi gözün ayağın olayım o beni ısırır ben ölürüm abi tek lokmada yer beni.” Oktay eliyle işaret verdi Haydar Samet’i yerden kaldırdı ve dışarıya doğru sürükledi. Onlar çıktıktan sonra Oktay tekrar Özde’ye doğru döndü. Ona doğru bir iki adım attı silahı aldı ve çenesine kadının yüzüne dokundu silahla önce yanağına yavaş yavaş dudaklarına çenesi daha aşağı boynu en son kadının göğüslerinde durdu. Elbiseden gözüken derin göğüs dekoltesinden keşisen çatala şöyle bir baktı. “Ve sen bayan korkak bu gece seninle çok eğleceğiz.” Özde titreyerek kısık sesle sordu. “Nasıl anlamadım?” Oktay silahı tekrar kadının dudaklarına sürttü kadını kendiyle bar arasında sıkıştırdı aralarında bir adımlık bile mesafe yoktu vücutları birbirlerine değiyordu.Hoş kadının boyu adamın yarısına geliyordu ama. Nefesi adamın boynunda hissediliyordu. “Seni bu gece öyle dağıtacağım ki bir daha başka bir adamla gecenin bir vaktinde buluşmak gibi bir hata yapmayacaksın.” ALİSROUGE KAPI ÖNÜ Sevde kalabalığın arkasından sevgilisi ve onun yanında avukat arkadaşları ile birlikte mekananın kapısına doğru gelmişlerdi. Hemen arkadan Ulaş Akçalı arabasıyla birlikte gözüktü. “Dağılın neler oluyor ben Komiser Ulaş Akçalı herkes dağılsın açılın.” Diyerek mekana giriş yaptı. Herkes kenara çekilmişti arkadan Süreyya ,Cemal ve Berk gözükmüştü bunlar o ünlü ekipti . Ulaş Müge’yi güvenliklerden kurtarmıştı. “Hayırdır Müge hanım gecenin köründe cinayet işlendi gel diye mesaj atmışsın eğer içerde bu tarz bir olay yoksa seni bir gece nezarethaneye atarım haberin olsun.” Müge dudaklarını bükerek. “Adam içeriye silahını çekerek girdi hepimizi çıkardılar bir tek arkadaşım ve bir adam içeride kaldı ne düşünmeliyim Ulaşşş.”diye uzatarak konuştu. Arkadaki sarışın kadın gözlerini devirdi.Bundan anlaşılıyordu ki bu kadın Ulaş’ın nişanlısıydı. Bunu Ulaş zaten Müge’ye söylemişti ama Müge bunu kabul etmek istemiyordu erkeklerden ayrılsa bile bir iki cilveli konuşmayla her işini gördürmek istiyordu. “Hadi Ulaş ama.” Ulaş daha fazla Müge’yi konuşturmamak ve Süreyya’yı kızdırmamak için içeriye giriş yapacaktı güvenlikler önüne geçti. “Burası özel mülk izinsiz giremezsiniz.” Ulaş adama şöyle bir bakış attı.Deri ceketinin önünü açtı silahını gösterterek. “Sence bende kurallara uyan iyi bir polis tipimi var?” dedi. Adam şöyle bir baktı kenara çekilmenin onun için ölümü imzalamak demek olduğunu biliyordu. “Geçemezsiniz dedim.” Ulaş silahı adamın kafasına dayadı. “Çekil lan kenara.” Dedi. İçeriye doğru uzanan kırmızı koridordan sonra o ünlü klübün giriş alanına gelmiş bulunuyorlardı. Oktay’ın kadını barda sıkıştırdığını görmüşlerdi. “Oktay Elbayoğlu ellerini havaya kaldır ve kadını bırakarak gel.” Oktay kadınla arasına mesafe koyarak arkasını döndü işte başının belası karşısındaydı Ulaş Akçalı. “Ooo kimleri görüyorum hayırdır amirim sizi buraya hangi rüzgar attı yoksa ünlü kokteyllerimizi merak edip geldiniz?” Ulaş tıslayarak Oktay’a doğru ilerledi. “Kapa çeneni lan kadını bırak gitsin ne bu tantana bak Oktay heryerden sen çıkıyorsun gözüme fazla batmaya başladın.” “Bak sen Ulaş Akçalı ‘ya bak aslına bakarsan kadını bırakırsam bana eşlik edecek birini mi bulacaksın hayırdır benim yatak işlerime demi karışamaya başladın?” Dediğinde Ulaş iyice sinirlendi yumruğunu kaldırarak Oktay’a doğru giderken Süreyya önüne geçti elini tuttu. Bunu yapması Ulaş’a zarar verirdi. “Ulaş