Kalbimin sıkıştığını hissettim. Artık bununla başa çıkmak o kadar zordu ki... Duyduklarımdan sonra bir daha nasıl hayata aynı bakabilirdim bilemiyordum. Midemin bulanmaya başladığını hissettiğim anda kalktım ve tuvalete gittim. Kusmak istiyordum, sanki tüm bu olanları, dinlediklerimi... Herşeyi... Bünyemden silip atmak istiyordum. Bu hayata hiç gelmek istemiyordum aslında. O sırada kapının vurulma sesini duydum. "Hayatım... İyi misin..." Tuğrul'un sesini duyduğum zaman biraz daha rahatlamıştım. Elimi yüzümü yıkayıp tuvaletten çıkttım. Endişeli bir şekilde kapının önünde beni bekliyordu. "Ne oldu... İyi misin..." dedi. Çantamı ve diğer eşyaları almıştı. Paltomu giydim ve yavaşça yürümeye başladık. Kafeden çıkar çıkmaz durdum bir an ve gökyüzüne baktım. "Sigara içmek istiyorum..." dedim

