Akşam erken uyuduğumdan mı yoksa havadan mı bilemiyorum erkenden uyanmıştım. Yatağın yanında duran perdeyi aralayıp baktığımda Jungkook ufak koltukta yüz üstü yatmış uyuyordu. Altında siyah şortu vardı, üzeri ise çıplaktı. Boyu uzun olduğu için ayakları koltuktan çok sarkıyordu. Ona acımak gibi bir derdim yoktu çünkü beni bu karavanla kaçırdığında onunla uyumayacağımı ve o koltukta yatacağını tahmin etmiş olmalıydı. Eh, kendi düşen ağlamazdı. Bile bile düşene de acınmazdı. Kollarımı esneterek yataktan kalktım ve ufak banyoya ilerledim. Sessizce elimi yüzümü yıkadıktan sonra mini dolabı açtım ve neler yapabileceğime baktım. Dışarıda harika bir manzara varken harika bir kahvaltı yapabilirdim. Sessiz olmaya özen göstererek kahvaltılıkları çıkardım ve omlet yapmaya karar verdim. Önce kahv

