SICAK ŞARAP

1634 Kelimeler
Tanrım hatırlamıyordu. Victor gerçekten de hiç bir şey hatırlamıyordu.  Shelby sabah aynı şekilde işe gelmiş ve kahvaltı masasında tek başına kahvaltı yapmakta olan Victor'a yakalanmadan kapının önünden geçmeye çalışmıştı. Tabi ki hiç bir şey umduğu gibi gitmediğinden yakalanmayı başarmıştı. ''Bayan Shelby !'' Shelby kapıya doğru tekrar gelerek çayını dudaklarına götürmekte olan Victor'a baktı. ''Lordum..'' ''Lütfen gelin size sormak istediğim bir kaç şey var '' İfadesiz bir yüzle içeri girerek masanın önünde durdu. Victor'la aralarında on iki kişilik bir yemek masası vardı şimdi. ''Ayakta durmanıza gerek yok oturabilirsiniz.'' ''Teşekkürler fakat böyle iyiyim.'' Victor çayını masaya bıraktıktan sonra ''dün için özür dilerim '' diyerek bakışlarını genç kızın üzerinde gezdirdi.  Shelby utandığını belli etmek istemiyordu fakat Victor'un hatırlıyor olabilme ihtimali bile yanaklarının kızarmasına sebep oluyordu. ''ne için '' diye sordu. ''Kütüphanede sizi korkutarak kitaplarınızı düşürmenize sebep oldum.'' ''Bunun için mi özür diliyorsunuz.''  ''Evet..başka bir şey olduğunu sanmıyorum.Olduysa da hatırlamıyorum ..??'' Sorarcasına Shelby'e bakarak bir cevap bekledi. Shelby, Victor'ın kendisiyle dalga geçip geçmediğini merak ediyordu. Victor kendisine olduğundan yakın davranmaya başladığında ; ''Hayır..siz sarhoşsunuz, o yüzden böyle şeyler söylüyorsunuz. Sabah uyandığınız zaman hatırlamayacağınız şeyler için konuşmaya gerek yok değil mi '' dese de , Victor'ın, ''Sarhoş değilim..ya da belki de öyleyimdir ama bu eğer bir şey olacaksa bunu hatırlamayacağım anlamına gelmez.'' dediğini iyi hatırlıyordu. Belli ki bünyesi içkiye dayanaklı değildi ve Shelby hızla odadan çıkmadan önce yaşanan her şeyi unutmuştu.  Bu Shelby'nin işine gelirdi değil mi. Peki neden rahat hissedemiyordu.Hatırlamasını mı ummuştu yani..Hayır diye sertçe kendi kendine kızdı Shelby.  Victor'ın dün geceyi hatırlamasını istiyordu fakat yaptıklarından ötürü özür dilemesi için bunu istiyordu. Başka bir amacı kesinlikle yoktu ve olmayacaktı da.  ''Başka bir şey tabi ki olmadı Lordum '' diye cevap verdi.  Victor kaşlarını çatarken Shelby gitmek için izin istedi ve cevabı dahi beklemeden hızla odadan çıktı.  Çocukları bulması gerekiyordu ..Evet onlarla biraz vakit geçirirse aklını dağıtabilir ve düşünmemesi gereken şeyler düşünmeyebilirdi.  Thomas, Elsa diyerek etrafa bakındı ve çocukları nihayet küçük süs havuzunun yanında bularak oraya doğru yürüdü. Elinde ki kitabı kucağına koyarak kapağını açtı ve çocuklarda oturduktan sonra okumaya başladı. Saatler sonra Shelby ağrıyan omuzlarını ovalayarak yerinden kalktı ve çocuklarla birlikte içeri girmek üzere eve yöneldi. Hava kapanmaya başlamıştı, büyük ihtimal bir kaç saate yağmur yağacaktı.  