CEYHUN “Neler oluyor burada?” diye sordum. İlke’yi bir elinde silah, bir eli kalbimin üstünde bulmak beni afallatmıştı. Şaşkındım, çünkü en son seviş benimle demişti. Ve şiddetli bir sarsılma eşliğinde kendimi kaçamadığım o karanlık hapishanede bulmuştum. Gerisi dipsiz bir karanlık... Kim çıkmıştı? Neler olmuştu. İlke benim yerime çıkan kişiyle mi devam etmişti? Öyleyse elinde neden silah vardı? “Döndüm,” dedim anlaması için. Kalbimin üzerindeki elini tutarak gözlerinin içine baktım. “Neler oluyor? “Çıkacak zaman mıydı şimdi!” dedi kaşlarını çatarak. Sözleri benim de kaşlarımın çatılmasına, yüzümün gerilmesine neden oldu. Ne demek çıkacak zaman mıydı? Ben yokken ne işler dönmüştü burada? “Tam konuşuyordu ya,” dedi beni iterek. Silahı koltuğun üstüne atıp ardından iki koluyla bana

