Oturduğumuz sofrada çatal, bıçak sesleri yankılanırken, bu kısa sürede ailem olan insanlarda gözlerimi gezdirdim. Kağan, Mert, Yağız ve Dilara… Hepimiz bir arada kahvaltımızı yaparken sofrayı asıl şenlendiren bol kahkahalarımızdı. Tüm acılarımıza inat gülebilmek o kadar güzeldi ki. Hele ki sizi anlayan insanlarla beraber bunu yapmak, anlatılamaz derecede duyduğum acımı azaltıyordu. -Tuzu uzatır mısın? Mert’in, Dilara’ya hitaben seslenmesini duymadığını düşünmemle tuzu ben alarak ona uzattım. -Birileri bana küs anlaşılan. Mert’in mırıldanmasıyla masada ki çatal bıçak sesleri azalmışken onu hâlâ duymayan Dilara’ya döndü yüzler. Elinde ki çatalla tabağında ki peyniri bir ileri bir geri iteliyordu. Hafifçe ona doğru eğilerek gülümsedim. -Dilara. Anında başını kaldırdığında şaşkın b

