SEDEF
- Sabah gözlerim kan çanağına dönmüş bir şekilde uyandım her gün birbirinden berbat geçiyordu döndüğümden beri öğrendiğim şeyleri hazmedememişken dün...
• Baranın sözleri beynimde durup dönüyordu sanki her şeyin suçlusu benmişim gibi.. kalktım elimi yüzümü yıkadım Yakutun düğün alışverişini yapacaktık.
Üzerime yeşil uzun bir elbise geçirdim saçlarımın ön tarafını arkadan bağladım kahvaltıya yardım için aşağı indim. Bizimkilerle kahvaltı ettikten sonra ben annem ve Asaf abim çarşıya yola çıktık bizi Yakut ve Zümrüt teyze bekliyordu gelinlik, çeyiz alışverişini yaptıktan sonra Asaf ve Yakut yüzük seçmek için yanımızdan ayrıldılar.
Gelinlik seçiminde Asafın yakuta bakışları yakutun gözlerinin içinin parlaması en azından bu evlilikte mutlu olanlar olacaktı.
Onlara çok kızgındım ben ve Baranın hayatı mahvolmuştu. Onların bu kararıyla ama en azından mutlulardı. ne olursa olsun onlar için en azından sessiz kalacaktım. Baranla dün ki konuşmamızdan sonra beni eve bırakıp o iğrenç sözleri söyledikten sonra diyeyim daha doğrusu hiç konuşmamıştık.
Şimdi gelip beni alacaktı annemler ise düğün hazırlıkları için kalan işleri yapacaktı onu hiç görmek istemiyordum ama mecburi bir şekilde bugünü onunla geçirecektim.
BARAN
- O yüzükleri seçerken içim içimi yiyordu ben bunu Melekle hayal etmişken şimdi hiç sevmediğim yıllarca görmediğim bir insanla evlenmek zorunda kalmıştım.
Melek olanları öğrendikten sonra deliye dönmüştü. ben yurtdışına giderken beni bekleme sözünü almıştım ondan Meleğim güzel gözlüm onca sene bekledikten sonra karşılığını böyle vermiştim.
Düşman aşiretlerden olduğumuz için konuyu bizimkilere açtığımda kesinlikle karşı çıkmışlardı hoş abisi Tahirin ve babası Raşit beyin meleği bana vermeyeceklerini biliyordum. Ama elbet bir yol bulacaktım.
•Bizimkiler Barutoğullarıyla yıllardır olan dostlukların daha çok pekiştirmek için ben ve Sedefi evlendirmek istemişlerdi.
Bu dayatmadan kaçıp Melekle evlenmenin bir yolunu bulmak için üniversiteyi okumak için yurtdışına gitmiştim. Ama kaderden kaçılmayacağını acı bir şekilde tecrübe etmiştim.
Evlenmek istemediğim Sedeften kaçmak için gittiğim yurtdışında hesaba katmadığım bir şey olmuştu, kardeşim göz bebeğim Yakut ve Asaf birbirlerine sevdalanmıştı ve ben kaçtığım evlilikten kardeşimin onuru ve gururu için kendi ayaklarımla gitmek durumunda kalmıştım. Sedefle evlendikten sonra ilişkimi devam ettiremezdim Meleğin evli bir adamla olduğunu öğrenirlerse gözlerini kırpmadan onu öldürürlerdi.
Zor da olsa ilişkimizi bitirmek zorundaydık ama Sedefe bunu asla söylemeyecektim bizi hala beraber bilecekti.
Benden asla umutlanmaması adına ona sert bir şekilde ikaz ettim.
Meleğimle son kez görüşmek için yanına gitmek için Sedefi konağa bıraktım.
Melekle buralardayken her zaman buluşma yerimiz olan barajın yanındaki yerimize yol aldım Meleğim işte oradaydı gözleri ağlamaktan helak olmuştu.
Beni görür görmez ilkin bir süre yüzüme öylece bakakaldı ne ben yerimden kımıldayabildim ne de o öylece bir süre birbirimizi izledik.
Sonra hiddetle göğsüme vurmaya başladı. Hain, pislik ben onca sene bunun için mi bekledim seni bir başkası ile evleneceğini öğrenmek için mi bana nasıl kıydın bana bunu nasıl yaptın delirmişcesine ağlamaya ve bana vurmaya devam etti. İçim kan ağlıyordu ona her şeyi doğruları söylemek istiyordum ben hala seni deliler gibi seviyorum onunla bu yüzden evlenmek zorunda kaldım demek istiyordum. Ama yapamazdım ailemizin onuru için bu dört kişi arasında bilinen bir sır olarak kalmalıydı o bana vurdukça hiç kımıldamadan öylece durdum.
Acısını zehrini akıtmasına izin verdim biraz sakinleştikten sonra Meleğe döndüm:
Melek özür dilerim ben böyle olsun istemezdim ama ailelerimiz bu evliliğe izin vermezdi ve ben son zamanlarda Sedefle tanıştım ondan hoşlanmaya başladım bizim önümüze bakmamız lazım bunları söyledikten sonra sanki kalbim alınmışta kesilip tuzlanmış gibi hissettim acaba Meleğim neler hissetmişti. onun için bunu yapmak zorundaydım ama hayatına devam etmesi için yoluna bakması için istemesem de onun canını yakmak zorundaydım.
Melek gözlerime öfkeyle baktıktan sonra tek bir söz etmenden yüzüme tokadı geçirip gitmişti. o gittikten sonra içimdeki kör ve öfkeyle taşa ağaca ne bulduysam oraya vurup bağırıp çağırmaya başlamıştım. içim sökülüp alınmış gibiydi ve ben gözümden sakındığım sevdiğimi kendi ellerimle öldürmüştüm.
Telefona sarıldım dostum Halili aradım bir şeyler getirmesini istedim o gece orada sabaha kadar içip halille dertleştim.
Halil de halimi görüp harap oluyordu ama yapacak bir şey yoktu sabah sızmış olduğum yerde annem aradı düğün alışverişine gitmişlerdi. Alışverişten sonra kalan düğün hazırlıkları için Kevser teyzeyle işlerine bakacaklardı. Sedefi alıp biraz vakit geçirmemizi istemişlerdi. Her ne kadar istemesemde onu alıp bugünü beraber geçirecektik arabaya atlayıp Sedefi almak için yola koyuldum.
SEDEF
- Baran gelmişti ellerine kaydı gözlerim kanamış baya kötü haldeydiler. Üstü başı dağınık yüzü allak bullaktı. O an düşündüm en son meleğin yanına gideceğini söylemişti acaba ne olmuştu da bu hale geldi ama ona asla soramayacağımı biliyordum
Biraz empati yaptım ben ne kadar bu evliliği istemiyorsam o da istemiyordu o da mecburi bir şekilde evleniyordu. Neyseki bizimkiler gitmişti de bu halini görmemişlerdi.
- Eline ne oldu baran ?
- Önemli bir şey değil küçük bir kaza.
- Temizleyip sarmamız lazım. bir eczaneye uğrayalım.
- Hayır gerek yok.
- Gerek var!
Haline baksana itiraz istemiyorum dedim. bir eczaneye uğradık gerekli malzemeleri aldık. arabay geçtik.
Pansumanını ben yapacaktım. derin bir nefes aldıktan sonra elini elime aldım içime bir ürperti çöktü çok tuhaf bir his içime hücum etti elini temizlemeye başlamıştım. bir an kafamı kaldırıp ona baktığımda o da usulca beni izliyordu göz göze geldik koyu yeşil gözleriyle gözlerime baktı.
Hemen başımı indirip temizledikten sonra elini sardım bunu yaparken bir tek kelime bile konuşmamıştık. Baran sedefin ellerini nazikçe eline aldığı zaman onun yüzünü incelemeye başlamıştı, Meleğin kahverengi gözlerine karşı sedefin kapkara siyah gözleri vardı o yarasını temizlerken nazikçe dokunuşları içinde bir yerlerde yaptığı intikam yeminine değiyordu acaba abisinin yaptığını ona çektirmek ne kadar doğruydu. Sedef başını kaldırıldığında bir an göz göze geldiler gözleri koyu kömür renginde bir siyahlıkta bir süre öyle bakakaldığını hissetti.
Sedef sonrasında gözlerini çekmiş yaptığı işi bitirmişti. Hiç konuşmamışlardı. Baran söze girdi burada Eski Mardin'e bakan çok güzel bir kafe var bir şeyler içelim sonra seni eve bırakırım demişti Sedefte olur dedikten sonra oraya doğru yola çıktılar.
- Kafeye vardıktan sonra manzara bakan bir masaya oturdular. Kafe girişinde Baran Meleğin abisi tahiri ve yakın arkadaşı Mahiri görmüştü hemen onların masasına bakan çapraz bir masada oturmuşlardı. Çıkmak istemişti ama o an Sedefe yansıtmaya gerek olmadığını düşünüp oturmaya karar verdi.
O masadakileri Sedefte görmüştü Mahiri okuldan tanıyordu aynı okuldaydılar.
Mahir onun bir üst kademesindeydi iyi birer arkadaşlardı Mahir ona her konuda destek olmuştu o geçen sene mezun olduktan sonra ara ara telefonla konuşmuşlar ve Mahir onu bir kaç defa ziyarete gelmişti.
Onu görünce bir baş selamı verip gülümsemişti. Mahir de aynı şekilde tepki vermişti. Baran bunu görünce içinde anlamadığı bir öfke ve şaşkınlık peyda oldu oturdukları yerde Sedefe dönüp
- kim bu adam? siz nereden tanışıyorsunuz ve elin adamına neden selam veriyorsun?
- Sedef barana okuldan tanıştıklarıno onun bir üst devresinde okuduğunu söylemişti. Mahirin ona çok yardımcı olduğunu.
Baran içinde öfke ve sinirin neden bu kadar olduğunu anlamamıştı dönüp
" Sedefe sen artık benim karım olacaksın hal hareketlerine dikkat etmek zorundasın "
Mardin gibi bir yerde elin adamlarına böyle selam veremezsin bir daha o adama konuşmayı bırak selam verdiğini görmeyeceğim dedi Sedef tam ama diyecekken dişleri arasında ne aması Sedef ama yok duydun mu beni Sedef içinden kızgın ve öfkeli olmasına rağmen tamam demekten başka çaresi yoktu. bu konuşmadan sonra sessizlik oluştu biraz.
MAHİR
Mahir çocukluğundan beri Sedefe aşıktı yalnız sedef bunu bilmiyordu. Sedef memleketten gittikten sonra bile onu hep takip ettirmiş yaptıklarını öğrenmişti onun olduğu şehre üniversiteye gitmiş. bir yol bulup onunla arkadaş olmuştu.
Onun güvenini kazanmıştı. Ama sedefin ona arkadaş gözü dışında başka bir gözle bakmadığını fark etmişti bunun için bir süre daha bekleyip ondan sonra ona duygularını açıklayacaktı. bu sırada okulu bitmiş memlekete işlerin başına dönmüştü ara ara sedefi ziyarete gidiyordu.
O hafta gidip Sedefe olan duygularını açıklayacaktı ama kaderin cilvesine bakın bir iki gün içinde ailesinin Sedefi Korhan aşiretinden Barana verdiklerini öğrenmişti.
Beyninden vurulmuş bir halde ısrarla Sedefi aramış ama ulaşamamıştı. - telefonuna ailesi tarafından el konulmuştu o günler- Sedef telefonunu geri aldıktan sonra her şeyi sedeften öğrenmişti.
Sedef ona tabi gerçekleri anlatmamıştı. onu sevdiğini evleneceklerini söylemişti tabi Mahir buna inanmamışı
Sedefi onca zaman tanıyordu.Baran hayatında değildi Sedefin . Sedef onu istemeye geldiklerinde ondan etkilendiğini söyleyip konuyu asla açılmamak üzere kapatmasını istemişti. Mahir deliye dönmüş bir şekilde oraları dağıtmaya başlamıştı olayları biraz araştırdıktan sonra aslında Baranın dostu olan Tahirin kız kardeşi Meleği sevdiğini beraber olduklarını öğrenmişti iyi de o zaman neden Sedefle evleniyorlardı bunu er ya da geç öğrenecekti.
Sedefi ona bırakmayacaktı. bunu yapamazsa bile onun canını fena yakacaktı onun sevdiğini elinden almasına izin vermeyecekti o an Sedefle, Baranın kafeden içeri girdiğini görünce içi dağlandı bir yandan da sevdiğini görmenin özlemiyle gözlerini ondan alamıyordu.
- Baran yan masadan Mahirin sürekli olarak Sedefe baktığını fark edince içindeki öfke katmerlenmeye başladı, Gözleriyle Mahire seni öldürürüm bakışı attıktan sonra Sedefe kalk gidiyoruz hemen diyip kaldırdı sedef ne olduğunu anlamamıştı.
Baran elinden tutup hızlıca onu peşinden sürükleyip arabaya bindirmişti. Sedef ne oldu diye sorsada baran cevap vermeden öfkeyle arabayı sürüyordu, Sedef baranın mahire olan selamından dolayı olduğunu düşündü iyi de ama neden bu kadar rahatsız olmuştu ne onu seviyordu ne de ona karşı bir hissi vardı neden .... onu hızlıca konağa bıraktıktan sonra Baran eve doğru sürmeye başladı kendine sormaya başladı neden bu kadar sinirlenip öfkelenmişti Mahirin sedefe olan bakışlarından neticede onu sevmiyordu, bunun sevmese de nikahına alacağını kendine söyleyip beyninden uzaklaştırdı. - Halbuki gerçek çok farklıydı Sedef ve Baran daha içlerine çekildikleri şeyin farkında değildi ama zaman onlara bunu gösterecekti ve kader çok değişikti birbiri üzerine yazılmış kader ve hayatların kesişmesiydi.-
DÜĞÜN
- Bugün iki çiftinde düğünleri vardı Yakut barut konağına, Sedef Korhan konağına gelin gidiyordu. dillerde destan bir düğün alayı kurulmuştu. Tüm aşiretler buradaydı mahir içi kan ağlaya ağlaya sedefini görmek için gelmişti, melekte ona ihanet eden adamı son kez görmek için. bundan sonra olacakları kimse kestirememiştir.