- Tüm büyük aşiretler düğündeydi Barut ve Korhan aileleri hatırı sayılır ailelerdendi. mardin olmak üzere diğer şehirlerdeki büyük aşiretlerde bu düğüne katılmıştı. Sedef çok heyecanlıydı iyi bir heyecan olduğu söylenemezdi onca zaman emek verdiği hayatı yerle bir olmuştu o kendi için planlar yaparken kaderin onun için hazırladığı planın
içine düşmüştü...
- Barandan
Kardeşim için yaptığım fedakarlık aynı zamanda kendi kalbimden, sevgimden vazgeçisti bunun yerini içimde olusan o boşluğun yerini intikam ateşi almıştı onca yıl sevdiğim insanla kavuşmak için beklediğim onca yıl sonucunda kendimi istemediğim bir evlilik içinde buluyordum. Birazdan düğünümüz olacaktı sedefle daha doğrusu cehennemimize adım atacaktık. O asla benim eşim olamazdı sadece kağıt üstünde benim gönlüm Meleğimdeydi. abisinin yaptıklarının bedelini Sedef ödeyecekti...
- Sedef üzerine balık hafif kuyruklu gelinliğini giymişti ince beli ile adeta bir peri kızı duruyordu makyajı hafif bir tonda yapılmıştı uzun saçları beline doğru düz inmiş on saçları arkada taçla tutturulmuştu. az önce abisi yakutu kendi konağından alıp düğün alanına geçmişti. Baranda aşiret mensuplarıyla onu almaya geliyordu onlar da düğün alanına geçecekti çok kalabalık olduğu için düğün büyük bir alan ayrılmış ne gerekiyorsa misafirler için en ince ayrıntısına kadar yapılmıştı. Sedef odasında hazırlanmış ve aşiret üyelerinden bazı kızlar yanındaydı hepsi ona övgüler ediyordu. Bu esnada davullarla zurnalarla Korhan aşireti kapıya gelmişti yüklüce bir para dağıldıktan sonra Sedefin kırmızı kuşağını babası takmış duvağı örtmüş ve baranın koluna girmesi için oraya kadar eşlik etmişti babası ne kadar Sedefe gittiği için kızgın olsa da bir yandan onu anlıyor ve şu an ona sormadan evlendirdikleri için vicdan azabı çekiyordu. Sedef baranın koluna girdikten sonra çok tuhaf bir kalp çarpıntısı içindeydi bir yanı aşırı korkuyor, bir yanı şaşkın bir yanı da geleceği başına gelecekleri düşünüyordu sevmediği baranı ilk gördüğü günü hatırladı kafedeki o gün gözlerini ondan alamamıştı. acaba onun kim olduğunu bilmese orada tanıdığı hali ile kalsa neler olacaktı.. ne de olsa onu o ilk gördüğünde daha önce hiç kimseye karşı içinde oluşmayan bir beğeni hissetmişti. Sedef bunları düşünürken arabalardan inip düğün alanına gelmişlerdi. baran ve sedef onlar için ayrılan bölüme oturduktan sonra baran sedefin duvağını açmıştı bir an olsun onun yüzüne kitlenip kalmıştı daha önce sedefe hiç böyle bakmamıştı o kara kömür gözler güzelliği yüzü göz göze geldikleri an afallamış olan baran kendine geldi gözlerini hemen çekti. kıyılan nikahlar ardından her iki çiftte yöresel Reyhani oyununu oynamak için yerlerinden kalkmıştı....
-Mahir
acı dolu gözlerle Reyhani oynayan çifte gözlerini çevirdi dışarıdan bakanlar reyhani oynayan çiftin birbirine ne kadar aşkla baktığını görürdü ama uzun araştırmalar sonucu Mahir gerçeği öğrenmişti! baranın niçin sedefle evlendiğini... Mahir sedefe çok aşıktı saçının teline zarar gelse dünyayı yıkardı. Barana göz dağı verecekti bu gece bir yolunu bulup ona haddini bildirecekti sedefin saçının teline zarar gelirse onun eceli olacaktı
bir planı vardı... baran onun canını nasıl yaktıysa onu aynı yerden vuracaktı...
- Barandan imzaları attıktan sonra içim yanmıştı ben bu günü melekle planlanmıştım olana bak! Reyhani oynamak için kalkmıştık birden mahirin gözlerinin sedef üzerine olduğunu gördüm içimde bir öfke peyda oldu kor kor yanmaya başladı neden bakıyordu sedefe her ne kadar istemesem o artık benim karım kimse ona böyle bakamaz şu an tatsızlık çıkaramazdım ama o bunun bedelini ödeyecekti.
