Nihayetinde dostum Burcu'nun evine varmış, sıcacık çay bardağını üşüyen ve titreyen avuçlarımın arasına almıştım. Geldiğimden beri sessizce olanları anlatmamı bekliyordu. Bense hala o yabancının etkisindeydim. Acaba... Başına bir sorun gelmez herhalde. Kendinden fazlasıyla emindi. -Eee, kızım konuşmayacak mısın? Meraktan çatladım burada. -Ne anlatayım Burcu? Anlatacak bir şey yok. Kendisine bir bardak çay daha eklerken sordu. -Ne demek anlatacak bir şey yok? Şaka mısın? Tüm borçlarımı sildiriyorum, dedin. -Evet. Ama gerisini anlatırsam vereceğin tepkiden çekiniyorum. Gözleri fal taşı gibi açıldı Burcu'nun. Stresini dudaklarını birbirine bastırarak gidermeye çalışıyordu. Başını sağa sola sallayarak: -Gökçe neler karıştırıyorsun? Başına bir bela daha açmadın değil mi? Suçluluğ