Akçalı haneme tecavüz ediyorsun farkındamısın burada olmanın hukuk açısından hiçbir açıklaması yok değil mi?” Ulaş dişlerini sıktı: “Ulan sen ne anlarsın hukuktan görende sanki nizama uygun yaşayan normal vatandaş sanar seni!” Ulaş arkasını döndüğünde etraflarının sarıldığını içeriye takım elbiseli evrak çantalı adamların girdiğini gördü. “Konuş Sami Bey şuanda burada olması ne kadar uygun komiserin.” Kırk tane avukat ordusu gibi içeriye giren adamlar Sami Doğru’nun yanında yerlerini aldılar. “Efendim eğer isterseniz hemen gidip komiser hakkında şikayetçi olalım kamera kayıtlarını ve size silah çekmesinide ve şahitlermizle başvuralım.”dediğinde Oktay’ın suratınd yamuk bir sırıtış oluştu.(Bunun ne olduğunu sizler çok iyi biliyorsunuz sevgili okuyucularım.) Ulaş’ı Süreyya ve ekip arkadaşları daha fazla zarar görmemesi adına zorla süreklediler. Özde olanları korkarak izliyordu. “Sen sen nasıl birisin ya karşısında polis vardı senin polis nasıl olur halen bu kadar rahatsın sen kimsin be!” “Kendimi tanıtayım o zaman yavrum ben Oktay Elbayoğlu yani Elbay grubun tek varisi karşısında duran adam ha sadece bu değil tabi ki ailemin servetinin yanında AlisRouge Club sonra Dalman Oteller zinciri ,Pentagon Rezidansları, Karadayı kafeler zinciri he birde bunun yanında yarı zamanlı bir mafya diyebilirsin ee nasıl duydukların seni tatmin etti mi? Kadınlar sadece bu servetin yarısında çamaşırlarını çıkartıp önüme atarlar sende durumlar ne güzelim?” Özde’nin gözleri büyüdü. Karşısında Ülke’nin yarısına sahip zengin bir ailenin tek varisi üstüne üstlük bu aile hiçte iyi işlerle anılmıyordu. Ünlü Pierre Salmon cinayetinde parmakları olduğu konuşuluyordu.Buna rağmen hiçbir kanıt olmadığı için ceza almıyorlardı. Adama tiksinerek baktı Özde bu adamın uslübünun ve mafya tavırlarının nereden geldiğini şimdi daha iyi anlamıştı. “Kim olduğun veya ne kadar paranın olduğu beni ilgilendirmiyor ve geceleri kimleri öldürdüğün kaç masumun canını yaktığın inan hiç umrumda değil ama şunu biliyorum ben buradan gidiyorum ve sen bir daha asla benim karşıma çıkmıyorsun özellikle salak adamın da bir daha görmek istemiyorum!” diyerek gitmek için hazırlandığında Oktay kapıdaki iki adama göz kırptı. Adamlar kadını bileiğinden yakaladılar sürükleyerek Oktay’ın önüne getirdiler. “Şimdi sana bir defa diyeceğim bir kimse bana emir veremez ve arkasına bakmadan benden önce bir mekanı terk edemez.” Kadına doğru yöneldi.Boynundaki altın kelebekli kolyeyi sökerek aldı. “Sana baktığımda ne görüyorum biliyor musun bayan korkak .” Özde anlamayan gözlerle adama baktı. “Cesur olduğunu sanan ama çok korkan vahşi bir kedi ve inan sana çok benzeyen bir tanesini evcilleştirdim bu yüzden sen benim için çok kolay bir lokmasın.” Çenesinden kavradı dudaklarına doğru çekti kadını sertçe öptü. “Sana ne dedim bu gece çok eğleneceğiz.” Özde korkuyordu hemde bu korku bütün vücudunu sarmıştı. Bu adam ona istemeden sahip olmak mı istiyordu bundan nefret etti. “Bunu yaparsan eğer bana bir kere elini sürersen inan bu karşısında gördüğün beden yarın sana bırakmam kendim öldürürüm!!!” Oktay yavaşça güldü. “Sence bende senin gibi bir kadına bakacak tip varmı sadece bir daha asla bu tarz işlere kalkışmaman ve akıllanman için sana bir ders vereceğim ha bu arada benim zaten bir kadınım ve inan senden bin kat güzel.”
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE