Zervan, Mardin’in serin rüzgarına karşı durmuş, elindeki kehribar tespihi ağır ağır çekiyordu. Gözleri uzaktaki ışıklardaydı ama zihni çok daha karanlık bir yerlerde geziniyordu. Kapı vurulmadan açıldı; Bekir içeri girdi. Yüzündeki o tedirgin ifade, Zervan’ın içindeki huzursuzluğu daha da harladı. "Ne buldun Bekir?" diye sordu Zervan, sesini yükseltmeden. Bu durgunluk, fırtınanın habercisiydi. Bekir, kapının önünde durup yutkundu. "Abi dediğin gibi yenge hanımı araştırdım. Doğma büyüme İstanbullu. Anne babası yaptıkları kazada sağ çıkmamış, yenge de bir yıl komada kalmış abi." Zervan tespihi çekmeyi bıraktı. Gözlerini Bekir’e dikti. "Bu kadar mı?" "Abi kazadan önce normal bir hayatı varmış," dedi Bekir, bakışlarını kaçırarak. "Bir iki arkadaşı dışında hayatında kimsesi yokmuş. Kimsesiz