İçeri girdiklerinde çalışma odasına giren Victım'ı görerek çocuklara bakış attı. Onlar merdivenlere doğru yavaşça yol alırken Shelby' de çalışma odasına doğru yöneldi.Planını uygulamaya artık başlayabilirdi. Bir aydır bu evde olmasına rağmen hala hiç bir yol kat edememişti. Hızlanması ve bir an önce amaçladığı şeyleri yapmaya koyulmalıydı. Derin bir nefes alarak çalışma odasının kapısını çaldı. İçeri girdiği zaman ne diyeceğine dair bir fikri şimdilik yoktu ama diyecek bir şeyler elbette bulacaktı. ''Girin '' sesini duyduktan sonra kapıyı açarak içeri girdi ve görmekten her zaman nefret edeceği adama gülümsemeye çalışarak masanın önüne doğru yürüdü. ''Bayan Shelby, ziyaretinizi neye borçluyum '' ''Ben , ben sizinle çocuklar hakkında konuşmak istiyordum.'' ''Tabi dinliyorum sizi. '' ''Thomas'ın fransızcaya oldukça ilgisi var. Öğrenmeye çok hevesli. Üstelik şimdiden bir kaç sayfayı yardım almadan okuyabiliyor. '' ''Bunu duyduğuma sevindim. Elsa ?'' ''O bunlar için biraz daha küçük. Sadece dinlemekle yetiniyor şimdilik. '' Gülümseyerek kendisini ilgiyle dinleyen Victım'a baktı.Çocukları söz konusu olduğunda gerçekten ilgili olabiliyordu.  Yumuşamayacaksın diye uyardı kendisini içinden. Sana geçmişte yaptıklarını ve yaşattıklarını hatırla Shelby.  '' Gülümsemenizin çok hoş olduğunu size daha önce söylemiş miydim ? ''Hayır '' ''Öyleyse şimdi söylüyorum gerçekten çok güzel. '' ''Teşekkür ederim Lordum .'' Shelby ayağa kalktı ve ''Bu arada eşinizinde gülümsemesi çok güzel '' diyerek Victım'ın tepkisini ölçmeye çalıştı.  ''Senin ki kadar olduğunu sanmıyorum.''  Gülümsemekle yetinerek gitmek için izin istedi ve arkasını döndü. Kapıya doğru ilerlerken Victım'ın kalçalarına baktığını biliyordu.Bu düşünce midesini bulandırırken biraz önce yaşananlar için de öfkesini sabit tutmaya çalışarak ifadesiz bir yüze büründü.  Zoraki gülümsemesinden eser kalmamıştı.  Shelby eve gitme vaktinin geldiğini farkettiğinde eşyalarını alarak kapıya yöneldi. Dışarıda yağan yağmur şiddetini arttırmış ve iyice hızlanmaya başlamıştı.Bu şekilde eve nasıl gideceğini bilmiyordu.Bildiği bir şey varsa o da geceyi bu evde Victım'la geçiremeyeceğiydi.  Umutsuz bir şekilde kapıdan dışarı bakarken Victor'un koşarak eve doğru geldiğini gördü.Üstü tamamen kirlenmiş görünüyordu.Kıyafetleri ise yağmurdan dolayı üzerine yapışmıştı.  ''Tanrım ''diye bağırarak hızla kenarda duran şemsiyelerden birini aldı ve Victor'un yanına doğru koştu. ''ne oldu size böyle '' ''Shelby hafif de olsa ıslanmış olmasına rağmen bunu umursamayarak hizmetçilerden birine bağırarak kuru bir havlu getirmelerini rica etti.  Victor kurulanmaya başladığı zaman başını kaldırdı ve ''Teşekkür ederim Shelby '' diye fısıldadı. Dudaklarını yavaşça oynatmıştı fakat Shelby söylediği her bir kelimeyi çok iyi anlamıştı. Aynı şekilde karşılık vererek ''Rica ederim '' diye fısıldadı.  ''Üzeriniz neden bu halde, siz tanrım yoksa kaza mı geçirdiniz.Hemen Lord Victım'a haber vereyim'' ''Hayır hayır dur. Kaza geçirmedim.Sadece çamura saplanan at arabasının kurtarılmasına yardımcı oldum.'' ''Anladım peki öyleyse, ben... sanırım artık gitmeliyim değil mi. '' ''Bu hava da nereye gidebileceğini sanıyorsun !'' ''Evime gitmeliyim.'' Bakışlarını ürkütücü görünen evin içinde gezdirdi. Etrafı aydınlatan mumların bir kaçı açık kapıdan içeri giren rüzgar sayesinde sönmüştü. ''Bu evde kalamam '' diye mırıldanarak bakışlarını korkuyla Victor'a çevirdi.  ''Neden.. kalabilirsin Shelby. Ben de kardeşimde seni bu gece hiç bir yere göndermeyiz.Zaten gidebileceğin bir araba da yok.'' ''Tanrım nasıl yok.!'' ''Sana söylediğim at arabası Shelby..Onun kimin olduğunu sanıyorsun.'' ''Peki ya sizin at arabanız o nerede.'' ''Onu geldiğim gün tekrar Londra'ya göndermiştim. Kardeşimin arabası ise şu an atın çok yorgun olmasından dolayı kullanılamayacak halde.'' Shelby endişeyle dışarı baktı.Gidebilmesinin hiç bir yolu yoktu. Bu gece bu evde kalması gerekiyordu ve gözüne bir gram dahi uyku girmeyeceğine emindi. Yarım saat sonra Victor temizlenmiş olarak yanına geldiğinde Shelby kütüphanede ki şöminenin önünde oturuyor ve ısınmaya çalışıyordu.  Victor'ın üzerinde her zamankinden farklı daha rahat kıyafetler vardı ve saçları hala tam kurumamıştı.Shelby bakışlarını hızla şömineye çevirirken Victor'un neden yanına geldiğini düşündü. Odasına gidip dinlenmesini ve kendisini burada yalnız bırakmasını tercih ederdi. Ya da hayır Victım'ın bu evde olduğunu hatırlayarak Victor'ın burada olmasının daha mantıklı olduğuna karar verdi.  Dizlerinin altında topladığı bacaklarının üzerine kalın örtüyü daha da sıkı çekerken elinde iki bardak sıcak içecekle karşısına oturan Victor'a kısaca bir bakış atarak önüne döndü.  Tanrıya şükür ki yerine oturmadan önce geceyi kolayca geçirebileceğini düşündüğü bir kitabı yanına almıştı. Bakışlarını kucağında açık olan kitaba çevirerek bir kaç dakikak öylece durdu. '' çok yavaş okuyorsun '' ''Anlamadım..'' ''Yavaş okuduğunu söylüyorum..Beş dakikadır aynı sayfadasın.'' Shelby aslında kitabı okumadığının farkına varılmasından dolayı utanmış bir vaziyette kapağı kapatırken Victor'ın elinde duran içeceklere çevirdi başını.  ''Birini benim için getirdiniz sanırım '' Konuyu değiştirmek daha iyi olacaktı. ''Evet.'' Shelby uzatılan bardağı iki eliyle kavrarken kırmızı renkte ki içeceğe bakarak ''Bu ne '' diye sordu. ''Sıcak şarap. Isınmanı sağlar. Tabi başka ısınma şekilleri de var .. '' Shelby hızla Victor'ın sözünü keserek ''Şarabı tercih ederim '' diye cevap verdi. Victor'ın ne söyleyeceğini duymak dahi istemiyordu. Victor, '' sarılmak gibi diyecektim '' diyerek gülümsedi ve bardağı dudaklarına götürdü.  Shelby ahlaksızca düşündüğü için kendine kızarken Victor'un aslında hiç de kötü bir amaçla şarabı getirmediğini farketti. Sadece ısınmaları içindi.  Aynı şekilde bardağı dudaklarına götürerek sıcak içecekten bir yudum aldı.Şarabın tadı boğazını yakmıştı. Hafifçe öksürdükten sonra kendisini izleyen Victor'a baktı ve ''teşekkürler '' dedi. Şimdi tamamen ısınmış gibiydi.  Bir süre sessiz kaldıktan sonra Victor genç kızın elbisesinin örttüğü vücuduna baktı. ''Neden sadece bu rengi tercih ediyorsun Shelby '' diye sordu. Öğrenmeyi gerçekten çok istiyordu.Shelby'nin sakladığı bir şeyler vardı ve bunun genç kızı ne kadar üzdüğünü görebiliyordu.  ''Ben..'' Shelby üstünde ki siyah elbiseye bakarken ne diyeceğini düşündü.  ''Bilmiyorum senelerdir böyle giyinirim. Siyahı seviyorum bana geçmişimi unutmamamı hatırlatıyor.'' Son cümlesini Victor'ın gözlerine bakarak söylemişti. ''Ne oldu Shelby..Ne yaşadın da kendini karanlığa mahkum ettin.'' ''Söyleyemem '' diye cevap verdi Shelby. Bunu sana asla söyleyemem Victor diye düşündü. ''Neden..Ben, ben sana yardımcı olabilirim.'' ''Olamazsın '' .. Shelby içinde ki acıyla gülümserken Victor üşüdüğünü hissetti. Shelby'nin bakışları içten içe kendisinin de üzülmesini sağlamıştı.  