Karakolun içinde bir türlü oturamazken, oradan oraya sabırsızca ilerliyordum. Endişenin vücut bulmuş hali gibi bir ileri bir geri yürüdüğüm sırada kolumda hissettiğim dokunuşla adımlarım kesildi. -Bir dursan mı acaba? Başım döndü deminden beri. Kağan’ın isyankar sesiyle sonunda durduğumda, karşımda oturan Yağız, Mert ve Dilara’da onu onaylamışlardı. -Biraz sakin ol, Aybars’ı illa bulacaklar Kardelen eğer bu yüzden endişeleniyorsan… Kağan’ın artık ona abi bile dememesi dikkatimi çektiğinde bakışlarımı ondan kaçırdım. Hemen ardından yükselen Dilara’nın sesi olmuştu. -Yok bence onun endişesi daha başka ama neyse… Onun fazlasıyla ima dolu bakışlarını gördüğümde gözlerimi devirmekle yetindim. Evet ima ettiği şeyi anlamıştım. Ve evet haklıydı maalesef. Gökdeniz için endişeliydim. Saatler

