Elini kolumun üstünden çekip geçmem için işaret verdiğinde aramızdaki mesafeyi açarak onu kendimden biraz daha uzaklaştırıp duvarla arasından çıktım.
Yerde durmuş bana bakıp patilerini yalayan kedinin yanından geçerken aklımdan geçen fikirle yüzüme uzun zaman sonra gerçekten mutlu olduğum için bir gülümseme yerleşmişti.
Kedi sayesinde yapacağım koleksiyonun ilk resmi aklımda canlanmıştı!
Resmi zihnimde canlandırmaya devam ede ede giderken ayağımın bir şeye takılmasıyla yere yapışmam bir olmuştu.
Onun gülme sesini duyduğumda salaklığıma lanet edip yerden ellerimle destek alarak acıyan ayak bileğim eşliğinde kalkıp doğrulmuştum.
"Türk olduğunu gösteren belirtileri sende sezmeye başladım. Yaklaşık iki haftada sana kesin Türk teşhisi koyacağım."
Türk olmaktan bir hastalıkmış gibi bahsedip yanıma kadar gelip bana acır gibi bakmış ardından önüme geçerek umursamadan yürümeye başlamıştı.
"Belirtilerim nelermiş? Ayrıca şüphen mi vardı Türk olduğumdan da belirtileri gösteriyor muyum diye çaba harcayıp gözlem yapıyorsun?"
Sırf beni biraz daha aşağılamak için yerinde durup arkasını döndü.
"Eğitimsizlik ve kültürsüzlük dışında mı?"
"Türkler, eğitimsiz ve kültürsüz müdür?"
Başını kendinden emin bir şekilde olumlu anlamda salladığında benim adıma nasıl böyle bir kanaate vardığını merak etmemiş değildim.
Sırf günlerdir evimden çıkmıyorum diye üniversite okumadığımı mı sanmıştı?
Kaldı ki varsayalım okumadım üniversite okumamak kişiyi kültürsüz mü yapardı?
Ben burada ona birçok ünlü isim sayabilirdim lise mezunu olup bir yerlere gelmiş. Ya da en basitinden ultra zengin 'eğitimsiz' iş adamlarını da sayabilirdim.