“Buraları sağanak!”
Tüm o sularıma saldırdı sanki çölde susuz kalmış gibi. Homurtu ve şapırtı seslerini duyabiliyor çaresizce makyaj masasına tutunmaya çalışıyordum. “Ah! Ahhh! Dayanamıyorum ımmhh.” “Çok… çok… fazla.. bu…ımhh…” Bacaklarım tutmuyor daha fazla. Sularımı emdikçe daha da sulanıyorum ve kesik kesik inlerken zevk noktamı parmaklarıyla geçiştiriyor ve bu tutamadığım orgazmımı patlatıyor. Oluk oluk akan sularımı hala büyük bir hazla emmeye ve yalamaya devam ediyor. Kilotumu indiriyor ve elbisemin altından bana bakıyor. Tutmayan dizlerimle yığılmamak için daha çok yaslanıyorum masaya.
“Kilodun bende kalacak ve sen külot olmadan bu geceyi geçireceksin yanımda. Şimdi toparlanalım gitmemiz gerek.”
Bacaklarımı sürtme ihtiyacıma engel olamıyorum. Tanrım bu yırtmaçla ve kilotsuz napacağım? Herkese sulu amcığımı mı göstermeye çalışıyor? Aklımda deli sorular.
Arabada sessiz geçiyor benimle ilgilendiği söylenemez hatta hiç benim tarafıma bile bakmıyor. Sonunda araba durduğunda yüzünü bana doğru dönüyor ve “Evet başlıyoruz içerde beni bozma! Daha sonra herşeyi açıklayacağım. Ne söylersem söyleyeyim beni onayla?” Daha çok bunu bana onaylattırmak ister gibi soru şeklinde söylüyor. Bende kafamı sallayarak onayladığımı belli ediyorum. “Bir dakika” diyerek durduruyor. Amımın yarığına parmağını bastırıp ağzına götürüyor ve parmağını yalıyor.
“Ah” diye kısa bir inlemeye mani olamıyorum. “Çok üstüne ve sür şunu!” diye içimden geçiriyor seks kölesi yanım.
Eliyle inmeme yardımcı oluyor. Umarım iç çamaşırım olmadığını paparazziler anlamaz diye umarak iç çekiyorum. Ne olacağını bilmeyen yanım yüzünden mi bu adam yüzünden mi geriliyorum. Bir çok ünlü iş insanı, eşleri ve çok sayıda magazin dünyasından katılımcı burada. İşte bu harika! Nasıl katlanabilirim diye düşünmeden edemiyorum. Elimi elinde sıkıyor ve sakin kalmamı fısıldıyor. Bir fısıltıyla etkilenir mi insan fısıltısıyla bile etkileniyorum şu an. Vücudum çok fazla adrenalin salgılıyor ve burda olmak yerine deli gibi seks yapmayı yeğlerdim.
Herkes Tarık beye hoşgeldin derken benim onun yanında yer almam kuşku uyandırıyor. Herkesin meraklı bakışları bizim üstümüzde be bu beni inanılmaz geriyor. Birer içki alıp bana veriyor Tarık ve iş insanlarıyla gündelik iş konuşmalarına başlıyor. Akşam böyle ilerlerken nazik olmaya çalışmaktan çene kaslarım ağrıdığını düşünüyorum. Bu şekilde yapaylık beni çok yoruyor. Tarık konuşma yapacağını söylerek biraz yakınında tutarak beni konuşma alanına yönlendiriyor. Herkes sessizleşiyor bir anda ve Tarık’a dikkat kesiliyor bende dahil.
“Çok değerli misafirler hepiniz öncelikle hoşgeldiniz! Çok fazla lafı uzatmadan hepinize hayatımla ilgili aldığım çok önemli bir kararı duyurmak için buraya topladım. Hepinize geldiğiniz için teşekkür ederim. Sizlere bu güzel hanımefendi ile nişanımızı duyurmak için buradayız.” diyor çoşkuyla ve elimi öperek beni yanına çekiyor. Şoktan ağzım açık olmalı ki “Gülümse” diye kulağıma fısıldayarak yanağıma ağzı tesir ediyor. Ben şaşkınlıktan dilimi yutmuş halde gülümsemeye zorluyorum kendimi fakat pek başarılı olduğumu düşünmüyorum. Kulağına eğilerek “Ne saçmalıyorsun sen?!” diye kimsenin duymayacağını umarak çemkiriyorum. Anında önüme dönüp oyuncu gülüşümü sergileyerek omzuna dokunuyorum. Elimden gelse onun omzunu çürütmek isterdim. Bu garip durumda olduğuma inanamıyorum şu an. Ama itiraz edip sorun da çıkaramıyorum. Kahretsin!
Sevimli yüz ifadesiyle beni kendine çekerek belime kolunu sarıyor “Ve en kısa zamanda düğünümüzü gerçekleştireceğimizi ilan ediyoruz!” Alkışlar koparken duyduklarım doğru mu yoksa tüm bunları şu an yaşıyor olamam diye kendimi teskin etmeye çalışıyorum. “Biri beni çimdirsin.” Fısıltıyla dışımdan söylemiş olmalıyım ki sırtımdaki eli hafif etimi sıkıştırıyor ve bişey olmamış bişey yokmuş gibi gülümsüyor. Tek bir an gözlerinde sevgi gördüğümü düşünüyorum. Bu saçmalık nasıl sevecek ki beni diyorum kendime tanımıyor beni. Bende onu. Üstelik ben onların damatlarıyla yattım defalarca…
Rüya veya kabus olmalı. Uyanacağım uyanacağım uyanmak zorundayım.
Tekrar etrafıma bakıyorum ve tekrar ona. Gülümseyip beni kucaklamaya devam ediyor. “Sen bi gelsene benimle..” “Hay hay” diyor ve konuklara dönerek “Herkese iyi eğlenceler..” diyor ve başbaşa kalacağımız bir yere yöneliyoruz ikimiz. O benim kolumu kendi koluna koyuyor.
Devam edecek…