Mardin'in sıcak güneşiyle uyuduğum yatakta gözlerimi araladım.Yan tarafımda yatan Civan hala uyuyordu.Yataktan hızlıca kalkıp duşa girdim.Duşumu hemen alıp aşağıya inmem lazım.Yoksa Zelal ana beni yine azarlayacak.Hemen duş alıp çıktım üstümü hızlı bir şekilde giyinerek odadan çıktım.Salonda gördüğüm Zelal ana ile gerildim.Uyanmamı bekleyen Zelal ana bana gözlerini dikerek konuştu.
"Hiç kalkmasaydın gelin hanım!?"
Zelal anaya tam cevap verecektim ki sözümü yarıda böldü ve konuştu.
"Ş...ey ana ben!"
"Tamam sus!Yine aynı bahaneler hadi çabuk bana sabah kahvesi yap getir!"
Zelal anaya bakarak konuştum.
"Ama ana hizmetçiler!"
Tekrar sözümü kesen Zelal ana konuştu.
"Sen iyi alıştın hizmetçilere!Senin babanın evinde anana hizmetçiler mi kahve yapıp veriyorlardı.Yooo sen yapıyordun bana bir kahve yapmak mı zor geliyor şimdi!?"
Bu evde bir hizmetçi den bir farkım yoktu.
Beni her seferinde rencide eden Zelal anaya hic bir şey demeden mutfağa gidip Zelal anaya kahve yaptım.
***
~Dilan~
Kırmızı gecelikle yataktan çıkıp odanın içindeki aynanın önüne geçip dudaklarıma kırmızı ruj sürerek içimden söylendim.
Bir gün bundan daha güzel bir gecelik ile Civan'ın koynuna gireceğim.Civan gün gelecek benim olacak.
***
~Mihriban ~
Mutfağa giderek Zelal anaya kahve yapıp salona götürdüm.Salonda kurulu olan kahvaltı masasına oturan ev halkı ile bende odama geçtim.Canım hiç bir şey istemiyordu.Hem Zelal ana oradayken ben o masaya oturmam beni sürekli dışlayan Zelal ana ilk fırsatta yine bana sataşacaktı.Yatak odamda oturuyordum duyduğum seslerle aşağıya indim.Kaynanamın herkes içinde kocam Civan 'a söylediklerini duyunca adeta dünyam başıma yıkılmış gibiydi.
"Civan oğlum senin karın bize bir torun veremeyecek gibi.Bizim soyumuzun devam etmesi için bir çocuk olması lazım onun için de ben düşündüm taşındım sana başka bir kız getireceğiz.Senin çocuğunu doğuran bize de torun verebilecek bir gelin getireceğiz!"
Anasına çekinerek konuşan Civan.
"Ana sen ne dersin ben Mihriban'ı seviyorum çocuk olsa da olmasa da!"
Civan'a sesini yükselten Zelal ana konuştu.
"Bizim soyumuzun devam etmesi senin aşkından daha önemlimidir Civan!Babanla karar verdik sana kuma getireceğiz!"
"Ana ben soyumun devam etmesini istemiyorum.Beni zorla evlendiremezsiniz."
Civan'a sesini yükselten Abdullah Ağa sinirle konuya dahil oldu.
"Civan evleneceksin dediysek evleneceksin sana kimse fikrini soran olmadı.!"
Yavaş adımlarla Civan'a doğru ilerledim.Benim geldiğimi gören Civan hiç bir şey olmamış gibi davranmaya başladı.
"Civan ben herşeyi duydum!"
Çocuğumun olmadığını biliyordum benim bir söz hakkım yoktu.Civan'a bakarak başımı aşağıya doğru eğdim.Bana bakan Civan'a konuştum.
"Civan bizim bir çocuğumuz olmuyor soyunun devam etmesi için kabul etmekten başka bir çaren yok.Ananlar haklılar ben sana hiç bir zaman bir çocuk veremeyeceğim."
Mecbur kalan Civan anasına ve babasına karşı çıkamamıştı.Benim söylediğim şeyler ile kaşları derince çatılmıştı.Onları umursamadan arkamı dönüp odama çıkarken olacak olan şeyin farkındaydım.
Üzerime kuma gelecekti.