Sen bana yardımcı olabilecek son insansın Victor diye düşünerek bakışlarını kaçırdı. Yaşadıklarını asla başkasıyla paylaşamazdı.Bu hayatta sadece Chester'a anlatmıştı çünkü Chester'in kendisini yargılamayacak ya da kendisine sorgusuz sualsiz inanacak tek insan olduğunu biliyordu. ''Shelby ben, ...'' Victor söyleyeceklerini toplamak istercesine bekledi. ''Ben Victım değilim. Hiç bir zaman da onun gibi olmadım .'' Shelby duyduklarıyla vücudunun buz kestiğini hissetse de bozuntuya vermeyerek ''bunu bana neden söylüyorsunuz '' dedi. Victor'ın bir şeyler bilip bilmediğini fazlasıyla merak ediyordu şuan.Belki de Victım, kardeşine geçmişte olanları anlatmıştı ve Victor'da isim benzerliğinden dolayı o kızın kendisi olduğunu düşünerek bunları söylemişti. ''Sadece bilmeni istiyorum.Benden korkmana gerek yok.Ben sana asla zarar vermem.'' Shelby gülümsemeye çalışarak Victor'a baktı.  Gerçekten de Victor'un söylediği gibi ona güvenebilir miydi bilmiyordu. Karar vermesi şuan için çok zordu. Bunu derinden hissetmesi gerekiyordu ve Shelby huzursuzca bakışlarını kaçırırken Victor'a güvenebileceğini düşündü. Az çok Victor'ı tanımıştı ve onun Victım'la alakası olmadığını görebiliyordu. ''Teşekkür ederim Lord Victor '' diye cevapladı. ''Bunu biliyorum ''  Aradan ne kadar geçmişti bilmiyordu fakat ikisi de kucaklarında bulunan kitapları okumaya dalmışlarken Shelby, Victor'ın sesi ile başını kaldırdı ve yarı uykulu gözlerle Victor'a baktı.  ''Shelby ..'' ''Efendim Lord Victor'' Soğuyan bardağı dudaklarına götürerek koca bir yudum daha aldı. Alışık olmayan bünyesi içtiği şarap yüzünden çoktan sarhoş olmaya başlamıştı.Gözleri yarı kapalı vaziyette kitabını okumaya çalıştığı için de başı ağrımaya başlamıştı. ''Sana söylemek istediğim bir şey var '' ''Dinliyorum sizi..'' '' Sanırım bunun için yarını beklemeliyim.Şu an için söyleyeceklerimi anlayabilecek gibi durmuyorsunuz.Büyük ihtimal hatırlamayacaksınız da ''  ''Ben siz değilim Lord Victor. Hatırlayacağımı söylediğim bir şeyi kesinlikle hatırlarım. '' Tanrım bunu gerçekten de söylemiş miydi.Sarhoş olabilirdi fakat ağzından çıkan sözlerin hala farkındaydı. Yanakları kızarırken Victor kahkaha atarak Shelby'e baktı. Sarhoşken daha çekici göründüğünü düşünüyordu şimdi. Bonesinden çıkan sarı saçlar ateşin ışığında parlıyor ve Victor'ın içinde uzanıp o saçlara dokunma isteği oluşturuyordu. ''Ben dün geceyi gayet iyi hatırlıyorum Shelby '' diye cevap verdi Victor, genç kızın bal rengi gözlerine bakarak. ''Unutmam mümkün değil '' diye devam etti. ''Ahh kesinlikle unuttuğunuza emindim. Ayrıca o kadar da önemli bir öpücük değildi zaten.'' ''Kesinlikle önemliydi Shelby.. Benim için öyleydi. '' Victor yüzünü asarak arkasına yaslanırken Shelby fısıldadı.  Gözleri kapanmadan önce Victor'a bakarak konuşmayı başarabilmişti.  ''Benim için de öyleydi Lord Victor ..!''  Kucağında duran bardak yere düşüp parçalara ayrılırken Victor hareketsiz durarak sadece Shelby'e bakmakla yetinebildi. 
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE