-Ne! Nasıl? Anlamadım ben. Ne? Beyninin algılama seviyesinin düştüğünü düşünerek sakinliğimi korudum. Oturduğumuz kahvaltı masasından kalkmış bana dik dik yukarıdan bakan kardeşime gözlerimi devirdim ve elinden çekerek geri yerine oturmasını sağladı. -Söylemez olaydım Mert! Bir sus on kere anlamadım dedin on kere baştan anlattım. Her seferinde ne diye aynı tepkiyi veriyorsun ya! Sonunda bıkkınlıkla ellerimi masanın üzerinde birleştirdim ve karşımda oturan bana boş gözlerle bakan kardeşime aynı şeyi tekrar anlaşılır bir sakinlikte baştan anlatmaya başladım. Sabırlı olmalıydım. Sonuçta ben bir öğretmendim değil mi? Evet… Kesinlikle sabırlı olmalıydım. Yüzümde ki sahte tebessümle sakin kalmaya çalışarak dişlerimin arasından her kelimeyi vurgulayarak başladım. -Bak canım kardeşim ben

