O kadar derin bir uyku çekmiştim ki uyandığımda gözlerimin altı şişmişti. Hem ağlamaktan, hem de uyumaktan dolayı kendimi sersemlemiş hissediyordum. Ama yine de Tuğrul bu süreçte hep yanımda olmuştu ve bana sarılmıştı. Aramızda paylaştığımız en güzel şeylerden birisi ise onunla benim aramda ki sessizlikti. Bu öyle bir sessizlik ki kesinlikle huzur bozan değil, huzur veren bir sessizlik aramızda hakimdi. Bana çok fazla soru sormadı, beni çok fazla konuşturmadı ve Okan hakkında ne kadar az düşünürsem o kadar içimin rahat olacağını o da biliyordu. Ve onun kollarında uyumama müsaade etti. Uyandığım zaman bile hala bana sarılıyordum. Gözlerimi açtım ve o sırada o da uyandı, gözlerini açtı. Elleriyle saçlarımı okşarken "Günaydın." dedi. "Rahat uyuyabildin mi?" O anda istemsiz bir şekilde esned

