Siyah otobüs beni bir kez daha kuzey yakaya getirmişti. Arkadaş çevrem geniş olmasına rağmen buralar hakkında çok bir bilgim olduğu söylenemezdi. Biz genelde küçük şehrimizin gençleri olarak kabalık mekanlardan, tıklım tıklım kafelerden, gürültülü ortamlardan hoşlanırdık. Burası ise daha önce gittiğim her yere tezat olacak kadar sessizdi. Ardel Malikanesi yolun kıyısında olduğu için gelebileceğim en uç noktaydı. Bu otoyoldan devam edildiğinde sınırdaki diğer bir şehre kadar götürdüğünü biliyordum. Otobüsten indiğimde önce ormanın serin ve de sakin havasını ciğerlerime çektim. Bars'la yol boyunca konuştuğumuzdan beni pencere önünde hazır da bekliyor olmalıydı. Ben aşağıdan onu çok iyi göremezdim ama o beni net bir şekilde izleyebiliyordu. Daha önce aynı pencerede durup yola baktığımda varm

