Son kez dün akşam beni evime kadar taşıyıp üstüne bana pansuman yapıp sonrasında derdini anlatan ve saatlerce ağlayan kişiye bakıp mutfağa doğru ilerlemiştim.
Henüz ismen tanışmasakta dün geceye doğru iki dakika gözlerimi dinlendireceğim deyip uyuya kaldığı için bu sabah buradaydı.
Dizim ve ayak bileğim ağırsada dün gece kendi odamda yatmam daha doğru olur diye oturma odasında fazla vakit geçirmemiş onun üstünü bir pikeyle örtüp klimanın ayarını gece ayaz olduğu için biraz arttırmış zorlukla odama ilerlemiştim.
Bu sabah düne göre bir tık daha iyiydim.
Mutfağa girip telefonumu cebimden çıkardığım gibi kilit ekranını açmış ve arama motoruna İngiliz mutfağı ile ilgili bilgi edinmek adına bir şeyler yazmış, hemen ardından kolay bir tarif seçip oturma odamda yatan kişiyi doyurmak için yapmaya başlamıştım.
Gönül isterdi ki kendi ülkemin yemeklerinden yapayım ama ne yazık ki onun damak zevkini bilmediğim için bunu yapmam doğru olmazdı.
Yapacağım kulüp sandviç için malzemeleri çıkarıp tezgahın üstüne koydum. Sızlayan ayağım devamlı olarak bana hız yapmamam gerektiğini hatırlattığından onu dinlememek elde değildi.
Tost ekmeklerinin arasına malzemeleri koyup üç kat yaptığımda ve telefondaki resme benzediklerini düşündüğümde fırına atıp dakikasını ayarlamıştım.
Hazır malzemelerden kolayca yapılması işime gelmişti.
Umarım sabahları midesi sandviç kaldırabilen birini evime almışımdır aksi hâlde emeğim boşa giderdi.
Fırında kırk beş dakika boyunca durucağını okuduğumda saat öğleye yaklaşıyor ve ben sabah bir şeyler atıştırdım diye kendime adam akıllı şeyler hazırlamaya başladım.