Kirpiklerimi yavaşça indirip gözlerimi kapadım. Şükretmek... Sadece çok para kazanıldığında, bir hastane koridorunda sevdiğiniz kişi ölümün kıyısından dönünce, beklediğiniz kariyere ulaştığınızda, o diplomayı sallayıp kepi fırlattığınızda, sınavdan geçtiğinizde, özlediğiniz birine kavuşunca kalben yapılan bir tasavvuf ve özgürlüğe bırakılan bir nefes olarak kalmıştı günümüzde. Bunu ben de unutmuş, ben de ertelemiştim. Benim için de bunlardan ibaret kalmıştı. Oysa nefes aldığımız her gün, hakkımız olanı aldığımız küçük de olsa kazanç, sevdiklerimizin sağlığı yolundayken, okuma özgürlüğümüzün olması, varlığı henüz yanımızdayken değer verdiğimiz kişiye sevgimizi hemen orada gösterebilmek... Bunlar da şükürdü. Üstelik daha samimi, daha içten daha kalpten olanıydı. Bars'ın yalnızca hasta değil