- Dillere destan bir düğün yapıldıktan sonra akşam olmuştu sedefi gerdek için odaya çıkarmışlardı tir tır titriyordu baran sözünde duracak mıydı yoksa ona dokunacak mıydı korkuyordu o bu düşüncelerle kalmışken baranın arkadaşları beline vura vura yukarıya kadar eşlik etti baran içi bunalmış bir şekilde odaya yönlenmişken telefonuna bir mesaj geldi ben mahir konağın arkadasında seni bekliyorum konuşacaklarımız var seninle! baranın içini öfke doldurmuştu ulan it seninle hesaplaşacktım zaten bakalım derdin ne köpek kimse seni elimden alamayacak. Sedefin odada korkuyla beklerken baranda mahirle konuşmak üzere arka kısma geçmişti... baran mahirin yanına varmıştı atla arabaya burada konuşmayız seninle doğru onu burada evire çevire dövemezdi ses çıkarmadan. bindi konaktan uzak bir orman içine varmışlardı. arabadan indi baran mahirin yakasına yapıştı ulan oruspu çocuğu karıma olan bakışlarını gördüm kimse seni elimden alamaz senin canına okuyacağım. yumruğunu mahirin burnuna geçirdi mahirin yüzü kan içinde kaldı baranı hemen itip gülmeye başladı karın ha karın... Baran her şeyi öğrendim kimi sevdiğini sedefle neden evlendiğini... ulan piç madem intikam alacaktın o masum kızı neden buna alet ettin vicdansız bu sefer mahir yumruğunu baranın yüzüne indirmişti. Sanane ulan sanane sen kim oluyorsun sedeften sanane mahirr!!
- ben kim mi oluyorum ulan ben o kızı yıllarca sevdim yıllarca gözümden sakındım. ona zarar gelmesin diye o nereye gittiyse onun peşinden gittim onun o piç abisi ve senin o kardeşin olmasa sedefe duygularımı söylecektim onunla ben evlenecektim!! sen ne yapıyorsun benim gözümden sakındığım kızla evleniyorsun ulan baran sedefin saçının teline zarar gelse bilsem ki onu üzdün senin ecelin olurum. senden ayrılmak isterse ve izin vermezsen senin azralin olurum oğlum.
- Baran son duyduğu sözlerin şokuyla ama bir de içinde kabaran neden olduğunu anlamadığı kıskançlık duygularıyla beraber deliye dönmüştü ulan mahir iti o benim karım duydun mu ulan o benim karım onun yanında yamacında seni görürsem aileni de seni de yakarım hayatta bırakmam birbirlerini fena halde dövmeye başladılar. kavgadan nefessiz kalmış şekildeyken mahir lafa girdi hain planını şimdi ortaya çıkacaktı karın ha senin ulan yine diyorum bilsem ki onun canını yakıyorsun o çok sevdiğin meleği ailesinden isteyeceğim biliyorsun ki bana hayır demeyeceklerdir benden iyi damat mı bulacaklardır onun canını yakarsan meleğin de canı yanacak! baran beyninden vurulmuşa döndü sinir tepesine çıkmıştı ulan hele melekle evlen hele evlen silahı aldığı gibi eline ateş etti mahire!! mahir neyse ki kolundan vurulmuştu. Mahir barandan daha sağduyuluydu burada bugün birinin ölümü kimseye yara getirmezdi kan davasından başka. kolunu tutarak öfke içindeki barana döndü seni öldürmeyeceğim baran sen de beni öldüremezsin kan davası başlatmaya niyetim yok ama eğer ki bilirsem sedefin canı yanacak onu da yaparım bilesin!! dediğimi duydun sevdiğim üzüntüsü senin sevdiğinin üzüntüsü olur. deyip aracına binip gitti.
- Baran
duyduklarım daha başıma neler gelecekti Allah'ım sen beni neyle sınıyorsun bitsin bu zulüm melek kendimi yaktığım yetmiyor onu da yakacaktım ne yapacağım ben ne yapacağım. bir de piç sedefi seviyormuş karımı alacakmış ulan sen benim karımı elimden nasıl alacaksın kolaysa gel al!!!
- Baran delirmiş bir vaziyetteyken halili yakın dostunu aramış Halil yanına gelmişti baya bir içtikten sonra sabaha yakın artık halil dönmesini gerektiğini en azından bu gece gözler üzerindeyken daha fazla sorun çıkmaması gerektiğini söylemişti. Halil konağın arka kapısına baranı bırakmıştı.
- Zümrüt hanım oğlunun ortadan kaybolduğunu görmüş kimseler fark etmesin diye elinden geleni yapmıştı telaşlı bir şekilde gelmesini bekliyordu aramış etmişti ama dönmemişti. sonra halili aramıştı Halil yanında olduğunu birazdan getireceğini söylemişti. onu konağın arkasından getirmesini kimsenin görmemesi gerektiğini söylemişti işte gelmişti. Baran oğlum nerdesin sen düğün gecende nereye kayboldun bu yüzünün hali ne!!! Ana şu an konuşacak durumda değilim sonra konuşuruz!! Oğlunun dil zurna sarhoş olduğunu görüyordu ve bu gece kanıtlaması gereken bir şey daha vardı yoksa ağalığı aşirette elinden gidecekti. senin odanda karınla olman gerekiyor biliyorsun kanlı çarşaf isterler yoksa senin açından işler iyi gitmez ama tamam ana beni rahat bırak istediğinizi vericem size. zümrüt hanım kimseler fark etmesin diye onu yukarı çıkardıktan sonra aşağı indi.
Baran hızlıca kapıyı açıp gözlerini köşede korkudan yüzü beyaza dönmüş olduğu yerden geceden beridir hiç kalkmamış Sedefe döndü içi öfke doluydu beyni karmakarışıktı tüm öfkesini kusacak birini arıyordu öfke dolu gözleri öfkesini çıkaracağı o kişiye odaklandı Sedef için işler iyi ilerlemeyecek gibiydi baran hiddetle yatağın ucunda duvağını açmış kömür gözleriyle ona bakan sedefin üzerine yürüdü...