Odaya girdiğimde arkamdan kapıyı hızlıca kapatıp kapının önüne yığılıp kaldım.Gözlerimden akan yaşlarla bir an çığlık atmak istedim.Üzerime kuma gelmesini kabul etmiştim.Kapıyı çalan Civan konuştu.
"Mihriban kapıyı aç!"
Kapının önüne yığılıp kaldım.Civan'ın sesini duyunca yavaşça ayağa kalkıp kapıyı açtım.Kapıda duran Civan hızlıca odaya girerek bana sarıldı.
"Mihriban ben senin üzerine nasıl başka bir gül kollarım.Böyle bir şeyi nasıl herkesin içinde kabul ettiğini söylersin!?"
Bana sarılan Civan'a bakarak konuştum.
"Civan kabul et artık ben sana bir evlat veremiyorum.Sürekli ananın bana kısır demesinden çok sıkıldım!"
"Mihriban sen ne dersen de ben kabul etmeyeceğim anladın mı!"
Civan sinirle odayı terk edip aşağıya indi.
***
Aşağıya indiğimde anamın beni beklediğini gördüm.Sinirle anamın yanından geçip gidecektim ki anam yüksek sesle konuştu.
Civan Berfin bu konağa benim gelinim olarak gelicek!"Son sözümdür"
Anamın söylediğiyle yerimde durarak arkamı dönüp anama bakıp cevap verdim.
"Ana ben Mihriban dan başka bir kadına eşlik etmem.O kızı bu eve getirecekseniz ben o kıza eşlik etmem buda benim son sözümdür!"
Anam sinirle gözlerimin içine bakarak konuştu.
"Eğer Berfin ile evlenmezsen Mihriban bu evden gider!"
Sinirle karşımdaki anama cevap verdim.
"Ana! Hiç kimse Mihriban'ı bu evden yollayamaz!"
Konuşmama eklenen ses ile sesizleştim.Babam bana bakarak konuştu.
"Civan ben Cihangir ağaya haber saldım yarın akşam kızı istemeye gideceğiz.Sende hiç bir yere kaybolma bizi rezil etme!?"
Babamın gözlerine bakarak hiç bir şey söyleyemeden sinirle konağı terk ettim.
***
"Ağam aradınmı Cihangir ağayı!?"
"Aradım hanım sizde yarına kadar hazırlıklarınızı halledin yarın kızı isteyeceğiz!"
"Tamam bey yarına kadar hazırlıklar hazır olur!"
Abdullah Ağa odaya giderek hemen hazırlıklara başlamak için Dilan'ı çağırması için Zerda'yı çağırdım.
"Zerda hemen git Dilan'ı çağır!"
Eli önünde bağlı olan Zerda hemen Dilan'ı çağırmak için başını sallayarak Dilan'ı çağırmaya gitti.
Aşağıya gelen Dilan bana bakarak konuştu.
"Ana beni çağırtmışsın!"
"Evet kızım gel!"
Çağırdığım Dilan bana doğru adımlayarak yanıma geldi.
"Ana sen ne yapıyorsun!?"
Dilan'a bakarak konuştum.
"Dilan yarın akşam Cihangir ailesine kız istemeye gideceğiz.Hazırlık yapıyorum senide onun için çağırdım.Bana yardım etmen için!"
"Tamam ana!"
***
Aşağıya indiğimde salon ortasında gördüğüm baklavalar,lokumlar, çikolatalar hepsi kırmızı tüllerle hazırlanmış bir köşede duruyorlardı.Aşağıya indiğimi gören Zelal ana bana bakarak konuştu.
"Ne oldu gelin hanım neye bakıyorsun öyle!?"
Arkamdan konuşan Zelal anaya dönerek cevap verdim.
"Ana bu hazırlıklar ne için?Yoksa Evin'e kısmet mi çıktı!?"
Zelal ana sırıtarak konuştu.
"Hayır Evin'e değil Civan'ıma kısmet çıktı!"
Zelal ananın söylediğiyle sanki başımdan aşağıya kaynar sular döküldü.Gözlerimin dolmasıyla Zelal anaya ters bir şekilde baktım.Çok acımasız olan Zelal ana bana kuma getiriyordu.