Elimde hissettiğim dokunuşlar ve burnuma dolan keskin alkol kokusuyla hafifçe gözlerimi araladım. Burnumun direğini sızlatan saf alkol kokusuyla istemsizce yüzümü buruşturduğumda kısılan gözlerimi iyice açtım. Beyaz tavan görüş alanıma girdiğinde bulanık görüşümün netleşmesi için birkaç kez gözlerimi kırpıştırdım. Tenime değen şeyle başımı yana çevirdiğimde gördüğüm yüzle hızla bilincim yerine geldi ve hareketlenmeye çalıştım. Kolumu zar zor kıpırdattığımda elime bandaj saran Gediz’in gözleri beni buldu. Bir süre yüzümü incelediğinde bandajı elime sarmayı bitirdikten sonra derin bir nefes verdi. -Hareket edebiliyor musun? Sorusu üzerine sinirle bir nefes verdim. Pislik resmen uyuşturmuştu bedenimi iğneyle. Bakışlarımdan anlamış olacak ki dudaklarını ıslatırken benden uzaklaştı ve karşı

