Gediz’den: Kendimden, tüm benliğimden her geçen gün daha da kaçıyordum. Gerçek kimliğimi kaybediyor, hayatımın ellerim arasından kayıp gitmesine seyirci kalmakla yetiniyordum. Yorgundum. Çok yorgun... Çektiğim hasret, elimde kara bir toprak parçası olarak kalmıştı şimdi. Ailem, sevdiklerim… Herkes beni olmadığım biri zannederken, polisler beni her yerde yapmadığım suçlardan dolayı ararken, yine onun yanına sığınmıştım. Her zaman olduğu gibi. Elim soğuk mezar taşında dolanırken, gözlerim üzerinde ki yazıyı okudu, her seferinde hissettiğim aynı acıyla. “Leyla Keder.” Keder… Soy adı gibi kederli olmuştu hayatı. Henüz 19 yaşında bu hayattan vazgeçmişti, kendi canına kıymıştı çiçeğim. Ben şimdi 28 yaşındaydım ama o hâlâ 19… Islak toprağında ki rengarenk çiçekler solmuştu. Her yaz usanma

