"Bir haftadır seni kesiyor." "Öyle." "Neden ki acaba?" Eva bana bakmadan imayla konuşunca yaslandığım duvardan doğrularak ona döndüm. Bunu hissetmiş gibi bana döndüğünde derin bir nefes çektim içime. Ellerimi arkamda birleştirip kısa bir süreliğine kafenin duvarındaki tabloya baktım. Tablo beni sarmayınca ise Eva'ya tekrar baktım. Üzerindeki pembe, şirin şortlu takımıyla aşırı sevimli duruyordu. Bugüne özel saçlarını dalgalandırmıştı. Makyajı yerli yerindeydi. Belliydi işte. Bugün özel bir şey vardı ve o da özel şey için böyle hazırlık yapmıştı. Geçen gün Brend'le yaşadığı anları anlatırken onu kesin reddeteceğinden bahsetmişti. Belki de sonrasında karar değiştirmişti. Kim bilebilir ki? Eva'yı baştana aşağıya süzerken yüzümde oluşan imalı tebessümle tekrar yüzüne baktım ve konuştum:

