Onlara da 'kültürsüz' diyebilir miydi?
"Başka ne gibi Türk özellikleri taşıyorum?"
Bana doğru birkaç adım atıp önümde durdu.
"Daha önce hiçbir yerde okumadım ya da duymadım ama..."
Sokağa bakan bakışları bana kaymış yine mavilerini iğrenç bir duygu kaplamıştı.
Dışarısı güzel olupta içerisi bu denli iğrenç olabilecek nadir şeylerden biriydi onun gözleri.
"Sakarsın."
"Bir taşı görmediğim için mi?"
Başını yine olumlu anlamda sallayıp bir adım geri atmış ve arkasını dönmüştü.
Arkasını döndüğü gibi aklına yeni bir şey gelmiş gibi hızla bir daha bana doğru bakmıştı.
"Ama o örtüden takmıyorsun."
Hangi örtü?
Başörtüsü mü?
O, bütün Türkler'in başörtüsü mü taktığını düşünüyordu?
Arden bir kez daha arkasını dönmek için hamle yaptığında bugün tekrar onu sözlerimle durdurmuştum.
"Kaynağın ne? Kimden Türk birindeki özellikleri dinledin ya da okudun? Neye istinaden kültürsüz olduğumu söylüyorsun?"
Alnına dökülen koyu kahve saçlarını elleriyle geriye doğru atıp içine derin bir nefes çekti.
"Kendi milletini tanımıyor musun? Sizin nasıl yaşadığınız belli, ne olduğunuz da belli? Hayır anlamıyorum bir insan kendi milleti hakkında nasıl bu kadar bilgisiz olabilir?"
Ona doğru bir hamle yaptığımda bacağımın acımasıyla iki büklüm olmuştum.
Bakışlarım sağ dizime kaydığında kanadığını gördüm.
"Seninle uğraşamam. Eve sürünerek mi geliyorsun, nasıl geliyorsan gelirsin ya da gelmezsin. Umrumda değil, kötü geceler."
İşin garip tarafı ben ona şaka mı ciddi mi diye bakamadan o ortalıktan yok olmuştu bile.
Arden'in arkasından bir süre bakakaldığımda yanımda hissettiğim hareketlilikle bakışlarım yan tarafıma düştü.